2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/223
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2020
NUMARASI: 2018/1087 Esas - 2020/752 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/04/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve dava dışı ... sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın, hatalı park halinde olan ... plaka sayılı çekicinin romorkuna çarpması neticesinde meydana gelen 15/11/2017 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolculuk etmekte bulunan ve davacılardan ... eşi, davacılardan ... oğlu, diğer davacıların da babası olan ...'in hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu olması nedeniyle oluşan maddi zararların giderilmesinden ... plaka sayılı aracın ZMM sigortacısı olan davalı ... A.Ş yanında ... plaka sayılı aracın ZMM sigortacısı bulunan davalı ... A.Ş'nin, ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ... ve araç maliki bulunan ... Limited Şirketi'nin birlikte sorumlu olduklarını, ayrıca eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 4.900,00-TL cenaze ve defin giderinden ibaret maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, ayrıca davacı eş ve çocukların her biri için ayrı ayrı 200.000,00-TL, davacı anne için de 100.000,00-TL olmak üzere toplam 900.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketleri dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma toplanan deliller, bilirkişi raporları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "Olay ... ili, ... ilçesi, Saraköy-Denizli karayolunda, gündüz, hava açık, meskun mahal dışında, yol yüzeyi kuru ve asfalt kaplı, emniyet şeridi, yol şerit çizgisi, aydınlatma ve trafik levhası olan düz ve bölünmüş tek yönlü yolda sol şeritte seyreden ve direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkan sürücünün aracı ile yol dışında park halinde bulunan araca çarpması biçiminde meydana gelmiştir ve kazada davacıların murisi ... hayatını kaybetmiştir. Olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davalı ... A.Ş. ye trafik sigortalı ... plaka nolu otomobil sürücüsü ..., meskun mahal dışındaki tek yönlü yolda, yolu ve yoldaki araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği, olay yerine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybettiği, sağa doğrultu değiştirip, yoldan çıktığı ve banket dışında park alanında park halinde bulunan araca arkadan çarparak, kazaya neden olduğu sabit olup bu duruma göre, meskun mahal dışında hız kuralını, doğrultu değiştirme kuralını ihlal etmesi, dalgın, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle, olayda birinci derecede ve tam kusurludur (%100 oranında kusurlu).Olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davalılardan ... firmasının maliki olduğu ve ... A.Ş. ye trafik sigortalı ... plaka nolu çekici sürücüsü davalı ... , meskun mahal dışındaki bölünmüş tek yönlü yolun banketinin dışına da çıkarak yani karayolundan tamamen çıkarak park yerine park kurallarına uygun olarak park ettiği aracına, yolda seyreden ve direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkan sürücüsünün aracı ile aracına çarpması olayında alabileceği bir tedbir olmadığından kusursuzdur.Kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu bulunan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş tarafından düzenlenen sigorta poliçesi ile sigorta teminatına alındığı, yargılama aşamasında davacılara ödeme yapan davalı ... A.Ş yönünden davacıların davadan feragat ettikleri görülmekle davalı ... A.Ş yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalıların ise kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığı mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, trafik tespit tutanağı, savcılık aşamasında alınan rapor ile belirlenmekle davalı ... A.Ş, ..., ... Limited şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği..." şeklindeki gerekçeyle; -Davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, -Davalı ... Tic. Ltd. Şti., ..., ve ... A.Ş. Aleyhine açılan maddi tazminat davasının kanıtlanamadığından reddine,-Davalı ...Tic. Ltd. Şti., ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; kapsamlı bir kusur incelemesi yapılmadan ve Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı gidilen itiraz nedeniyle Denizli Sulh Ceza Hakimliğince yapılacak incelemenin sonuçlanması beklenilmeden yetersiz ve gerekçeden yoksun soyut değerlendirmelere dayalı kusur bilirkişisi raporu doğrultusunda davalı ... kazanın oluşumunda kusursuz olduğu kabul edilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğu kaldırılması gerektiği hususuna yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle yargılama sırasında Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ...'in katılımı ile düzenlendiği anlaşılan 06/01/2020 günlü rapordaki; kazanın oluş şekli, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmenin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin, olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağındaki tespitler yanında kaza tespit tutanağı ekinde yer alan olay yerini gösterir krokideki çizim şekli ile örtüşmesi karşısında mahkemece söz konusu bu raporun yeterli ve geçerli nitelik taşıdığına ilişkin kabul şeklinde herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine; ayrıca olayla ilgili olarak Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2017/2352 sayılı soruşturma dosyası kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/05/2018 günlü kusur raporun da mahkemece varılan sonucu desteklediği ve dahi yine soruşturma dosyası kapsamında konusunda uzman ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen 21/01/2019 günlü kusur raporunda da talep konusu kazayla ilgili olarak, park halindeki ... plaka sayılı araç sürücüsü ... atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olanın park halindeki araca çarpan ... plaka sayılı araç sürücüsü ... olduğu yönünde görüş bildirildiği gözetildiğinde mahkemece kazanın oluşumunda davalı ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı olan ve davalı ... Limited Şirketi'ne ait bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... kazaya sebebiyet vermediğinin benimsenmiş olmasında herhangi bir yanılgının mevcut olmamasına; keza Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca şüpheli ... hakkında "Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair verilen 19/03/2019 günlü karara karşı aynı kazada ölen bir diğer kişinin yakınları tarafından Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği nezdinde yapılan itirazın da 05/04/2019 gün 2019/1794 değişik iş sayılı kararla reddedildiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı görülmekte olan davacılar tarafından sulh ceza hakimliği nezdinde yapılan itirazın sonuçlanması beklenilmeksizin yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olmasının, somut olayın özellikleri dikkate alındığında doğru bulunmasına göre; davacılar vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.