5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2007/504 E. , 2011/21987 K.
"İçtihat Metni"Nitelikli zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2006 gün ve 2005/51 Esas, 2006/8 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 24.10.2005 günlü sağlık kurulu raporu, mahkemenin gözlemi ve tüm dosya içeriğine nazaran; sanığın cezai ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan görüş sorulması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılanmaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
CMK.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.10.2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın soruşturmanın başlamasından önce 30.11.2004 tarihi itibariyle zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine 248/2 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini, 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK.nun 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 6 yıl 10 ay 40 gün süreyle 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanma kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.