12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/1209 E. , 2024/193 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2021 tarihli, 2016/375198 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemenin Kabulü "Her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, dosyada mevcut delil ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibarla, suça konu yerin korunması gerekli sit alanı olduğuna dair sanığa herhangi bir tebligat veya bildirim yapılmadığı gibi, aynı hususta ilgili muhtarlığa yapılan ve duyurulması istenen bir bildirim de yapılmadığının anlaşıldığı, sanığın suça konu taşınmaz parçasını ceddinden intikalen malik sıfatıyla zilyed olarak uzun süredir kullanageldiği, bu nedenlere dayalı olarak sanığın isnat olunan eylem bakımından suç kastı bulunmadığı ve müsnet eylemin taksirle de işlenemeyeceği anlaşılmakla, sanığın CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir."
2.Sanık tarafından, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.12.1990 tarih ve 918 sayılı kararı ile tescilli 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazların sürülüp ekilmesi suretiyle tarımsal faaliyetlerde bulunulduğu iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmıştır.
3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, taşınmazların sit alanında kaldığını bilmediğini beyan etmiş, mahkemece icra edilen keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler benzer mahiyetteki beyanlarında, dava konusu yerin sit alanında kaldığına dair herhangi bir tebligat yapılmadığını ifade etmişlerdir.
4.Dosya kapsamında mevcut ziraat bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibariyle taşınmazlarda buğday ekili olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığın, dava konusu taşınmazların sit alanında kaldığını bilmediğine yönelik savunması karşısında, taşınmazlara ait tapu kaydında sit alanında kaldıklarına dair şerh bulunup bulunmadığı hususu ile Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.12.1990 tarih ve 918 sayılı kararının suç tarihinden önce mahallinde usulüne uygun vasıtalarla ilan edilip edilmediği hususu taşınmazların bağlı bulunduğu ilgili kaymakamlık, belediye ve muhtarlıktan araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/484 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.