Esas No
E. 2023/6856
Karar No
K. 2024/1531
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2023/6856 E.  ,  2024/1531 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/247 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/10873 Esas, 2020/14460 Karar sayılı ilâmı ile katılanın geçici ve kati adli muayene raporları arasında çelişki olduğu gözetilmeden yetersiz raporun hükme esas alınması suretiyle hüküm kurulması, sanık hakkında haksız tahrik indiriminin makul oranda yapılması gerektiği ve infazı kısıtlar şekilde sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2020/676 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.240, 00 TL adli para cezasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın sanık aleyhine bozulması isteğinden ibarettir.

2.Sanığın temyiz isteği özetle; Mahkemece Yargıtay bozma ilamına direnildiğine ancak sebep gösterilmediğine, Mahkeme kararının taraflı olduğuna, eyleminin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına, bozma ilamı doğrultusunda haksız tahrik indiriminin makul oranda yapılması ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmemesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ile katılanın komşu oldukları ve aralarında sınır anlaşmazlığının bulunduğu, olay günü katılanın, kendisine ait ... bahçesindeki çayları almak amacıyla sanığın evine giden yolda bulunan zinciri kesmesi üzerine çıkan tartışmada, sanığın eli ile katılan vurarak zigomatik arcusta kırık meydana gelecek şekilde yaraladığı, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta(2) derecede etkilediği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 07.12.2021 tarihli adli muayene raporu, katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen geçici ve kesin adli muayene raporları, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE

1.Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/10873 Esas, 2020/14460 Karar sayılı bozma ilamına uyulup uyulmayacağı hususunda karar verilmemesi ve bozma ilamında yer alan haksız tahrik indiriminin makul oranda yapılması ve infazı kısıtlar şekilde sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki bozma sebeplerinin gereği yerine getirilmeyerek bozma ilamının etkisiz hale getirilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Hükmün aleyhe bozulması halinde, davaya yeniden bakacak mahkemece, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin ikinci fıkrasında da aynı şekilde benimsenmiştir. Anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozma ilamında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu kanun hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır. İnceleme konusu somut olayda, sanığın alınan savunmasında, Yargıtay bozma ilamı okunmadan ve bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2020/676 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.