Esas No
E. 2021/136
Karar No
K. 2024/542
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/136 Esas

KARAR NO: 2024/542

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 19/07/2019

NUMARASI:2015/239 E. - 2019/320 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ...'nin, davalı MÜYAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği’nin üyesi olduğunu, birliğin aidatlarını düzenli olarak ödeyen, birliğin diğer tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip, amaç ve ilkelerini her zaman, her yerde savunan bir yapım şirketi olduğunu, müzik yayımcılığı faaliyetleri, basılı müzik notaları, elektronik formdaki müzikal besteler, müzikal ses diskleri ve indirilebilir vb. müzik ürünleri vb. konularda fonogram yapımcısı olarak faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetler çerçevesinde ... isimli albümleri Müzik DVD’si olarak piyasaya sür düğünü, ancak davalının sözü edilen albümlere ilişkin müvekkil şirkete hak ediş alacağını ödemediğini, müvekkil şirketin üyesi olduğu davalı meslek birliğinden kendisine yapılan telif ödemelerinin düşük olduğunu görmesi ile ürünlerinin çoğunluğunu oluşturan Karaoke eserlerine ilişkin kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını öğrenmesi neticesinde davalı meslek birliği nezdinde defalarca bu müzik eserlerine ilişkin ödeme yapılması gerektiğine dair ısrarlı taleplerde bulunduğunu, ancak davalı yanca “dolum hesapları dışında tutulduğu” belirtililerek müvekkiline anılan karaoke albümlerine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin piyasaya sürdüğü bu KARAOKE albümlerinin birer müzik ürünü olduğunu, bununla beraber de karaoke yapma imkanını veren müzik eseri, video görüntüleri ve ilave olarak diğer bir çok uygulamayı da içerisinde barındırdığını, ancak davalı tarafın karaoke eserlerinin müzik eseri olmadığı gerekçesiyle hak ediş ödemesi yapılamayacağına dair iddialarının haksız olduğunu, dava konusu albümlere ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından eser sahiplerine telif ödemeleri yapıldığını, dava konusu albümlerin DVD olmasının, müzik ürünü olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bu müzik DVD'lerinin özel dağıtım, özel satış, promosyonel amaç için yapılmadığını, birebir müzik marketlerde satıldığını, satış fiyatlarının müzik CD'lerinden çok daha yüksek olduğunu, satışlarının sürekli olduğunu, bir müzik albümüne harcanan masraflardan daha fazla harcamalar yapıldığını, müvekkili şirketin dava konusu kareoke müzik DVD albümleri sayesinde müzik piyasasında farklı bir pazar alanı açtığını ve davalının da gelir elde etmisini sağladığını, davalı Meslek Birliğince 2010 yılından bugüne kadar müvekkil şirkete ödeme yapılmadığından bahisle, müvekkili şirket tarafından piyasaya sürülen KARAOKE DVD albümlerin müzik eseri olarak tespit ile bu eserlere ilişkin davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gereken şimdilik 10.000-TL belirsiz alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı şirkete yapılan hak ediş ödemelerinin Mü-Yap dağıtım komisyonunun davacı yana ait karaoke albümlerin dolum kriteri olarak uygulanmamasına yönelik 15.01.2014 tarihli kararından önce, karaoke albümlerin dolum kriterleri bakımından dikkate alınmayacağına dair verilmiş başkaca bir karar bulunmadığını, bu kararın alındığı tarihte henüz 2013/4'üncü dönem hak ediş bedelleri ödenmediği için bu dönemin ve 14.01.2014 tarihinden sonra gelen hak ediş dağıtım dönemlerini kapsayacak şekilde uygulandığını bu nedenle, dava konusu karaoke albümlere ilişkin faturaların 2010 ve 2012 yılı ile 2013 yılı dördüncü dağıtım dönemine kadar olan hak ediş hesaplamalarında dikkate alındığını ve davacı vekilinin iddia ettiğinin aksine bu dönemlere ilişkin hak ediş bedelleri davacıya ödendiğini, Mü-Yap Dağıtım Komisyonunun 14.01.2015 tarihli toplantısında davacıya ait karaoke albümlerin dolum kriteri dışında tutulmasına yönelik verilen kararın, 25 Mart 2008 yılında yapılan Mü-Yap Olağanüstü Genel Kurulu'nda değiştirilerek yürürlüğe giren Mü-Yap Yönergesinin 8.02.02.02'inci maddesi ile devamında yer alan 8.02.02.03'üncü maddesine dayandığını, 25 Mart 2008 tarihli Mü-Yap Olağanüstü Genel Kurulu'nda değiştirilen ... Tarafından Tahsil Olunacak Tazminat ve Diğer Ücretlerin Üyeler Arasında Paylaşımına ilişkin Yönergesinin 8.02.02.02'nci maddesine göre, Genel Kurul tarafından bu konudaki paylaşıma esas oluşturacak bir karar alınmamışsa, paylaşımın bu karar ile belirlenecek esaslar uyarınca yapılacağını, Yönergenin 8.02.02.03'üncü maddesinde, "Genel Kurul tarafından bu konuda bir karar alınmamışsa Yönetim Kurulu tarafından paylaşıma esas oluşturulacak kuralları belirlemek üzere Genel kurul haricindeki Müyap zorunlu organlarının başkanları ve bir Yönetim Kurulu üyesinin katılacağı komisyon oy çokluğu ile belirleyeceği esaslar uyarınca yapılır" hükmünün yer aldığını, 11 Mart 2013 tarihli Mü-Yap Olağan Genel Kurulunda değiştirilen ... Tarafından Tahsil Olunacak Tazminat ve Diğer Ücretlerin Üyeler Arasında Paylaşımına ilişkin Yönergenin 8.02.02.03. