5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/11182 E. , 2011/1335 K.
"İçtihat Metni"
Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan (2 kez) mahkümiyetine dair, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2010 gün ve 2009/466 Esas, 2010/110 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş ve re'sen de temyize tabi olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Bozma kararlarından sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddelerine göre suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurelerin muayeneleri ve haklarındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı bulundurulması gerektiği gözetilmeden usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora itibar edilerek TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın mağdure ...'e karşı gerçekleştirdiği eylem sonucu 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri gereğince tayin olunan cezanın 18 yıl hapis olup, aynı zamanda eylem sonucu mağdurenin ruh sağlığında da bozulma olması nedeniyle hakkında 103/6. maddesinin uygulanması gerektiği halde ceza miktarına 15 yıl hapis cezasının üstüne çıkması nazara alınarak bu maddenin uygulanmaması cihetine gidilmiş ise de ceza adaleti ve 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesi gereğince 20 yıla kadar hapis cezası verileceği nazara alınarak 18-20 yıl arasında bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmeden sanığa eksik hapis cezası tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.