Esas No
E. 2007/4864
Karar No
K. 2011/23072
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2007/4864 E.  ,  2011/23072 K.

"İçtihat Metni"Zimmet ve zimmete neden olmak suçlarından sanıklar ... ve ...'ın bozmaya uyularak yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'ın zimmet suçundan mahkümiyetine, sanık ...'ın ise zimmete neden olmak suçundan beraetine dair, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2005 gün ve 2005/248 Esas, 2005/267 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık ...'a isnat olunan zimmete neden olmak suçunun tabi olduğu kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, hükmün verildiği 11.10.2005 tarihinden temyiz inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarının karar yerinde gösterilmemesi, bu hususun hükmün doğal sonucu olup infazda nazara alınması mümkün bulunduğundan bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarıda yerinde görülmemiştir. Ancak; Kararın gerekçesinde TCK.nun 249. maddesinin uygulanamayacağı belirtildiği halde hüküm kısmında bu madde ile indirim yapılmak suretiyle hükmün karıştırılması,

TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK uyarınca hüküm kurulduğu halde 647 sayılı Kanunun 6. maddesiyle ertelemeye, 765 sayılı Kanunun 40. maddesiyle de mahsuba karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması, Sanığın sarfına sebebiyet verdiği yargılama giderinden sorumlu tutulması yerine, diğer sanıkla birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,

Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14 maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,

Kabule göre de;

TCK.nun 61. maddesindeki sıralamaya aykırı olarak 43. maddenin 247/3 ve 249. maddeden, 248. maddenin ise 249. maddeden önce uygulanması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.