Esas No
E. 2022/123
Karar No
K. 2024/447
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2022/123 Esas - 2024/447 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/123
KARAR NO: 2024/447

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/11/2021

NUMARASI : 2018/434 Esas 2021/888 Karar

KARAR TARİHİ: 28/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 22/04/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Şti vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 14.07.2012 tarihinde davalılardan ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem. Gıda. Emlak Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti adına kayıtlı dava dışı İbrahim Danacı’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken Ayaş yolu Organize ışıklara gelmeden, plakası alınmayan başka bir aracın sağ sol yaparak önüne geçmesi üzerine direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine 19.02.2018 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını, davacının kaza tarihinde ve halen ... Müdürlüğünde memur olarak aylık 3.400 TL maaşla çalıştığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, SGK’ca karşılanmayan tedavi, iyileşme, bakıcı, yol gideri olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000 TL manevi tazminatın davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem. Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti.'nden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.10.2018 tarihli dilekçesi ile 1.000 TL'lik maddi tazminat talebinin 20 TL'sinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve iyileşme giderleri, 20 TL'sinin bakıcı gideri, 10 TL'sinin yol gideri, 50 TL'sinin geçici iş göremezlik zararı, 900 TL'sinin de sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu açıklamış ;02.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de 20 TL bakıcı giderini 1.329,75 TL ye; 10 TL yol giderini 322,77 TL ye; 50 TL geçici işgöremezlik göremezlik talebini 2.728,12 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete 02.05.2012 - 02.05.2013 tarihleri arasında 225.000 TL limitle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, dava konusu kazanın iş kazası olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün başka bir aracın asli kusurlu hareketi sonucu kaza yaptığını bu nedenle kusur ve davacının maluliyeti yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmasını, geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerden SGK‘nın sorumlu olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekili, davalı şirket ile ... Üniversitesi arasında düzenlenen 01.01.201 - 31.12.2012 tarihleri arasını kapsayan hizmet alımına ait sözleşme dolayısıyla işleteninin aracın uzun süreli kiracısı konumundaki ... Üniversitesi olduğundan işleten sıfatı bulunmayan davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu kaza davacının görev yaptığı ... Üniversitesi tarafından sağlanan araç ile işten dönerken meydana geldiğinden işleten ve işveren olarak ... Üniversitesinin sorumlu olduğundan davanın ihbar edilmesini, kabul anlamına gelmemek üzere kazanın 3. kişinin ağır kusuru nedeniyle meydana geldiğini, illiyet bağının kesildiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 14.07.2012 günü saat:22.30 sıralarında sürücü İbrahim Danacı’nın yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Ayaş yolunu takiben Organize sanayi kavşağı yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağından yol dışı kalarak takla atması sonucu meydana gelen olayda,araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı, sürücü ...’nın dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile %100 kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığı, ... plaka sayılı aracın davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş.Tem.Gıda Emlak Oto. İth. İhr. Ltd. Şti'ye ait ve 02/05/2012 - 02/05/2013 devresi içinde davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğu, davacının yaralanması sonucu özür oranının % 0 olduğu, erişkin olması halinde 1,5 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacının kaza tarihinde memur olduğu ve 1,5 aylık dönemde maaşını almaya devam ettiğinden gelirinde bir azalma olmadığı anlaşıldığından ve davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı da oluşmayacağı, hastaneye gidiş gelişler için 322,77 TL yol masrafının bulunduğu, geçici süre ile bakıcı ihtiyacı bulunduğu anlaşıldığından 1,5 aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 1.329,75 TL bakıcı ücreti alacağının oluştuğu, dosyada herhangi bir medikal malzeme veya ilaç faturası bulunmadığından tedavi giderini ispatlayamadığı, davacı için hesaplanan bakıcı, ulaşım giderinden sürücü, işleten ve sigortacı sıfatlarını haiz tüm davalıların 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 2918 Sayılı KTK'nun 85/1, 91 ve ZMSS Genel Şartları A.3 maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları davacının açtığı maddi tazminat talepli davasının kısmen kabulü ile hüküm altına alınan maddi tazminata, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüde düştüğü 06/03/2018 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 14.07.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, manevi tazminat talepli dava bakımından ise; hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı gerekçesi ile; bakıcı ve tedavi yol gideri tazminatı talebinin kabulü ile, 1.329,75 TL bakıcı gideri tazminatı, 322,77 TL yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 1,632,52 TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 06.03.2018 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 14.