10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/12589 E. , 2024/720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.02.2014 ve 19.06.2014 tarihli dilekçeleri ile davalı Kuruma 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebinde bulunduğunu, ancak tahakkuk ettirilen borçlanma tutarını ödeyemediğini, 18.06.2015 tarihinde üçüncü kez borçlanma talebinde bulunduğunu, borçlanma bedelini ödeyerek tahsis talebinde bulunduğunu, ancak yurt dışı işe giriş tarihinin sigortalılık başlangıcına esas alınmadığını ve tahsis talebinin reddedildiğini, bu kez 15.12.2015 tarihinde tekrar borçlanma talebinde bulunduğunu, 10.12.1975 tarihinden itibaren 5 günlük borç tutarını ödeyerek tekrar tahsis talebinde bulunduğunu, bu kez sigortalılık başlangıcının 10.12.1975 tarihi kabul edilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurumun yurt dışında işe giriş tarihini sigortalılık başlangıcına esas almaması nedeniyle ikinci kez 5 günlük süreyi borçlanmak durumunda kaldığını, üç/dört ay emekli maaşını geç aldığını belirterek, emekliliğe hak kazandığı tarihin tespiti ile emekliliğe hak kazandığı tarihten davalı Kurumca gecikmeli olarak emekli aylığı bağlandığı tarihe kadar olan şimdilik 2.000,00 TL maaşın yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının 07.02.2014 ve 19.06.2014 tarihli borçlanma taleplerinin,tarafına bildirilen borçlanma tutarlarını ödemediği için geçersiz sayıldığını, bir müddet sonra 03.09.2015 tarihinde 21.018,56 TL borçlanma bedeli ödeyerek 30.09.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, ancak 506 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle 15 yıl, 60 yaş ve 3600 gün şartını yerine getirmediği için tahsis talebinin reddedildiğini, davacının daha sonra 10.12.1975-14.12.1975 tarihleri arası 5 gün karşılığı borçlanma bedelini 24.12.2015 tarihinde ödemesiyle tarafına 14.01.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, emeklilik tarihinin yanlış hesaplanması, emeklilik aylığının eksik ödenmesi gibi bir durumun sözkonusu olmadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2016/260 E., 2017/956 K., sayılı kararıyla; davacının davasının kabulüne, davacı ..... TC Kimlik Nolu, davacı ...'ın 30.09.2015 tarihli tahsis talebi ile 01.10.2015'ten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 01.10.2015 ile kurumca tahsis yapılan 01.01.2016 tarihi arası yaşlılık aylıklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/386 E., 2018/1270 K., sayılı kararıyla; Ödemiş 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 16.12.2017 tarih, 2016/260 Esas ve 2017/956 Karar numaralı hükmüne yönelik davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.(Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/6247 E., 2019/1137 K. sayılı kararıyla; "Dava konusu olayda; 09.12.1957 doğumlu olan davacı, 10.12.1975 sigorta başlangıç tarihine göre 15 yıl sigortalılık süresini doldurduğu, 3600 gün prim ödeme şartını ise Mayıs 2015 tarihinde yerine getirmiştir. Buna göre 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin C fıkrasının B alt bendi uyarınca 60 yaşını tamamlamak şartıyla (09.12.2017 tarihinde) davacıya yaşlılık aylığı bağlanır. O halde, davacının yaşlılık aylığının şartları oluşmadığından, davacının yaşlılık aylığı ile ilgili talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davacının yaşlılık aylığı ile ilgili talebi yönünden ret kararı verilmesinden ibarettir. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 15 yıl sigortalılık, 3600 gün prim ödeme ve kanunda öngörülen yaşın dolması gerektiği, davacının 10.12.1975 sigorta başlangıç tarihine göre 15 yıl sigortalılık süresini doldurduğu, 3600 prim ödeme şartının gerçekleştiği ancak yasanın aradığı yaş şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından bozma ilamına göre davacının yaşlılık aylığı ile ilgili talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, toplanan delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.