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, Mü-Yap Paylaşım Yönergesinde, fiziki Pazar payının hesaplanmasına ilişkin 8.02.02.01’inci maddesi hükmü "Fiziki pazar payının hesaplanmasında Türkiye sınırları içinde tüketilmek üzere yapılan dolum miktarları esas alınır. Yabancı klasikler, yoga ve meditasyon amaçlı ve benzeri yapımlar, fiziki ürünlerin normal dağıtım ve perakende kanallarında satışa sunulmayan dolumlar, promosyonlar ve 8.02.02.03'üncü fıkrasında tanımlanan komisyon tarafından dağıtım kriterleri dışında bırakılan tüm veriler bu hesaplamada dikkate alınmaz." olarak, Yönergenin 8.02.02.03'üncü maddesinin ise, "Genel Kurul tarafından belirlenmiş hususlarda veya Genel Kurul kararlarının yorumlanması gereken durumlarda, paylaşıma esas oluşturulacak kurallar Genel Kurul haricindeki Mü-Yap zorunlu organlarının başkanları ve bir Yönetim Kurulu üyesinin katılacağı komisyon tarafından oyçokluğu ile belirlenir." şeklini aldığını, Mü-Yap Yönetim Kurulunun 2013 yılı dördüncü dağıtım döneminde üyelerin hak ediş bedellerini hesaplarken karaoke albümlere ait dolum faturalarının, 11.03.2013 tarihli Mü-Yap Olağan Genel Kurulunda belirlenen kriterler kapsamında dengesiz veya haksız sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususunda tereddüde düştüğü için konuyu Mü- Yap Dağıtım Komisyonuna intikal ettirdiğini, Mü-yap dağıtım komisyonunun 15.01.2014 tarihli kararı ile “Pazar paylarına dahil edilecek üretim ve kullanımlara yönelik yapılan değerlendirme sonucu, kullanım ve satış alanları bakımından karaoke, çocuk şarkıları ve ninni gibi eserleri içeren yapımların genel müzik pazarı çerçevesinde değerlendirilemeyeceğine dolum kriteri bakımından kapsam dışı bırakılmaları” şeklinde karar verildiğini, meslek birliğinin, müzik sektörü genel uygulamalarına ve Mü-Yap Dağıtım Yönergesine göre müzik albümü olarak kabul edilmesi koşuluyla, DVD formatındaki müzik albümlerine telif ödemesi yaptığını, dava konusu karaoke albümlerin de müzik albümü olarak nitelendirilebilecek olsalardı DVD formatda olup olmadıklarından bağımsız olarak dağıtım kriterine dahil edileceklerini, müvekkilinin müzik sektöründe yapımcılık faaliyeti yürüten fonogram yapımcılarının FSEK ile tanınan haklarını yasalara ve hakkaniyete uygun bir şekilde yürütmek amacıyla kurulduğunu, müvekkili meslek birliğinin, bar, restoran, otel, alışveriş merkezleri, restoranlar gibi umuma açık mahaller ile radyo-televizyon kuruluşları ile izin/lisans sözleşmeleri imzalayarak telif ücreti topladığını, bu ücretlerin üyeleri arasında, üyelerine ait yapım (albümler) içerisinde bulunan ses tespitlerinin kayıtlarının kullanım sayısına (playîistlere) göre dağıttığını, bunun için bu listelerin müvekkil meslek birliğinin lisans sözleşmesi imzaladığı kullanıcılardan eksiksiz ve doğru bir şekilde temin edilebilmesi gerektiğini, bu bağlamda Mü-yap Paylaşım Yönergesinde, üyelerin fiziki üretimden elde ettikleri pazar payının belirlenmesinde esas alınacak dolumlar bakımından iki ana ölçüt getirildiğini bunlardan ilkinin yabancı klasiklerin, yoga ve meditasyon amaçlı ve benzeri yapımlara ilişkin dolumların dağıtım kriterine esas alınmaması, ikincisinin ise promosyon albümler gibi normal dağıtım ve perakende kanallarında satışa sunulmayan dolumların dağıtım kriteri dışında tutulması olduğunu, karaoke albümlerin, esas olarak karaoke bar ve benzeri yerlerde kullanıldığını, karaoke albümlerin yaygın bir şekilde, müzik yayını yapan umuma açık mahaller veya radyo-televizyon gibi mecralarda kullanılmadığını, davacı yanın karaoke albümleri içerisinde yer alan müzik parçaları bakımından umuma açık mahaller ile radyo-televizyon gibi kuruluşlar nezdinde, dolum adetleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gereken doğmuş bir telif ücreti bulunmadığını, zira yabancı klasikler, ninni, çocuk masalları ve dava konusu olaya konu karaoke albümler ve bu albümlerde yer alan müzik parçaları, bar, restoran, alışveriş merkezi, otel kafe, stadyum, fitness salonu, giyim mağazası ve benzerlerinden oluşan umuma açık mahallerde yaygın ve sık bir şekilde yayınlanan ve kullanılan içerikler olmadığını, yabancı klasikler, çocuk ninnileri ve şarkıları, meditasyon veya karaoke albümleri, müzik sektöründe özel kategori ürünleri olup, bu ürünlerin özel ihtiyaçlar için üretildiğinden sınırlı bir pazar alanına sahip olduklarını bu pazar için yapılan dolum adetlerinin tamamının bir veya birkaç fonogram yapımcısına yansımasına ve söz konusu yapımcıların ilgili alanda tekelleşmesi ile sonuçlandığını, davacı yanın şu an itibariyle tekel görünümüne sahip olduğu karaoke albüm pazarına ilişkin dolum adetlerinin, müzik CD ve DVD'lerine ilişkin dolum adetleri ile aynı potada değerlendirilmesi halinde, birbirinden farklı bu ürünlerin dolum adetleri dikkate alındığında esasen müzik CD'si ve müzik DVD’si üreten müvekkil meslek birliği üyeleri bakımından telif ücretlerinin dağıtımı bakımından haksız ve hakkaniyetsiz sonuçlar doğuracağını beyanla, dava konusu olayda 2013/4'üncü dağıtım dönemi ve sonrasını kapsayacak şekilde Mü-Yap Yönetim Kurulu, Mü-Yap Yönergesinin 8.02.02.02'nci maddesinin kendisine verdiği bir görevi ifa ederek verdiği kararı uyguladığından ve müzik pazarı çerçevesinde değerlendirildiğinde dava konusu kararda hukuka aykırı bir yön bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının Dağıtım Komisyonu kararına karşı da öncelikle iç denetim yollarını tüketmeden yani genel kurula başvurmadan dava açmış olduğu, izahı yapılan mevzuat kapsamında dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanınmış yapımcı olduklarını, MÜYAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği üyesi olduklarını, telif ücretlerinin bir havuzda toplanarak daha sonra üyeler arasında paylaşıldığını ancak hakkaniyet gereği hesaplanması gereken karaoke DVD’lerin hesaplanmadığından 2015 yılında Davalı Birlik tarafından açıklanan hakkediş paylarının Müvekkili aleyhine fahiş düşük gözüktüğünü, müvekkilinin doldurmuş, bandrollemiş, piyasaya sunmuş ve usulünce Birliğe bildirmiş olduğu DVD’lerin basım adetinin hesaplamasında dikkate alınmadığını, müvekkilinin söz konusu haiz eserlerinin 2013, 2014 ve 2015 yıllarının hiçbirinde hesaplanmadığını, Müvekkilinin derhal ilgili birliğe yazılı başvurularda bulunduğunu, Birliğin tatmin edici bir cevap vermediğini ve 2015 Mart ayında yapılan başvurularına karşılık ancak 5 ay sonra Ağustos ayında resmi bir yazı alabildiğini, Müvekkilinin bütün başvurularının, itirazları ve genel kurul çağrılarının cevapsız kaldığını, -İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu bu dava şartı eksikliği kararının herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmadığını, Mahkemece “iç denetim yollarının tüketilmiş olması” olarak öngörülen dava şartının yalnızca bir Dernek üyesi ile Dernek arasında ve yalnızca dernek ile ilgili hususlarda arandığını, işbu davanın konusunun bir Dernek işleminin iptali olmadığını, Derneğin tüzel kişiliği ile taraf bulunduğu bir sözleşmeye aykırı eylemleri olduğunu, -talepleri hakkında Mahkemece karar verilmediğini, davanın yalnızca bir eda davası değil aynı zamanda tespit davası niteliğinde olduğunu, dava açılışı itibariyle mahkemeden talep edilen ilk olarak “Müvekkili şirket tarafından piyasaya sürülen KARAOKE DVD albümlerin müzik eseri olarak tespiti ile,…” ifadesiyle dava dilekçesinde yer aldığını, gerekçeli karar içeriğinde söz konusu DVD’lerin müzik eseri olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde ifadeler yer alsa dahi bu talep yönünden olumlu veya olumsuz herhangi bir karara varılmadığını, -olayda talep edilenin Davalı Derneğin almış olduğu hukuksuz karar ve bu kararın iptali olmadığını, Derneğin tarafı bulunduğu ve yine mevcudiyeti ile bağlayıcılığı tartışmasız olan özel hukuk sözleşmesine aykırı eylemleri olduğunu, yerindelik incelemesi olmadığını aksine açık bir sözleşmeye aykırılık davası olduğunu, Davalı ile Davacı arasındaki bir üyelik ilişkisinin bulunup bulunmamasının olayın hukuki değerlendirmesinde hiçbir etkisi bulunmadığını, bir yapımcının üyesi olduğu Derneğe vermiş olduğu yetki belgesinin hukuki manada aslında bir ruhsat işlemi olduğunu, yetki alan Derneğin yetki aldığı kişiye karşı gerek FSEK gerek ise Türk Borçlar Kanunu kapsamında yükümlülükleri olduğunu, pek çok kurumla ve kolluk kuvvetleri ile birlikte hareket eden mü-yap derneğinin, herhangi bir işletmede lisans bedeli ödenmeden davaya konu dvd’lerin