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine,manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 14.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Turizm ... Ltd. Şti.nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; 19.11.2021 tarihli tashih şerhi ile “hüküm kısmının 1. Maddesinin 2. bendinde 1.329,75 TL bakıcı gideri tazminatı ve 322,77 TL yol gideri tazminatından oluşan toplam tazminat miktarı 1.652,52 TL olmasına rağmen, sehven hükümde "1.632,52 TL" olarak yazıldığı anlaşılmakla, hükümdeki bu açık hatanın 6100 sayılı HMK'nun 304. maddesi gereğince düzeltilmesine; "1.632,52 TL" olarak yazılan toplam tazminat miktarının "1.652,52 TL" olarak tashihine karar verilmiş ;hükme karşı davacı vekili ile davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun olup olmadığı noktasında tanzim edilen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davaya konu kaza nedeniyle davacının 27.04.2018 tarihli Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunda %4 oranında engelli olduğu, 13.03.2019 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan raporda, vücut çalışma gücünden kaybetmediği, 2 (iki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı,iş göremez kaldığı 2 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğu, 30.10.2019 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen maluliyet raporunda maluliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, 08.10.2020 tarihli İstanbul ATK 2. Üst Kurulunca düzenlenen maluliyet raporunda maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş olup raporlar arasında bariz bir çelişki olup bu durum mahkemenin de kabulün de olduğu için 08.10.2020 tarihli raporun tanzim sebebinin dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek olduğunu, fakat hükme esas alınan son rapor, 30.10.2019 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu raporunun birebir aynısı olup, çelişkiler giderilmediği gibi mahkeme kaleminin dosyayı yanlış kurula gönderdiğini, mahkemenin de bu hatadan geri dönmediğini 14.01.2020 tarihli duruşma zaptının 1 no'lu ara kararında sabit olduğu üzere; Adli Tıp 2.İhtisas Kurulunun 06.11.2019 tarihli raporu ile AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.03.2019 tarihli raporları arasında çelişki doğduğu ve maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiğini, ara karara aykırı olarak dosyanın Adli Tıp İkinci Üst Kuruluna gönderildiğini hatanın düzeltilmesini ve ara karara uygun olarak Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmasını talep ettikleri halde yanlışlık düzeltilmediği gibi önceki ara karar ile çelişilerek genel kuruldan rapor alınması talebinin de gerekçesiz reddedildiğini, hükme esas alınan 08.10.2020 tarihli raporun itirazları karşılar mahiyette olmadığı gibi 30.10.2019 tarihli raporun aynısı olduğunu bu rapora göre hüküm kurmasının isabetli olmadığını, davacının maluliyet tayinine yer olmadığı değerlendirmesinin dosyada mevcut tıbbi belge ve raporlarla bağdaşmadığını, davacının %4 oranda engelli olduğu tespit edilen raporda göğüs cerrahisi heyeti ile ilk tedavi ve rehabilitasyon heyeti tarafından muayene edildiğini, kot kırıkları olduğu, lordoz düzleşmiş olduğu,minimal dejeneratif değişiklikler olduğu gibi birtakım bulgular saptanmış ve buna göre hastalık ve arızalarına göre sayısal bir derecelendirme bir oran belirlendiğini bu oranı dahi düşük buldukları için kabul etmeleri mümkün değilken hükme esas alınan raporda çalışma gücünü kaybetmediği şeklinde görüş bildirildiğini üstelik sayısal bir derecelendirme bir oran belirtilme gereği dahi duyulmadığını, raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirme yapıldığını, oysa ki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının “Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar/Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar Bölümüne” göre de engellilik oranının belirlenmesi ve daha sonra Balthazard formülü uygulanmak suretiyle sürekli maluliyetinin hesaplanması gerekirken bu yönde de yapılmış bir değerlendirme bulunmadığını, kaza nedeniyle birden fazla kaburgası kırık olan,boynundaki şiddetli ağrı sebebiyle 3 gün gözetim altında tutulan,yatarak tedavisi sonlandıktan sonra 60 gün rapor verilen ve kazadan sonra psikolojisi ciddi anlamda bozulduğu için psikolojik tedaviye başlamış olan davacının iş gücünün büyük bir ölçüde yitirmiş durumda olduğunu, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığınca tanzim edilen 13.03.2019 tarihli raporda 2 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve iş göremez kaldığı 2 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğu belirtilmişken son raporda ise iş göremezlik hali için 1,5 aya kadar uzayabileceği şeklinde hem muğlak bir ifade kullanıldığını hem de çelişki doğduğunu, çelişki giderilmeden dosya hesap bilirkişisine verilmiş olduğu gibi 14.04.2021 tarihli hesap raporunda da geçici iş göremezlik dönemi için bilirkişinin tazminat hesabı yapmaktan imtina ettiğini, bilirkişinin bu konuda dayanak gösterdiği içtihadın somut olaya emsal olmadığını, itirazlarının ek raporda da bir karşılık bulmadığını, Yargıtay kararlarında egemen olan görüşün, “Beden gücü eksilen ki kazançlarında bir azalma olmasa bile, aynı kazancı elde ederken yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre daha fazla “güç-efor” harcayacak olması nedeniyle “güç (efor) kaybı tazmini hakkı bulunduğu” biçiminde olduğunu, bilirkişinin belirtiğinin aksine beden gücü eksilen kişinin kazancında bir azalma olmasa bile “güç kaybı tazminatı” ödeneceğine ilişkin Yargıtayın istikrar kazanmış birçok içtihadı bulunduğunu, davacının