5. Ceza Dairesi
Zimmet suçundan sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2010 gün ve 2010/82 Esas, 2010/180 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin 16/1. maddesindeki "Tutanak yazıcıları, mübaşirler bir muamelenin yapılması için ödenmesi gerekli harç ve masrafları iş sahiplerinden alamazlar" aynı yönetmeliğin 17. maddesinde ise "Harç ve yargılama masraflarının tahsili işi kendisine verilmiş olan kalem şefi (yazı işleri müdürü) veya muavini vazife sebebiyle yerlerinden ayrıldıkları zaman iş sahiplerinin beklememesi için tedbir alırlar, bu tedbirleri reis veya hakimin tasvibine arzederler." Biçimindeki düzenlemeler nazara alındığında mahkemeler mübaşiri olarak görev yapan sanığın posta havalesi ile gönderilen keşif giderini C.Savcısının yetkisine girmediği halde ona imzalattırdığı yetki belgesine dayanarak, PTT şubesinden tahsil edip temellük etmesi eyleminde, sanık mübaşirin bu işle görevlendirilmesinde yasal engel olması ve görevlendirenin de bu hususta yetkisinin bulunmaması sebebiyle zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu niteliğinde kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Zİmmete geçirilen paranın kovuşturma başlamadan önce gönüllü olarak iade edilmesi nedeniyle TCK.nun 248/2 maddesi uyarınca cezanın yarı oranda indirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
TCK.nun 62. maddesi ile cezadan indirim yapılırken TCK.nun 61/6 maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
TCK.nun 53/5 maddesi gereğince en fazla 1 yıl 13 ay süre ile memuriyet görevine ilişkin hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, C.Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.