kullanıldığını tespit edip, tahsil etmesi gereken bir kurum olduğunu,-Mahkemece söz konusu uygulamaya sebep olan kararın Dağıtım Komisyonu kararı olduğu, Genel Kurul kararı olmadığı sürece mahkemeler tarafından denetlenemeyeceğinin belirtildiğini, ancak hem ilgili kararın Genel Kurul uygulama alanı bulduğunu hem de Müvekkilinin zaten iç denetim yollarının tüketilmesi adına kendisinden beklenebileceğinin de ötesinde çaba sarf ettiğini, Müvekkilinin söz konusu uygulamayı 30 Mart 2015 tarihli Genel Kurul ile öğrendiğini, bunun üzerine derhal, 31 Mart 2015 tarihinde, ilgili Genel Kurul Kararı’na itiraz ettiğini, ilgili itirazına tatmin edici bir cevap alamayan Müvekkilinin daha sonra pek çok kez benzer başvurularda bulunduğunu ve aralarında 17.04, 26.05, 27.05, 30.06 tarihli dilekçeler de bulunmak üzere pek çok gerek yazılı gerek şifahi başvuru ve itirazlarda bulunduğunu, Müvekkili tarafında derneğe sunulan 27.05.2015 tarihli dilekçede: “…Yönetim Kurulu’ndan bir karara dayanmadan yani usulsüz olarak hesaplamaya katılmayan Müzik DVD’lerimiz sebebiyle uğradığımız zararın ivedilikle telafisini talep ediyoruz. Sunduğumuz gerekçeler tatmin edici değilse, yasal zeminden uzaklaşmadan karar almanız ve ileriye doğru işletmeniz gerekmektedir. Genel Kurul’a konuyu taşıyıp ‘müzik DVD’lerinin fonogram yapımı olarak kabul edilmeyeceğini’ kararlaştırmanız bir yanlış olsa bile en azından belli bir yasallık sağlayacaktır…” ifadesine yer verdiğini, Müvekkilinin davaya konu ettiği kararın Dağıtım Komisyonu kararı olmadığını, Genel Kurul kararı olduğunu, Davalının Müvekkile resmi olarak verdiği 25.05.2015 tarihli ve 2015/1073 sayılı cevabında yer alan ifade: “Genel Kurul ve Dağıtım Komisyonunca alınmış kararlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonrasında belirlenen adetler dağıtım hesaplamasında kullanılmaktadır.” şeklinde ikrar niteliğinde olup zaten bu konuda bir tartışma bulunmadığını, müvekkilinin iç denetim yollarının tüketilmesi adına gerekli bütün talep ve başvurularda bulunduğunu hatta özellikle konunun Genel Kurul gündemine alınmasını talep ettiğini ancak Davalı Birlikin bu talepleri yerine getirmekten imtina ettiğini ve engellediğini, -DVD’lerin müzik eseri olduğu konusunda tartışma bulunmadığını, davalının cevap dilekçesindeki açık ikrarı bulunduğunu, -DVD’lerin müzik eseri olduğu, umuma iletim hakkına haiz olduğu, bu haktan doğan ücretlerin taraflar arasında kurulan sözleşmeyle birlik tarafından toplanacağının kararlaştırıldığı, geçerli bir sözleşme olduğu ve birliğin eylemlerinin bu sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinin tartışmasız olduğunu,-gösterilen dolum kriterlerinin indikatif nitelikte kullanıldığını yani varsayımsal bir ilişki kuruduğunu, usulüne göre dolumu yapılmış, kanun tanımı doğrultusunda eser niteliğine haiz olduğuna dair tartışma bulunmayan ve umumu mahalde temsil ile iletime elverişli eserlerin dolum adedi kriterinde sayılmamasının hiçbir izahatı bulunamayacağını, puantaj sistemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolum adetleri doğrultusunda sayılması gerektiği, bu itibarla telif ücretinden pay ödeme borcunun doğduğunun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, hiç ödeme yapılmamış olmasının ne hukuki ne pratik dayanağı bulunmadığını, bütün bu tartışmaların ötesinde, kararın geriye yürütülerek uygulanmasının hukuki hiçbir geçerliliği bulunamayacağını, söz konusu kararın 2014 yılında alındığı ve 2013 yılının dördüncü dönem hak edişlerinin hesaplanmasında da uygulandığını, herhangi bir Dernek kararının geriye etkili olarak uygulanamayacağını, 2013 yılında Müvekkili tarafından yapılan dolum adetleri ve buna bağlı hak edişlerin artık kazanılmış hak teşkil ettiği ve bu tarihe ait ödemelerin yapılması gerektiğini, kararın kaldırılarak fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL belirsiz alacağın tespiti ile her bir alacağın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi, söz konusu karaoke dvdlerin müzik albümü olarak tespiti, istinaf ve ilk derece mahkemesi dahil bütün yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı fonogram yapımcısı şirketin üyesi bulunduğu müvekkili meslek birliği mu-yap, fikir ve sanat eserleri kanunun (FSEK) 42'nci maddesi uyarınca bağlantılı hak sahiplerinden olan fonogram yapımcılarının bu kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere kurulmuş bir meslek birliği olduğunu, FSEK'in 42'inci maddesinin 4'uncu fıkrasına göre, meslek birlikleri ve federasyon özel hukuka