Esas No
E. 2011/10433
Karar No
K. 2012/9492
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2011/10433 E.  ,  2012/9492 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden “kasıtlı bir suçtan mahkümiyetinin bulunması, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları” şeklindeki gerekçeler yanında "kamunun zararının giderilmemiş olması" şeklindeki gerekçeye de dayanılarak CMK'nın 231. maddesi uygulanmamış ise de, adli sicil kaydına göre sanığın kasıtlı bir suçtan mahkümiyetinin bulunması nedeniyle hakkında 231. maddenin uygulanması mümkün olmadığından, gerekçedeki bu isabetsizlik sonuca etkili görülmemiş olup tebliğnamede yer alan bu husustaki bozma düşüncesine katılınmamıştır.

Hakkında fuhuş suçundan işlem yapılan sanığın kaldığı evin fuhuşla mücadele komisyonu başkanlığının 02/01/2008 tarihli kararı üzerine 30/01/2008 tarihinde 30 gün süre ile kapatılarak mühürlenip sanığa tebliğ edilmesine rağmen, 03/02/2008 tarihinde yapılan denetimde mührün kırılarak eve girildiğinin tespit edildiği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkasına esas Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2002 gün ve 2002/428 Esas, 2002/485 Karar sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan verilen ağır para cezasının infaz tarihi 08/05/2003 olup, dosyamızdaki suç tarihinin ise 03/02/2008 olmakla 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b hükmü uyarınca sözkonusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın tekerrüre esas başkaca bir sabıkasının da bulunmadığı gözetilmeksizin aynı Yasanın 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasının tercih edilmiş olması ve sanık hakkında aynı Yasanın 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi infazdan sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,

TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog