12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7191 E. , 2024/184 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 19.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alındığını, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini belirtmiş, bu kapsamda 1.000,00 TL maddi ve 75,000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili 27.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığına, maddi zararın ispatlanmadığını, dava süresi ile mükerrer dava bakımından ve davacının kendi kusuru ile gözaltına alınıp alınmadığı hakkında araştırılma yapılması gerektiğini, davanın kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3.İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2017 tarihli ve 2017/139 Esas, 2017/377 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/1776 Esas, 2019/2289 Karar sayılı kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı 01/11/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 14/11/2016 tarihinde serbest bırakıldığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2017 tarih ve 2017/12436 Karar sayılı kararı ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacıya 14/03/2017 tarihinde bizzat tebliğ edilerek 30/03/2017 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin de iş bu tazminat davasını 25/04/2017 tarihinde açtığı, dolayısıyla davanın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde düzenlenen kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aylık ve her halde kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ...
Bilirkişi Veli AK tarafından oluş ve içeriğe uygun tanzim edilen davacının maddi zararının tespitine yönelik 27/11/2017 tarihli bilirkişi raporu neticesinde, davacının haksız gözaltında kaldığı sürelere ilişkin maddi zararının asgari geçim indirimi hariç 824,74 TL olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla, davacının 01/11/2016-14/11/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı anlaşılmakla, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır şekilde talebinin kısmen kabulü ile 824,74 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca gözaltına alınma tarihi olan 01/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Manevi zarar bakımından ... davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, davacının gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve gözaltına alınmasının davacının üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle sebepsiz zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde makul olduğu kabul edilen 600,00 TL miktarında manevi tazminata hükmedilmesinin hak ve nesafet kurallarına uygun düşeceği yönünde Hakimler Heyetinde tam vicdani kanaat hasıl olduğundan, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 600,00 TL manevi tazminatın davalı Hazine'den alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca tutuklama tarihi olan 01/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi yoluna gidilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 922,39 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/104105 Soruşturma – 2017/12436 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 01.11.2016 - 14.11.2016 tarihleri arasında 13 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 30.03.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2.Davacı lehine son maaşı üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup davacı vekilinin eksik maddi tazminata hükmolunduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/2557 Esas, 2019/2622 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.