tabi tüzelkişiler olduğunu ve yine FSEK`in 42`nci maddesinin 4`uncu fıkrasına göre, meslek birliklerinin ve federasyonun tip statülerinde genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu, teknik -bilim kurulu ve haysiyet kurulu mecburi organ olarak düzenlendiğini, meslek birliklerinin üyeleriyle olan mali ilişkileri, elde edilen telif ücreti ve tazminatların dağıtımı ve diğer usul ve esaslara ilişkin hususları düzenleyen Kültür Ve Turizm Bakanlığınca hazırlanmış ve 01.04.1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş tüzük hükümleri ile bu tüzük hükümlerinin atıf yaptığı yasal mevzuat hükümlerine göre çözümleneceğini, Meslek Birlikleri Ve Federasyonları Tüzüğünün 20'nci maddesinde meslek birliklerinin genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu, teknik–bilim kurulu ve haysiyet kurulu gibi zorunlu organlarının yanı sıra ihtiyari organlar kurabileceğinin belirtildiğini ve müvekkili meslek birliğinin de Meslek Birlikleri Ve Federasyonları Tüzüğü hükümleri uyarınca, 25.03.2008 tarihli Mü-yap Genel Kurulunun 6 numaralı gündem maddesinde, müyap bağlantılı hak sahibi fonogram yapımcıları meslek birliği tarafından tahsil olunacak tazminat ve diğer ücretlerden kesilecek meslek birliği payına ilişkin yönergesinin 8.02.02.02.02’inci maddesi ile 8.02.02.02.03 sayılı maddesinde yaptığı değişiklik ile ihtiyari bir organ olarak mu-yap dağıtım komisyonunun kurulmasına karar verildiğini, 25.03.2008 tarihli mu-yap genel kurulunun 6 sayılı gündem maddesi kapsamında alınan karar uyarınca dağıtım usulü belirlendiğini, davacı yanın, mü-yap dağıtım komisyonunun karaoke albümlerle ilgili olarak aldığı karara karşı mü-yap genel kurulunda itiraz etmeden, mü-yap dağıtım komisyonu kararının iptal edilmesi için işbu davayı açtığını, Meslek Birlikleri Ve Federasyonlar Tüzüğünün 75`nci maddesinin `tüzükte, birlikler ve federasyonların çalışmalarıyla ilgili hususlarda hüküm bulunmayan hallerde, fikir ve sanat eserleri kanunu ile dernekler kanununun ilgili hükümleri uygulanır` şeklindeki hükmü ve FSEK`in 42`nci maddesinin 5`nci fıkrasının ` dernekler kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 30, 37, 40, 42, 43, 44, 45, 48, 65, 66, 67, 68, 69, 70 ve 90 ıncı maddeleri, bu maddeye göre kurulacak meslek birlikleri ve federasyon için de ceza hükümleriyle birlikte uygulanır` şeklindeki hukmü ile birlikte 5253 sayılı Dernekler Kanunun `cemiyetler ve dernekler kanununa yapilan atıflar` başlığını taşıyan 34`üncü maddesinin, `diğer kanunlarda, 3512 sayılı cemiyetler kanunu, 1630 sayılı dernekler kanunu veya 2908 sayılı dernekler kanunu ile bunların ek ve değişikliklerine veya belli maddelerine yapılan atıflar, bu kanuna veya bu kanunun aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine yapılmış sayılır. bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde aynı konuları düzenleyen 4721 sayılı türk medeni kanununun ilgili hükümlerine atıf yapılmış sayılır.` şeklindeki hükmü birlikte değerlendirildiğinde, meslek birligi üyesi bir fonogram yapımcısı ile meslek birliği arasında doğan uyuşmazlıklardan hangi yolun izleneceği ve hangi yasa hükümlerinin uygulanmak suretiyle uyuşmazlığın çözümleneceği açık bir şekilde ortaya koyulduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/2-300 E. Ve 2002/385 K. sayılı ilamında hüküm altına alındığı üzere asıl olan uyuşmazlıkların derneğin (somut olayda muvekkil meslek birliginin) kendi bünyesi içerisinde çözümlenmesi olup, işin genel kurulda çözüm yolu bulunduğu sürece yargı yoluna gidilmesi düşünülemeyeceğini, davacı şirketin, Müyap dağıtım komisyonunun kareoke albumlere ilişkin aldığı karar aleyhine Mü-yap genel kuruluna itiraz edilmeden, mü-yap dağıtım komisyonunun kareoke albümlere ilişkin kararı kesinleşmiş olmayacağından, meslek birliğinin (cemiyetin) nihai kararı haline gelmeyeceğini, dava dosyasina sunulan 28.04.2017 tarihli ilk bilirkisi raporunda, mu-yap dağıtım komisyonu ile davalı meslek birligi üyesi olan davacı arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın meslek birlikleri ve federasyonları tüzüğünün 17. maddesi kapsamında kalan bir uyuşmazlık olduğu, konunun davalının genel kurulunda çözümlenmesi gerekebilecegi` seklinde görüş bildirilmiş, dava dosyasina sunulan 16.08.2018 tarihli 3. bilirkişi raporunda davacının Müyap dağıtım komisyonu kararına karşı öncelikle iç denetim yollarını tüketmeden yani mu-yap genel kuruluna basvurmadan dava açmış olduğu sonucuna varıldığını, yasal mevzuat gereği davacı