memur olması ve maaşında bir eksilme meydana gelmemesinin maddi tazminat istemesine engel olmadığını, davacının geçirmiş olduğu kazanın büyüklüğü,ölümden kıl payı dönmüş olması, kaburgasının kırılması,yaşadığı şiddetli acı,günlerce gözetim altında kalması, tedavi olduktan sonra bile 60 gün raporlu oluşu, psikolojisinin ciddi anlamda bozulması, halen kazanın etkisinde olması nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek istinaf istemini kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; husumet itirazının dikkate alınmadığını, davalı şirketin araç işleten sıfatı bulunmadığını, davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem. Gıda Emlak Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti. adına kayıtlı ve 02.11.2011 tarihli “hizmet alımına ait sözleşme” ile ... Üniversitesi’ne “uzun süreli olarak kiralanan” ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 14.07.2012 tarihinde meydana gelen kaza dolayısıyla şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket ile ... Üniversitesi arasında düzenlenen “hizmet alımına ait sözleşme” dolayısıyla araç işleten “aracın uzun süreli kiracısı” konumundaki “... Üniversitesi” olduğunu, davalı şirketin "araç işleten" olmadığından söz konusu kaza dolayısıyla hiçbir sorumluluğu da bulunmadığını şirket aleyhine açılan davanın “husumet yönünden reddi” gerektiğini (emsal Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2015/9227 E. 2018/4370 K. Sayılı kararı) kazanın İş Kazası olduğunu davacının görev yaptığı ... Üniversitesi tarafından sağlanan araç ile işten dönerken meydana geldiğini çalışanın işin görüleceği yere emniyetli ve güvenli bir şekilde götürülüp getirilmesinden ilgili işverenin sorumlu olup bu esnada meydana gelen kazaların da yine işveren tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, (YHGK 2011/21-290 E., 2011/361 K.), dolayısıyla davalı şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davanın ... Üniversitesi'ne İhbarı gerektiğini, husumet itirazımızın neden değerlendirilmediğini bilmek adil yargılanma hakkının bir gereği olup kararın bu yönüyle de eksik ve mevzuata aykırı olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını, huzurdaki dava 14.07.2012 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle "fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak" kısmi dava olarak açıldığını dava değerinin 02.10.2021 tarihinde ıslah edildiğini, kısmi dava söz konusu olduğunda zamanaşımı süresinin davanın açılmasıyla kesilmediğini, bu sebeple ıslah dilekçesinin zamanaşımı süresi içerisinde sunulması gerekirken gerek 2 yıllık zamanaşımı süresi gerek 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu davanın reddi yerine kabulünün yasaya aykırı olduğunu, davacının bakıcı gideri, tedavi gideri, yol giderinin söz konusu olmadığını, bakıcı giderinin, tedavi giderleri kapsamında değerlendirildiğini, tedavi giderlerinin ise 6111 sayılı Kanun m. 59 ile değiştirilen KTK m. 98 uyarınca SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla davacının bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının yol giderinin kanıtlanamadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat alacağı doğmadığı gibi hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, yerel mahkeme kararında maddi ve manevi tazminata kaza tarihi olan 14.07.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ise de dava kısmi dava olarak açılmış olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte, faizin ancak ıslah tarihinden itibaren söz konusu olabileceğini, belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Davacı vekili ile davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem. Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri, SGK’ca karşılanmayan tedavi gideri, yol gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 14.07.2012 tarihinde davalıların maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri, SGK’ca karşılanmayan tedavi gideri, yol gideri ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş; mahkemece davacının kusursuz, davalı malike ait araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının yaralanması sonucu özür oranının % 0 olduğu, erişkin olması halinde 1,5 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacının kaza tarihinde memur olduğu ve 1,5 aylık dönemde maaşını almaya devam ettiğinden gelirinde bir azalma olmadığı geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı da oluşmayacağı, hastaneye gidiş gelişler için 322,77 TL yol masrafının bulunduğu, geçici süre ile bakıcı ihtiyacı bulunduğu anlaşıldığından 1,5 aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 1.329,75 TL bakıcı ücreti alacağının oluştuğu, dosyada herhangi bir medikal malzeme veya ilaç faturası bulunmadığından tedavi giderini ispatlayamadığı, manevi tazminat yönünden şartların oluştuğu gerekçesiyle, bakıcı ve tedavi yol gideri tazminatı talebinin kabulü ile, 1.329,75 TL bakıcı gideri tazminatı, 322,77 TL yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.632,52 TL (tashihle 1.652,52 TL) tazminatın davalılardan tahsiline, diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Turizm ... Ltd. Şti.nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili, maluliyet raporlarına ve oranına, bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik zararına manevi tazminat miktarına ;davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekili, işleten sıfatına, zamanaşımına, bakıcı gideri, yol gideri ve tedavi giderine manevi tazminat şartları ve miktarına, faiz başlangıcına ilişkin istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

