Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/136
Karar No
K. 2024/145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/136 Esas
KARAR NO: 2024/145
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2023
KARAR TARİHİ: 06/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinnin davalıdan olan bir kısım alacaklarının tahsili amacıyla davalıya 09/01/2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtarname ile temerrüde düşürüldüğün, ardından davaya konu, icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, davalının itirazlarının tamamen haksız ve yersiz olduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunu, davalının kendi defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle TTK'nın 222(5). maddesi uyarınca, münhasıran davalının ticari defterlerine dayandıklarını ve davalının ticari defterlerindeki kayıtları kabul ettiklerini bildirmiş, davalının itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı taraf yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili tahkikat aşamasında sunduğu 06/03/2024 tarihli dilekçesinde; davayı ve asıl borcu kabul etmemekle beraber; davacı tarafından keşide edildiği iddia edilen ihtarnamenin, müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğundan müvekkilinin icra takibinden önce temerrüdünün söz konusu olmaması nedeniyle davacı tarafın işlemiş faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava; taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde sözlü olarak kurulan ve süre gelen ticari ilişki nedeniyle davacı tarafça düzenlenen fatura bedelinin davaya ve icra takibine konu yapılan bölümünün ödenmediği iddiası ile davacı tarafın icra takibine konu ettiği alacağın tahsili için davalı hakkında yaptığı ilamsız icra takibinde davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında; davacı, davalı hakkında bir adet faturaya dayalı olarak, dava ve takip konusu yaptığı alacağının tahsili amacıyla 24/03/2022 tarihinde ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı vekili tarafından yasal süre içinde sunulan 19/04/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takip durmuştur. Dava,

TTK'nun 67(1) maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.

Davacı taraf dava dilekçesinde; HMK'nun 222(5). maddesi hükmü uyarınca, münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayandığını bildirmiş, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, asıl alacağın varlığı ve takibe dayanak fatura konusunda başkaca bir savunma yapmaksızın asıl alacak talebini kabul etmediklerini bildirmiştir.

Davaya konu icra takibinin dayanağı 18/09/2018 tarihli fatura olup, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkesi ile davacı tarafın münhasıran davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayandığını bildirmesi ve davalı tarafın alacağın bütünüyle inkarı dışında başkaca bir savunmada bulunmadığı, buna göre uyuşmazlığın ve davanın niteliği gereği davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, uyuşmazlığın çözümünün mümkün ve yeterli bulunduğu dikkate alınarak davalı tarafa ait ticari ve defter kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.

Bilirkişi davalı tarafa ait defter ve kayıtlar üzerinde yaptığı incelemeden sonra sunduğu raporunda; davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin ilgili mevzuat hükümleri ve usulüne uygun olduğunu, 13/09/2018 tarihli 780.570,00 TL bedelli faturanın 13/09/2018 tarihinde 12 sayılı yevmiye kaydı ile davalının ticari defterlerine kaydedilerek, davacı cari hesabına alacak kaydedildiğini, icra takibine dayanak 18/09/2018 tarihli ve 803.615,40 TL bedelli faturanın aynı tarih ve 20 sayılı yevmiye kaydı ile davalının ticari defterlerine kaydedilerek, davacı cari hesabına alacak kaydedildiğini, 2018 yılı yasal defterlerinde başka bir kayda yer verilmediğini, davalı defterlerine göre 31/12/2018 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.584.185,40 TL alacaklı göründüğünü, buna göre icra takibine ve davaya konu alacak yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğunun değerlendirildiğini, davalının beyan formlarında, 2018 yılında davacıdan iki adet fatura ile 1.342.530,00 TL mal/hizmet alışının beyan edildiğinin tespit edildiğini, davalının 2018 yılı defter ve kayıtlarında davacıya yapılmış bir ödeme bilgisine rastlanmadığını, 2019 yılı ve sonrası defter ve kayıtların sunulmaması nedeniyle, taraflar arasında başkaca bir işlem kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini, icra takibi öncesinde davacının keşide ettiği 09/01/2019 tarihli ihtarnamenin 17.01.2019 tarihinde davalının adresine ulaşması ve yedi günlük ödeme süresi verilmiş olması nedeniyle davalının temerrüdünün 25/01/2019 tarihi itibarıyla oluştuğunu, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunabileceği dikkate alınarak 235.322,26 TL işlemiş faiz talep edebileceğini bildirmiştir.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan icra takibine dayanak fatura içeriği ve davalı tarafın vergi dairesine bildirimde bulunduğu beyan formu örneği birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın harfiyat yapım işi nedeniyle, davacı tarafın üstlendiği edimine ilişkin bilirkişi raporunda tespiti yapılan iki adet faturanın 2018 yılı içinde düzenlendiği, her iki faturanın itiraz ve iade edilmeksizin davalı tarafın defterlerine aynı günde kaydedildiği gibi davalı tarafın vergi dairesine sunduğu beyan formlarında da faturaların yer aldığı, her iki fatura bedelinin davacının alacağı olarak davalı defterlerine kaydedildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu faturalardan sonra sona erdiği, davalı tarafça sonraki yıllara ilişkin defter ve kayıtların sunulmaması yanında tarafların 2019 yılı ve sonrasında ticari ilişkinin devam ettiğine dair bir iddia ve savunmada da bulunmadıkları, bunun yanında davalı tarafın 2018 yılı veya sonraki yıllarda faturalarda yazılı davacı alacağının kısmen veya tamamen ödendiğine dair bir iddiasının bulunmadığı gibi bu konuda dosyaya hiç bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davacı tarafın münhasıran davalı defterlerine dayandığı, toplanan tüm deliller ve özellikle bilirkişi raporunda yapılan tespitler ile davaya konu icra dosyasına dayanak faturadan kaynaklanan ve takip konusu yapılan alacak yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlandığı anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça ödeme emrinde işlemiş faiz talep edilmiş ve bu alacak kalemi de dava konusu yapılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoktur. İcra takibinden önce davalının temerrüdü konusunda ihtarnameden başkaca yazılı bir delil sunulmamıştır.