fonogram yapımcısının üzerinde hak sahibi olduğu fonogramların hak takibinin, davacı şirket adına toplanan telif ücretlerinin dağıtımının ancak davacı şirketin müvekkili meslek birliğine üye olması ve davacı şirket ile müvekkili meslek birliği arasında kurulan üyelik ilişkisine istinaden yapılabileceğini davacı şirket ile müvekkili meslek birliği arasında kurulan ilişkinin ruhsat alan-ruhsat veren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğini açıkladığını, müvekkili meslek birliği asıl üyesi olan davacı artvizyon davacı yanın müvekkili meslek birliği genel kuruluna katılma, genel kurul esnasında (tüm mü-yap genel kurul gündemlerinde yer alan üyelik uyuşmazlıkları maddesine gelindiğinde) söz alarak veya yazılı bir dilekçe ile ya da her iki seçeneği bir arada kullanarak mü-yap genel kurulunda mü-yap dağıtım komisyonu kararına itiraz etme, bu konunun genel kurulda görüşülerek oylanmasını talep etme hakkı olduğunu, bu sebebple mü-yap yönetim kurulu tarafından davacı yanın mü-yap genel kuruluna itiraz etmesinin önlendiği iddiasının doğru olmadığını, mü-yap yönetim kurulunun herhangi bir üyesinin genel kurulda yapacağı itiraz önleme hak ve yetkisinin de bulunmadığını, davacı yanın bizzat 30/03/2015 tarihli ve sonrakı mü-yap genel kurullarına katıldığını ancak hiçbir genel kurulda halen mü-yap dağıtım komisyonu kararına, bu kararın genel kurulca kaldırılması istemiyle itirazda bulunmadığını, mü-yap genel kuruluna açık bir şekilde 15.01.2014 tarihli mü-yap dağıtım komisyonu kararına karşı mü-yap genel kuruluna itiraz ediyorum şeklinde açık bir irade beyanı içermeyen yazılarının, mü-yap dağıtım komisyonu kararına karşı davacı yan tarafından mü-yap genel kuruluna yapılmış bir itiraz gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davanın esasına girilmeksizin dava dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi nedeniyle HMK md.297/2 kapsaminda usul hukukuna bir aykırılık bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu mü-yap dağıtım komisyonunun 15.01.2014 tarihli kararı, “meslek birliğimizin 11.03.2013 tarihli olağan genel kurulunda; ... tarafından tahsil olunacak tazminat ve diğer ücretlerin üyeler arasında paylaşımına ilişkin yönergesinin 8.02.02.02) numaralı alt bendinde genel kurul tarafından bu konudaki paylaşıma esas oluşturulacak bir karar alınmışsa , paylaşım bu karar ile belirlenecek esaslar uyarınca yapılır, 8.02.02.03) alt bendinde genel kurul tarafından bu konuda bir karar alınmamışsa , yönetim kurulu tarafından paylaşıma esas oluşturulacak kuralları belirlemek üzere genel kurul haricindeki mü-yap zorunlu organlarının başkanları ve bir yönetim kurulu üyesinin katılacağı komisyonun oyçokluğu ile belirleyeceği esaslar uyarınca yapılacağı şeklindeki kararına dayanarak; pazar paylarına dahil edilecek üretim ve kullanımlara yönelik yapılan değerlendirme sonucu , kullanım ve satış alanları bakımından karaoke, çocuk şarkıları ve ninni gibi eserleri içeren yapımların genel müzik pazarı çerçevesinde değerlendirilemeyeceğine dolum kriteri bakımından kapsam dışı bırakılmalarına” şeklinde olduğunu, bu karardan da açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu karaoke albümlerin müzik ürünü sayılmadığı veya dvd formatında olmaları sebebiyle dolum kriteri dışında tutulmadığını, bu kararı ile mü-yap dağıtım komisyonu, davacı yana ait karaoke albümler içerisinde yer alan parçaların müzik eseri olmadığına değil, söz konusu karaoke albümlerin genel müzik pazarı çerçevesinde değerlendirilemeyeceğine bu sebeple dolum kriteri bakımından kapsam dışı bırakılmasına karar verdiğini, bunun nedeninin ise bu yapımların mü-yap genel kurulu tarafından belirlenen ve tüm üyelere yönelik belirlenen ve üyeler arasında hakkaniyeti sağlamayı amaçlayan dağıtım kriterlerini bozucu nitelikte bulunması olduğunu, zira umuma açık mahaller esas alındığında, karaoke albümlerin neredeyse tamamen karaoke bar ve benzeri umuma açık mahallerde kullanılmakta, karaoke albümlerin kullanım alanlarının, genel olarak müzik dinlenip izlenen mecralardan belirgin bir şekilde farklılaşmakta olduğunu, bu farklılaşmanın göz ardı edilerek karaoke albümler dolum kriterleri bakımından dikkate alındığında, bu durumun umuma açık mahallerden topladığı telif ücretlerini tüm üyelerine adil ve nesnel (objektif) kriterlere göre dağıtmakla yükümlü müvekkili meslek birliğinin, genel kurul kararı ile belirlenmiş dağıtım kriterlerini bozucu etki yaptığını, davanın esastan da reddinin gerektiğini, kareoke albümlerin