1.Davacı vekili maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve oranının hatalı hesaplandığı ileri sürmüş ise de;Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan 13.03.2019 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının dava konusu kaza nedeniyle, vücut çalışma gücünden kaybetmediği, 2 (iki) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı,iş göremez kaldığı 2 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğu, davacı ve davalıların itirazı üzerine alınan 30.10.2019 tarihli İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen maluliyet raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının dava konusu kaza nedeniyle, maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, davacının itirazı üzerine alınan 27.02.2020 ve 08.10.2020 tarihli İstanbul ATK 2. Üst Kurulunca düzenlenen maluliyet raporlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının dava konusu kaza nedeniyle, maluliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği,bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtilmiş olup raporlar arasındaki çelişki giderildiği gibi Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin maluliyet raporlarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekili memur olan davacının kazadan sonra maaşının tamamını almış olmasının geçici işgörmezlik tazminatı istemesine engel olmadığını ileri sürmüştür Davacının geçici işgöremezlik süresince mahrum kaldığı kazanç kaybından davalıların sorumlu tutulabilmesi için davacının bu dönem zararının karşılanmamış olması ve zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki kez ödeme almamış olması gerekir.

Mahkemece davacının 2012 yılı Ocak ayından Aralık ayına kadar olan maaş bordroları getirilmiş, davacının kaza tarihinde ... Taşıt İşletmeleri Müdürlüğünde 657 Sayılı Kanuna tabi (şöfor ) memur olarak çalıştığı kaza tarihinde ve sonraki aylarda maaşının ödendiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının devlet memuru olarak çalışıyor ise geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ediyor olması halinde geçici işgöremezlik süresince kazanç kaybı oluşmaz. Bu dönemdeki zararı varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler veya maaş farkı kadardır. Davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde, maaşı dışında mahrum kaldığı düzenli bir ek ödeme veya gelir bulunmadığı maaşını kaza tarihinden önceki ve sonraki dönemde aynı miktarda aldığı dolasıyla geçici işgörmezlik zararı bulunmadığından bu yöndeki talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Davacı vekili manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davalı işleten vekili yüksek olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir.

Mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki (2012)paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda davacı için belirlenen manevi tazminatın uygun takdir edildiği görülmüştür.

