10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/574 E. , 2024/2152 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta başlangıç tarihinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 29.11.1990 tarihinde çocuğu olduğu, 01.02.1991 tarihinden itibaren çocuk yetiştirme adı altında sigorta girişi yapılarak primlerinin yatırıldığı, yurt dışı borçlanma başvurusunda bulunarak 5450 gün karşılığını ödediği, tahsis şartlarını taşıdığı iddiasıyla davacının yurt dışındaki sigorta gün başlangıcının Almanya'daki sigorta başlangıcı olan 01.02.1991 tarihi olarak tespiti ve yazılı tahsis başvuru tarihi olan 03.03.2020 tarihini izleyen ay başından itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yaşlılık aylığı tahsisi ile ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında başvurusu ile ilgili olarak eksiklikleri gidermediği, ilk işe giriş tarihinin 09.06.2004 olup 29.07.2019 tarihine kadar toplam 5453 prim günü olduğu, kanunun öngördüğü 25 hizmet yılı, 58 yaş, 4500 prim günü şartını veya 58 yaş 7000 prim günü şartını yerine getirmediğinin tespit edildiği, başvurusunda mevzuata aykırılık olduğu, süresinde eksiklikleri gidermediği yasal şartları yerine getirmediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının şahsi sicil dosyası içeriğine göre, .... Rant Sigorta sistemine ilk defa 29.11.1990 tarihinde hamilelik nedeniyle girdiği, 01.02.1991 tarihinde çocuk bakımı ve yetiştirme kapsamında sigortalı olduğu, 22.06.1972 doğumlu olup 22.06.1990 tarihinde 18 yaşını doldurduğu, 01.02.1991 tarihinin sigorta başlangıcı sayılmasını talep ettiği, Alman Rant Sigorta sistemindeki çocuk yetiştirme nedeniyle yapılan sigortalılık başlangıcı Türkiye Sigorta başlangıcı olarak kabul edildiği, bu durumda davacının Türkiye Sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1991 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebinde de bulunduğu, davacının ilk defa 29.07.2019 tarihinde 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu ve 5450 gün yurt dışı çalışmasını borçlandığı, 3 gün Türkiye çalışması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı kabul edildiği, yurt dışı borçlanmaları da 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yapıldığı, 27.02.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, talebi ilk işe giriş tarihi 09.06.2004 tarihi kabul edilerek 25 yıllık hizmet süresi 58 yaş, 4500 gün prim ödeme şartını veya 58 yaş 7000 gün prim ödeme şartını gerçekleştirmediği gerekçesiyle reddedildiği, davacının sigorta başlangıç tarihi 01.02.1991 tarihi kabul edildiğinde 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B maddesi kapsamında 23.05.2002 tarihi itibariyle 11 yıl 3 ay 22 gün sigortalılık süresi bulunduğu, geçici 81/B-h maddesi kapsamında sigortalılık süresi 11 yıldan fazla 12 yıldan az olan kadınlar için 47 yaş ve 5450 prim gün sayısı koşulu arandığı, 22.06.1972 doğumlu olan davacı 49 yaşını doldurduğu, bu durumda anılan madde kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Türkiye Sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1991 tarihi olduğunun tespitine, davacının tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.03.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının, ödenmeye aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında başvurusu ile ilgili olarak eksiklikleri gidermediği, ilk işe giriş tarihinin 09.06.2004 olup 29.07.2019 tarihine kadar toplam 5453 prim günü olduğu, kanunun öngördüğü 25 hizmet yılı, 58 yaş, 4500 prim günü şartını veya 58 yaş 7000 prim günü şartını yerine getirmediğinin tespit edildiği, başvurusunda mevzuata aykırılık olduğu, süresinde eksiklikleri gidermediği yasal şartları yerine getirmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yurt dışı hizmet belgesine göre 01.02.1991-28.02.1991 tarihleri arasında "pflichtbeitragzeit für kindererziehung" kapsamında Alman Rant Sigortasına tabi sigortalı olduğu, 22.06.1972 doğumlu davacının yurt dışında sigortasının başlangıç tarihi olan 01.02.1991 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesinin yukarıda yer alan yasal mevzuat kapsamında yerinde olduğu, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin B bendinin (h) alt bendine göre davacının tahsis talep tarihi olan 03.03.2020 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında 29.07.2019-31.07.2019 tarihleri arasındaki sigortalılığı ile 5450 gün yurt dışı borçlanması uyarınca prim gün sayısı, sigortalılık süresi ve yaş şartlarını da yerine getirdiği ancak tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken hem talep aşılmak sureti ile hem de yasaya aykırı olarak 01.03.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ... 33. İş Mahkemesi'nin 25.01.2022 tarih ve 2021/7 Esas ve 2022/6 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, davanın kabulü ile davacının Türkiye Sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1991 tarihi olduğunun tespitine, davacının tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta başlangıç tarihinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81 inci maddesi ilgili hükümlerdir.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.