Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/386
Karar No
K. 2024/238
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/386 Esas
KARAR NO: 2024/238
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/07/2021
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ile ... Caddenin kesiştiği yerde meydana gelen ölümlü trafik kazasında dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ve maliki olduğu sonradan öğrenilen ... plakalı aracı ile muris ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müşterek muris ...'ın ağır yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.ve ... Karar sayılı karar dosyası ile sürücünün kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini ve sürücü ...'in cezalandırıldığını, kazaya karışan ... plakalı araç davalı ... A.Ş şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ... tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirerek davanın kabulü ile şimdilik 30.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araç için düzenlenen ... vade tarihli ZMMS poliçesi bulunduğunu, kaza tarihi olan ... ile ölüm ve sakatlanma teminat limitinin ...-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinden müvekkili sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, dava konusu kazada davacılar murisinin de kusuru irdelenmesi gerektiğini, ölüm ile desteğini yitiren kimsenin giderim isteyebilmesi için desteğin bakım gücüne sahip ve kendisinin de bakım ihtiyacının bulunması, eylemli ve düzenli olarak yardımın yapılması gerektiğini, ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı talebinin zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için müteveffanın davacının desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının tespitinin gerekli olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini bildirerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... tarihli ATK raporunda özetle; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşağa dikkatli ve müteyakkız biçimde yaklaşması ve kavşak giriş çıkışından karşıya geçmek isteyen yayaya geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu hususa gereken dikkat ve özeni göstermeden mevcut seyir hızıyla seyrine devam edip, yolun sağından soluna doğru kavşak giriş çıkışından geçiş hakkına haiz biçimde yola girip karşıya geçmekte olan yayaya karşı zamanında etkin tedbir alamayıp çarpması sonucu meydana gelen olayda, asli kusurludur. Müteveffa yaya ... her ne kadar bölünmüş yolda kavşak giriş ve çıkışından yola girip karşıya geçmek istemiş ise de, yaklaşmakta olan araçların hızını ve mesafesini dikkate alarak geçişini yapması gerekirken, bu hususa gereken dikkat ve özeni göstermeden, can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde gelen araca rağmen yola girip bu aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, tali kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvahecesinde, olayda; Sürücü ...'in % 75 (Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın % 25 (Yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Ankara ... ATM'nin ... talimat sayılı dosyası ile aldırılan talimat bilirkişi raporunda özetle; " Davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...’in olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...'ın olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, " sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce aktüerya bilirkişisi ... tarafından ibraz edilen 29/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yargıtay 4. H.D.'nin içtihatları çerçevesinde hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanıldığı; hesaplamada desteğin kaza tarihinde pasif devrede olduğunun ve kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği; Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, desteğin çocukları olan davacılar yönünden destek payı ayrılmadığı ve dolayısıyla bu davacıların hesaplanabilir destekten yoksun kalma zararlarının bulunmadığı; Desteğine eşi olan davacının uğradığı destekten yoksun kalma zararının ise %25 kusur indirimi sonrası ...-TL olduğunun hesaplandığı; hesaplanan zararın, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuata göre belirlenen ZMSS ölüm teminatı limitini aşmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizin 25/10/2023 tarihli celsesinde Davacı tanığı ... beyanında; "Benim trafik kazasına ilişkin bir bilgim yoktur, davacı ... bizim komşumuz olur, bu sebeple kendisini tanıyorum, kendisi çiftçilikle ilgilenmektedir, bende çiftçilik yapıyorum, aynı zamanda tarlalarımız sınırdır, davacı ... evli olup, 3 tane çocuğu vardır, eşi de çiftçilikle uğraşmaktadır, davacı ...'nin babası ...'ın Varsak'ta zeytin bahçesi vardı, topladığı zeytinlerden ya da zeytinyağından davacı ...'ye de verirdi, ben ailenin içerisindeki durumu çok bilemiyorum ancak babasının bahçesindeki hasatından ...'ye yardım ettiğini biliyorum, davacı ... köylü bir aile çiftçilikle uğraşıp kendi giderlerini karşılayabiliyor diye düşünüyorum sonuç olarak babası da baba olarak yardım yapıyordur diye düşünüyorum, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ... beyanında; "Ben muris ...'ın çocuklarından ..., ..., ..., ... ve ...'ı davacı ... ile komşu olmam sebebiyle tanırım, davacı ... çiftçilikle uğraşmaktadır, bende çiftçi olduğum için kendisini tanıyorum, davacı ... evlidir, eşi de çiftçilik yapmaktadır, muris ...'ın burada zeytin bahçesi vardı, ... ... tarafında pancar tarlaları vardı, ben murisin tam olarak çocuklarına yardım yaptığını bilemem ama bu tarlalarından elde ettiği geliri çocuklarına verdiğini biliyorum, davacı ...'nin çok bir muhtaç hali olmasa da çiftçilikle uğraşmakta olan dar gelirli bir ailedir, muris çiftçilikte kazandıklarını çocuklarına verirdi, murisin konyadaki tarladan ne kadar gelir elde ettiğini bilemem ama buradaki zeytin bahçesindeki kendi ihtiyacından fazla gelir elde ettiğini biliyorum, murisin çocuklarından ..., ... Ve ... ... çiftçilik yaptıklarını biliyorum ancak bunların murisin desteğine muhtaç olup olmadıklarını bilemem, murisi tanıyorum, bu saydığım diğer çocuklarına destek olduğunu biliyorum ama ne kadar olduğunu bilemem bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce aktüer bilirkişi ... tarafından ibraz edilen 21/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Taraf vekillerinin itirazları ve tanık beyanları detaylıca irdelenmiş olup, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hesaplamada değişikliği gerektirir bir unsura rastlanmadığı; tarafların kusur ve müterafik kusura yönelik beyan ve talepleriyle ilgili hukuki takdirin ise Sayın Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava: Trafik kazası nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminat davasıdır.

Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödetilmesidir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı sürücü ve aracın maliki ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacıların murisi ...'a çarpması sonucu davacı ...'ın eşi, diğer davacıların ise babası olan destek ...'ın vefat ettiği, dava konusu olay nedeniyle Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Antalya C. Başsavcılığınca şüpheli ... hakkında Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemizce

Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 09/12/2021 tarihli kusur raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş), müteveffa yaya ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, tarafların işbu rapora itirazları üzerine Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yoluyla Karayolları Fen bilirkişilerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 07/09/2022 tarihli kusur raporunda müteveffa yaya ...'ın meydana gelen kazada %25 oranında, dışı sürücü ...’ın ise %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, dosyada mevcut kusur raporlarının birbirleri ile çelişmediği, kaza tespit tutanağı ve tüm bilgi ve belgeler nazara alındığında ATK ve Karayolları Fen Heyeti tarafından tespit edilen kusur oranlarının olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından 29/03/2023 tarihinde tanzim edilen kök raporda desteğin %25 oranında kusuru olduğunun kabulü durumunda davacı ...' ın destekten yoksun kalma zararının ... TL olarak tespit edildiği, hesaplanan zararın ZMSS ölüm teminatı bakiye limitini aşmadığının belirtildiği, müteveffa desteğin çocukları olan davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kaza tarihinde 25 yaşından büyük oldukları, davacıların tamamının evli olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca erkek çocuklarının 18 yaşlarına kadar, üniversite okuyor. olmaları halinde ise 25 yaşlarına kadar ebeveynlerinin desteğinde olduklarının kabul edildiği, müteveffanın çocukları olan davacıların yaşları nedeniyle babalarının desteğinden çıktıkları tespit edilmiştir.

Tarafların itirazları üzerine mahkememizce tanıklar da dinlendikten sonra aktüerya bilirkişisinden ek rapor tanzimi istenmiş aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 21/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda taraf vekillerinin itirazları ve tanık beyanları detaylıca irdelenmiş olup, hesaplamada değişikliği gerektirir bir unsura rastlanmadığı belirtilmiştir..

Tüm bu açıklanan nedenlerle; aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen ve mahkememizce de benimsenen raporda desteğin %25 oranında kusuru olduğunun kabulü durumunda davacı ...' ın destekten yoksun kalma zararının ... TL olarak tespit edildiği, hesaplanan zararın ZMSS ölüm teminatı bakiye limitini aşmadığının belirtildiği, davacı vekilinin talebini ...-TL artırarak ...-TL üzerinden davasını belirli hale getirdiği, davalının belirlenen bu zarardan ZMMS sigortacısı sıfatıyla TBK, KTK ve ZMMS genel şartları uyarınca sorumlu olduğu anlaşıldığından davacı ...' ın maddi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Müteveffa desteğin çocukları olan davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kaza tarihinde 25 yaşından büyük oldukları, davacıların tamamının evli olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca erkek çocuklarının 18 yaşlarına kadar, üniversite okuyor. olmaları halinde ise 25 yaşlarına kadar ebeveynlerinin desteğinde olduklarının kabul edildiği, müteveffanın çocukları olan davacıların yaşları nedeniyle babalarının desteğinden çıktıkları anlaşıldığından davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... maddi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerekmiş olup davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı ... tarafından davalılar aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın KABULÜ ile; -...-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 01/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalı aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın REDDİNE,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 5.031,03-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 102,47-TL peşin ve 226,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 328,47-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.702,56‬-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı ... tarafından yatırılan 328,47-TL (peşin+tamamlama) ile 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 387,77‬-TL harcın davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,

5.Davacılar tarafından yapılan 3.542,80-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 2.713,14-TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,

7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 308,99-TL'nin davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den, 1.011,11-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

9.Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... nolu, 730,20-TL fatura bedelinin davalı tarafça ATK'nın ilgili hesaplarına ÖDENMESİNE,

10.Davacılar ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı tarafın yüzüne karşı, davalının yokluğunda,

HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/03/2024 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.