Davacı tarafça davalıya keşide edilen 08/01/2019 tarihli ihtarname tebliğe çıkarılmasına rağmen davalıya tebliğ edilememiştir. Bu konuda Menemen Noterliği'nin 03/08/2023 tarihli yazısında, ihtarnamenin, muhatabın adreste tanınmaması sebebiyle iade edildiği bildirilmiştir. Buna göre bilirkişi raporunda ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini ve davalının temerrüde düştüğüne ilişkin değerlendirmeleri hatalı olmakla mahkememizce dikkate alınmamış, icra takibinden önce davalının usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligatla temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği dikkate alınarak işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı taraf takip talebinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinde işleyecek faiz yönünden; asıl alacak için yıllık %15,75 oranından az olmamak üzere avans faizi talebinde bulunmuştur. Tarafların tacir olmaları ve aralarındaki ticari ilişkinin ticari işletmeleri ile ilgili bulunması sebebiyle 3095 sayılı Kanunun 2.maddesi gereği davacı tarafın avans faizi talep etmesinin yasal norma uygun olmakla birlikte, TCMB tarafından dönemler halinde avans faiz oranlarının değiştirilmesinin mümkün bulunası karşısında yalnız artan oranlarda avans faizi isteminin yasal norma uygun bulunmadığı dikkate alınarak işleyecek faizin yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda uygulanmasına karar verilmiştir.

Davacı taraf, icra inkar tazminatı talep etmiştir. Davalı tarafın, asıl alacak yönünden itirazının haksız olması yanında takibe konu asıl alacağın likit ve taraflarca hesaplanabilir olması karşısında inkar tazminatına ilişkin yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının, davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin; 450.000,00 TL asıl alacak ile işleyecek faiz yönünden yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına,

2.Davacı tarafın fazlaya ilişkin 239.156,50 TL işlemiş faiz isteminin REDDİNE,

3.Hükmedilen 450.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranındaki 90.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 30.739,50 TL karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılan 179,90 TL harç ile 8.051,19 TL tamamlama harcından oluşan toplam 8.231,09 TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 22.508,41 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 8.231,09 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davanın kabul edilen alacak bölümü yönünden; davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 69.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davanın reddedilen alacak bölümü yönünden; davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 37.873,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca taraflardan tahsili gereken yargılama gideri niteliğindeki 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve ret oranlarına göre 13/20'sinin karşılığı olan 2.028,00 TL yargılama giderinin davalıdan, 7/20'sinin karşılığı olan 1.092,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

9.Davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 561,75 TL on iki adet kep posta gideri, 20,00 TL iki adet elektronik tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 3.761,65 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddilen alacak miktarlarına göre 13/20'sin karşılığı olan 2.445,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7/20'sinin karşılığı olan 1.316,57 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10.Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2024 Başkan...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.