dolum kriteri dışında bırakılmasının sebebi, müzik sektöründeki genel uygulamalar ve kullanım alanları gözetildiğinde, kareoke albümlerin, müvekkil meslek birliği ile lisans sözleşmesi imzalamış bulunan ancak kullanım listesi alınamayan umuma açık mahallerden (bunlar arasında birkaç lisanslı kareoke barın bulunduğu dikkate alındığında) toplanan telif ücretlerinin üyeler arasında hakkaniyetli ve adil dağıtımı için oluşturulacak örnekleme dâhil edilmesi halinde, örneklemi bozucu bir nitelik taşıyacak ve diğer üye fonogram yapımcıları bakımından haksız sonuçlar doğurabılecek olması olduğunu, dosyaya sunulu bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere mü-yap dağıtım komisyonunun 15.01.2014 tarihli kararı ile karaoke albümlerini tüm dağıtım kriteri hesaplamalarından değil, sadece dolum kriteri hesaplamasında kapsam dışı bıraktığını, davacıların iddialarının doğru olmadığını, dava konusu edilen 2010, 2012 ve 2013/4’üncü dönemlerine ilişkin ödenmediği iddia edilebilecek hiçbir hak ediş bedeli olmadığını, davaya cevap dilekçelerinde dava konusu karaoke albümlere ilişkin olarak 2010 ve 2012 yılı bedelleri ile 2013 yılının dördüncü dönemine kadar olan tüm hak ediş bedelleri, mü-yap dağıtım komisyonun karaoke albümlerin dolum kriteri dışında bırakılması kararı 15.01.2014 tarihli olduğundan, bu karardan önceki dava konusu edilen dönemlere ilişkin her türlü hak ediş bedeli, karaoke albümlerin de dolum kriterine dahil edilmesi suretiyle davacı şirkete ödendiğinin belirtildiğini, davacı yan vekilinin 15.01.2014 tarihli mü-yap dağıtım komisyonu kararının geçmişe dönük olarak uygulandığı şeklindeki iddiasının doğru olmadığını, mü-yap dağıtım komisyonunun 15.01.2014 tarihli kararı dağıtım kriterlerinden biri olan dolum kriterine ilişkin alınan bir kararın, henüz hesaplanmamış ve dağıtımı yapılmamış ve en erken şubat 2014 başına kadar olan zaman diliminde dağıtım ve hesaplaması yapılacak hak ediş bedellerinin dağıtım hesaplamalarına dahil edilmesinin hatalı bir uygulama olarak nitelendirilemeyeceğini, bu yüzden mü-yap dağıtım komisyonu kararının, keyfi olarak geçmişe dönük uygulandığı şeklindeki davacı yan ve vekilinin itirazının haksız olduğunu istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının karaoke albümlerin dolum kriteri olarak dikkate alınmadığı gerekçesiyle açılan KARAOKE DVD albümlerin müzik eseri olarak tespit ile bu eserlere ilişkin ödenmesi gereken şimdilik 10.000-TL belirsiz alacağın tahsili talepli olduğu görülmüştür.Dava konusu olaya ilişkin olarak Mü-Yap dağıtım komisyonunun davacı yana ait karaoke albümlerin dolum kriteri olarak uygulanmamasına yönelik 15.01.2014 tarihli kararının bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkemece dosyada iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporlarına göre 15/01/2014 tarihine kadar davacıya diğer üyelerle aynı oranda ödeme yapıldığı, bu tarihten sonra "dolum kriterinin" dışında tutulduğu, MÜYAP Tüzüğü 11. Madde de, üyelerin Tüzüğün 13. Ve 14. Maddelerde öngörülen kısıtlamalar dışında eşit haklara sahip olduğunun düzenlendiği, bu tarihten sonra dolum kriteri dışında tutulmasının sebebinin davalı MÜYAP Dağıtım Komisyonu kararına dayandığı, MÜYAP olağan Genel Kurulu'nda MÜYAP Tarafından Tahsil Olunacak Tazminat Ve Diğer Ücretlerden Kesilecek Meslek Birliği Payına İlişkin Yönerge hükümlerine göre, paylaşıma esas kurallar konusunda Genel Kurul'da karar alınmışsa Genel Kurul kararı, karar alınmamışsa, komisyon tarafından oy çokluyla belirleyeceği esasa göre yapılacağının düzenlendiği, somut olayda da; Dağıtım Komisyonu kararı ile karaoke albümlerin kapsam dışına çıkarıldığı, mahkeme kararında da değinildiği üzere Dağıtım Komisyonu kararına karşı iptal davası açılamayacağı, ancak davanın esasen iptal davası değil tahsil davası olduğu, davalı tarafça yönerge hükümlerine göre oluşturulan komisyon kararına göre ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak davanın reddi kararı yerinde ise de, yazılı gerekçe ile red kararı verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin, müvekkilinin piyasaya sürdüğü Karaoke DVD albümlerin müzik eseri olduğunun tespitini talep ettiklerini, bu hususta tartışma bulunmadığını, mahkemenin kararında da, ilk müzik eserinden istifade edilerek oluşturulan, ondan bağımsız olmayan ancak işleyenin de hususiyetini taşıyan karaoke eserlerinin FSEK 6. Madde uyarınca işleme eser sayıldığının açıklandığını ancak hüküm kurulmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.6100 