Esas No
E. 2022/105454
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2022/105454 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2022/105454, T. 19.09.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2022/105454
Karar Tarihi
19.09.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

GAZİANTEP

2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ....
KARAR NO: ....
DAVACI: ....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: ....
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/05/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalıdan demir satın aldığını, müvekkilin satın aldığı demir için 25/07/2022 tarihinde 53.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davalının yapılan ödemeye karşılık olarak satılan alınan inşaat demirlerini davacıya teslim etmediğini, bunun üzerine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2022/105454 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini, itiraz sonrasında arabuluculuğa gidildiğini ancak buradan bir sonuç çıkmadığını belirtmiştir. Bu nedenlerle itirazın iptaline, %20den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve vekalet ücreti, yargılama giderlerinin davalı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafça dosyaya sunulan dekontta yazan ödemeyi alanın .... .... İnşaat adında bir şirket olduğunu, müvekkilinin hesaplarına yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığını, bahse konu şirketin müvekkili ile alakası olmadığını, müvekkilinin kömür alım satım işi ile uğraştığını belirtmiştir. Bu nedenle haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,

2.İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,

3.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK m.114/1-c hükmüne göre mahkemenin görevli olması husus dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu bağlamda mahkememizce dosya görev konusu yönünden ele alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Davaya konu uyuşmazlık demir alım satımdan kaynaklanmakta olup bu haliyle ortada mutlak ticari dava bulunmamaktadır.

Davacı taraf ticari şirket olup kanun gereği tacir sıfatını haizdir. Bu noktada herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak burada davacının tacir sıfatını haiz olması mahkememizin görevli olmasına tek başına yeterli olmayıp aynı zamanda davalının da tacir sıfatını haiz olması gerekmektedir. Bu bağlamda davalının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili yerlere müzekkereler yazılmış ve cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden gelen cevabi yazının ekinde davalıya ait BA / BS formları ve gelir vergisi beyannamesi sunulmuştur. 507 sayılı Kanun 21.06.2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunun 76. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve maddenin 2. cümlesi ile diğer yasaların 507 sayılı Kanun'a yaptıkları atıfların 5362 sayılı Kanun'a yapılmış sayılacağı da açıklanmıştır. Bahsi geçen yeni kanuni düzenlemede esnaf ve sanatkâr tanımı değiştirilmiştir. Yeni Kanun'un 3. maddesine göre "Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri" olarak belirtilmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nin 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir. Şahinbey Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazı tetkik edildiğinde davalının elde ettiği gelir miktarının 213 sayılı VUK m.177 hükmü için öngörülen sınırların altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle de davalının tacir sıfatını haiz olmadığı ve esnaf olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle de iş bu davaya konu uyuşmazlığın çözümü noktasında mahkememiz görevli değildir. Mahkememizin görevsiz olmasının yanında verilecek görevsizlik kararında görevli mahkemenin neresi olduğu da önem arz etmektedir. Somut olayda inşaat demiri satımı söz konusu olup uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2.6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA,

4.Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 19/09/2023

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog