21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafından hesabında bulunmayan kripto para belli iken, kötü niyetli olarak hesabında olmayan bir miktarda kripto paranın satış emri verildiğini, sistemde yaşanan sıkıntı nedeni ile hesabında ilgili işlem için yeterli bakiyesi olmamasına rağmen satış işlemi gerçekleştirdiğini ve bunun sonucunda davalının haksız olarak zenginleştiğini, davalının haksız olarak zenginleştiğinin sistemden rahatlıkla görmesine ve kendisi ile bu konu hakkında defalarca irtibata geçilerek süreç hakkında bilgi verilip ilgili miktarın iadesinin talep edilmesine rağmen kötü niyetli olarak davaya konu miktarı iade etmediğini, davalının, haksız gerçekleşen satış işlemleri neticesinde hesabına geçen miktarın varlığını bilmesine rağmen bu zamana kadar iade etmediğini ve bununla birlikte haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle kanundaki şartları oluştuğu için likit alacaklarına istinaden icra takibine konu miktarın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, dava konusunun kripto varlık olması ve anlık olarak değişmesi sebebiyle müvekkili şirketin daha fazla zarara uğramaması için denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davalarının terditli olarak açıldığını, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2022/...
E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, ...
adet USDT kripto varlık değerinin fiili ödeme tarihindeki kripto varlık değerinin TL karşılığının ödenmesini, fiili ödeme tarihindeki karşılığın takip tarihindeki değerinin altında kalması halinde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanarak aynen ifa kapsamında ... adet USDT kripto varlık değerinin takip tarihindeki TL karşılığı olarak ödenmesine karar verilmesini, asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, davalının icra takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararının verilmesi gerektiğini, mahkememizin huzurunda görülen davanın kısmı dava olarak görülmesinin mümkün olmadığını, davacıya eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesinin gerektiğini, itirazın iptali davası sonucunda davacının alacağının tahsili taleplerine yönelik hüküm kurulmasının usulen mümkün olmadığını, bu hususun göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, davacı tarafın, takip talebinde ileride sürmüş olduğu ve mükerrer ödeme nedeni ile alacaklı olduğuna dair iddia ile bağlı olunduğunu, davacının söz konusu iddiasını dava dilekçesi ile değiştirmesi ve genişletmesinin mümkün olmadığını, davacının dava sebebini değiştirip genişletmesine açıkça muvaffakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ile hangi ödemeye ilişkin mükerrerlik teşkil edecek ödeme yapıldığının açıklanmadığını, uyuşmazlık konusunun alacak hakkında takip talebinde TL olarak talepte bulunulmadığını, bahse geçen kripto paranın dava dilekçesi ile fiili ödeme tarihindeki bedelinin ödenmesinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının, icra takibinde faiz olarak yasal faiz talep ettiğini, dava dilekçesi ile temerrüt faizinin talep edilmesi ve mahkemece faiz turunun değiştirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının, müvekkiline mükerrer ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından beyan edilen sistemsel hata sonucu alacak oluştuğu iddiası tamamen asılsız olduğunu, aksine sistemde hiçbir hata olmadığını, davacı firma tarafından müvekkiline mail yolu ile yazılı olarak bildirilerek ikrar edildiğini ve bu konuda mutabakat sanlandığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmasından dolayı görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini, aksinin kabulü halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, mahkemenin görevli olup olmadığı hususunda resen araştırma yapılmasını, davanın esastan reddini, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... e sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kabulünü, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından başlatılan .... İcra Müd. dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...
E. Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde;
alacaklısı... A.Ş tarafından, borçlu ... ... Aleyhine 153.295,00 TL asıl alacak takip tarihinden itibaren %9 faizi işletmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.
Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden doya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih 2017/15-2141 Esas., 2019/442 Karar) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Somut olayın incelenmesinden; davalının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Yine dava TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) da değildir. Davanın ticari bir yönü yoktur. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unun 3/k-l, 73ce 83/2.maddeleri dikkate alındığında mahkememiz bu davaya bakmakta görevli değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 11/06/2019 tarih 2016/14437 E., 2019/7303 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.
Davalının sıfatına ve niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen gözetilir. Görev ile ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkememizin bu davaya bakmakta göreli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince davanın reddine, dosyanın istem halinde İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2.)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4.)HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."