4.Davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın 02.11.2011 tarihli “hizmet alımına ait sözleşme” ile 01.01.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında ... Üniversitesi’ne “uzun süreli olarak kiralandığını belirterek işleten sıfatı bulunmayan davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de davalı şirket tarafından sunulan 02.12.2011 tarihli 2011/158027 İhale Kayıt Numaralı “Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin ... Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ile ... San ve Tic. Ltd Şti arasında imzalandığı, ayrıca hizmet alım sözleşmelerinin işleteni değiştirmeyeceği de gözetildiğinde davalı şirketin anılan sözleşmenin tarafı olmadığı dolasıyla malik ve işleten sıfatı bulunduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

5.Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili ve işleten, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören dava konusu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.

Davacı vekili, kaza tarihinden itibaren faize karar verilmesini talep etmiş olup davalı araç maliki yönünden faiz başlangıcının kaza tarihi olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

6.Hükme esas alınan 27.02.2020 ve 08.10.2020 tarihli İstanbul ATK 2. Üst Kurulunca düzenlenen maluliyet raporlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının dava konusu kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtilmiş olduğundan davacının bakıcı gideri talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.

7.Davalı şirket vekili, dava ve ıslah ile artırılan kısım yönünden talebin zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf itirazının incelenmesinde; 2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiş, 2. fıkrasında ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda, kazanın 14.07.2012 tarihinde gerçekleştiği, kaza sonucu davacının yaralandığı davanın kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından, kazada yaralanması nedeniyle oluşan zarar için açılacak davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, kaza tarihi ile 21.06.2018 dava tarihi arasında ceza zamanaşımı süresi dolmamış olmakla birlikte ıslah tarihi olan 02.10.2021 tarihi arasında 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafca süresi içerisinde zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü anlaşıldığından davacının dava dilekçesi ile istediği 10 TL yol gideri yönünden talebinin kabulüne ıslah edilen kısım yönünden talebin zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret davacı lehine belirlenen ücreti geçemez ” şeklindedir.

Mahkemece hüküm fıkrasının 5 no'lu bendinde “5-Maddi Tazminat Yönünden; a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 1.652,52 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, b) Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 3.648,12 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine” şeklinde hüküm kurularak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/3 maddesine aykırı şekilde davalı yararına davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin, davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekilinin ıslah edelin kısım yönünden zamanaşımına yönelik istinaf isteminin ayrı ayrı kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davacı vekili ile davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem. Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca kesinleşmiş yönler korunarak YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre;

1.Maddi tazminat talepli davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

Bakıcı ve tedavi yol gideri tazminatı talebinin kabulü ile, 1.329,75 TL bakıcı gideri tazminatı, 322,77 TL yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.652,52 TL tazminatın (davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti 10,00 TL yol giderinden sorumlu olarak) davalı sigorta şirketi bakımından 06.03.2018 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 14.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, Davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine,

2.Manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 14.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Turizm ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 795,98 TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslahla alınan 944,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 148,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yatırılan 795,98 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 837,08 TL harcın, davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti. 718,37 TL'sinden, davalı sigorta şirketi 118,71 TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 506,30 TL tebligat ve posta gideri, 400,00 TL AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı rapor ücreti olmak üzere toplam 2.106,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 443,82 TL'nin, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 62,94 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Suç üstü ödeneğinden karşılanan 314,50 TL Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi rapor ücreti, 687,00 TL İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu rapor ücreti, 1.600,00 TL İstanbul ATK 2. Üst Kurulu rapor ücreti olmak üzere toplam 2.601,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 548,16 TL'sinin, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 77,73 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan, 2.053,34 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Maddi Tazminat Yönünden;

a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 1.652,52 TL avukatlık ücretinin (davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak Oto. İthalat İhracat Ltd Şti 10 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

b)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesi gereğince 1.652,52 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara (davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd Şti için 10 TL vekalet ücreti olarak) ödenmesine,

6.Manevi Tazminat Yönünden;

a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 4.080,00 TL avukatlık ücretinin davalı ... Turizm ... Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacıya ödenmesine,

b)Davalı ... Turizm ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:

1.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL, davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem, Gıda. Emlak Oto. İthalat İhracat Ltd Şti tarafından peşin olarak yatırılan 198,99 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırdıkları oranda davacı ve adı geçen davalıya iadesine,

2.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Turizm Nak. Taş. İnş. Tem. Gıda. Emlak. Oto. İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve 72,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve 27,50 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ile davalıya iadesine,

5.Kararın taraflara tebliğine Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 28.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.