Sayılı HMK 106. Madde de; (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır" hükmü düzenlenmiştir.FSEK 1/B-a maddesinde; " Eser", c bendinde "İşlenme Eser" tarifi yapılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, karaoke müzik eserlerinin, işlenme eser olduğu açıklanmıştır. Davalı meslek birliğince de bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığının beyan edildiği, muaraza çıkarılmadığı anlaşılmakla, ayrıca davacının piyasaya sürdüğü karaoke DVD albümlerin üzerinde tek tek inceleme yapılarak eser/işlenme eser vasfında olup olmadığının tespiti gerektiği, bu konuda da uyuşmazlık çıkarılmadığı, tespit davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla tespit talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin kararın gerekçesine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın HMK 353/1-b.2. mad. gereğince kaldırılmasına, davanın düzeltilmiş gerekçe ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 19/07/2019 tarih, 2015/239 E. 2019/320 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile;3-Davanın REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile 256,82 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti, 170,25-TL posta gideri olmak üzere toplam 670,25-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 68,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 217,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1630 sayılı dernekler Kanunu 2908 sayılı dernekler Kanunu 4721 sayılı türk medeni Kanunu 1073 sayılı cevabında yer alan ifade: “Genel Kurul ve Dağıtım Komisyonunca alınmış kararlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonrasında belirlenen adetler dağıtım hesaplamasında kullanılmaktadır.” şeklinde ikrar niteliğinde olup zaten bu konuda bir tartışma bulunmadığını, müvekkilinin iç denetim yollarının tüketilmesi adına gerekli bütün talep ve başvurularda bulunduğunu hatta özellikle konunun Genel Kurul gündemine alınmasını talep ettiğini ancak Davalı Birlikin bu talepleri yerine getirmekten imtina ettiğini ve engellediğini, -DVD’lerin müzik eseri olduğu konusunda tartışma bulunmadığını, davalının cevap dilekçesindeki açık ikrarı bulunduğunu, -DVD’lerin müzik eseri olduğu, umuma iletim hakkına haiz olduğu, bu haktan doğan ücretlerin taraflar arasında kurulan sözleşmeyle birlik tarafından toplanacağının kararlaştırıldığı, geçerli bir sözleşme olduğu ve birliğin eylemlerinin bu sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinin tartışmasız olduğunu,-gösterilen dolum kriterlerinin indikatif nitelikte kullanıldığını yani varsayımsal bir ilişki kuruduğunu, usulüne göre dolumu yapılmış, kanun tanımı doğrultusunda eser niteliğine haiz olduğuna dair tartışma bulunmayan ve umumu mahalde temsil ile iletime elverişli eserlerin dolum adedi kriterinde sayılmamasının hiçbir izahatı bulunamayacağını, puantaj sistemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolum adetleri doğrultusunda sayılması gerektiği, bu itibarla telif ücretinden pay ödeme borcunun doğduğunun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, hiç ödeme yapılmamış olmasının ne hukuki ne pratik dayanağı bulunmadığını, bütün bu tartışmaların ötesinde, kararın geriye yürütülerek uygulanmasının hukuki hiçbir geçerliliği bulunamayacağını, söz konusu kararın 2014 yılında alındığı ve 2013 yılının dördüncü dönem hak edişlerinin hesaplanmasında da uygulandığını, herhangi bir Dernek kararının geriye etkili olarak uygulanamayacağını, 2013 yılında Müvekkili tarafından yapılan dolum adetleri ve buna bağlı hak edişlerin artık kazanılmış hak teşkil ettiği ve bu tarihe ait ödemelerin yapılması gerektiğini, kararın kaldırılarak fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL belirsiz alacağın tespiti ile her bir alacağın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi, söz konusu karaoke dvdlerin müzik albümü olarak tespiti, istinaf ve ilk derece mahkemesi dahil bütün yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı fonogram yapımcısı şirketin üyesi bulunduğu müvekkili meslek birliği mu-yap, fikir ve sanat eserleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile;3-Davanın REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu 3512 sayılı cemiyetler Kanunu 5253 sayılı Dernekler Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 HMK md.106 K1073 md.17 K7035 md.31 K6100 md.361/1 K6100 md.106 K492 md.333 K6100 md.2 K6100 md.355 HMK md.361/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog