Esas No
E. 2020/1205
Karar No
K. 2024/787
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2020/1205
KARAR NO: 2024/787

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/03/2020

NUMARASI : 2015/1454 Esas 2020/247 Karar

ASIL DAVA DOSYASINDA;

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ: 22/10/2015

BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN

2016/664 E. - 2017/915 K. SAYILI DOSYASINDA;

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 04/04/2024

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1454 Esas ve 2020/247 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda asıl dava dosyasında davanın kabulüne, birleşen dava dosyasında kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karara karşı birleşen dava davacı vekili ve asıl dava davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...ASIL DAVA :

Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davalı ile davacı arasında yapılan sözleşmeye göre yükün 13-15 Nisan 2015 tarihlerinde Mersin Limanından yüklenmesi gerektiği ve yükün yine bu sözleşmeye göre güverte altı şekilde yüklenmesi gerektiğini, taşımanın yapılacağı geminin Mersin Limanına belirtilen tarihe kadar gelmediği ve sonrasında davalı ile davacı arasında yüklemenin Haydarpaşa Limanına alınması konusunda alınması ve navlun ücretinin 166.000,00 USD’den 160.500,00 USD’ye düşürülmesi konusunda anlaşıldığını, ancak yükün 17.04.2015 tarihinde Haydarpaşa gümrük işlemlerinin tamamlanmasına rağmen gemiye yüklenmesinin 29.04.2015 tarihinde güverte üstü olacak şekilde yapıldığını, 07.05.2015 tarihinde davacı tarafından davacıya aralarındaki mutabakat sonrası 40.000,00 USD’lik bir avans ödemesi yapıldığını, davacı tarafın gemi armatörü ile yaptığı görüşmeler sonucu kendisine herhangi bir ödeme yapılamadığını, yapılan 40.000,00 USD’lik ödemenin haksız olarak talep edildiğinden geri iadesi talep edildiğini belirterek, takip dosyasına konu alacağı ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle;

Davacı tarafından iadesi istenen bedelin neye dayandırdığı hususunun belirsiz olduğunu, söz konusu yükün Mersin Limanı’ndan değil de, Haydarpaşa Limanı’ndan yüklenmesinin her iki taraf arasındaki mutabakat ile sağlandığını, sözleşme gereği 160.500,00 USD olan bedelin 40.000,00 USD’lik kısmı avans olarak ödenmiş olduğu ve davalı tarafın halen sözleşme gereği 120.500,00 USD alacağı olduğunu belirterek, davanın reddi ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/664 E. - 2017/915 K. Sayılı Dosyasının tetkikinde;

DAVA : Birleşen dosya davacısı vekilinin dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket tarafından 07.05.2015 tarihinde gerçekleştirilen 40.000-USD tutarındaki ödemenin iadesi için 07.04.2016 tarihinde İzmir 27.İcra Müdürlüğü’nün 2016/5278 sayılı dosyası ile davalı ... adına icra takibi başlatıldığı, Davacı şirket ile davalı ... ve dava dışı ... firması arasında 14.04.2015 tarihinde Mersin Limanından Chittagong Limanına nakledilecek ürünler için Deniz Taşıma sözleşmesi düzenlendiği ve işbu sözleşme ile her iki tarafında belirli yükümlülükler altına girdiği, Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre yükün 13-15 Nisan 2015 tarihlerinde Mersin Limanından yüklenmesi gerektiği ve yükün yine bu sözleşmeye göre güverte altı şekilde yüklenmesi gerektiği, Taşımanın yapılacağı geminin Mersin Limanına belirtilen tarihe kadar gelmediği ve sonrasında dava dışı ... firması ile davacı arasında yüklemenin Haydarpaşa Limanına alınması konusunda alınması ve navlun ücretinin 166.000,00 USD’den 160.500,00 USD’ye düşürülmesi konusunda anlaşıldığı, ancak yükün 17.04.2015 tarihinde Haydarpaşa gümrük işlemlerinin tamamlanmasına rağmen gemiye yüklenmesinin 29.04.2015 tarihinde güverte üstü olacak şekilde yapıldığı, 07.05.2015 tarihinde davacı tarafından dava dışı ... firmasına aralarındaki mutabakat sonrası 40.000-USD’lik bir avans ödemesi yapıldığı, ayrıca bu ödemenin yapıldığı gün 07.5.2015 tarih 97099 no.lu 90.000-USD bedelli faturanın da dava dışı ... tarafından düzenlenerek davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirketin yasal süresi içerisinde ilgilisine iade ettiği, davacı tarafın gemi armatörü ile yaptığı görüşmeler sonucu yükleme ile ilgili gerçekleştirilen avans ödemesinin kendisine ulaşmadığının bildirildiği, davacı şirkete kesilen 18.04.2015 tarih 97094 no.lu 160.500 USD miktarlı faturanın davacıya tebliğ edildiği, ancak ilk yapılan ödeme bakiyeden mahsup edilmediği, davacı tarafından bu fatura bedelini 04.06.2016 tarihinde davalı ... firmasına ödediği, aynı gün içerisinde ayrıca 29.500 USD ödeme yapıldığı, Davacı şirketin bu ayıplı taşıma işlemi için malların ilk limanda indirileceği alıkonulacağı tehditleri ile toplamda 230.000 USD ödemek zorunda bırakıldığı,yapılan 40.000,00 USD’lik ödemenin haksız olarak talep edildiğinden İzmir 27.İcra Müdürlüğü’nün 2016/5278 sayılı dosyası üzerinden geri iadesini talep ederek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı ... .A.Ş. vekili tarafından 23.06.2016 tarihli yetki görev sıfat itirazı ve süre uzatım dilekçesi verildiği, bunun dışında başka bir cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.

DELİLLER

Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; takip dosyası, gümrük beyannamesi, konşimento sureti, taşıma sözleşmesi, fatura ve ödeme dekontları, e posta ve mesajlar, gemiye yapılan yüklemeye ait resimler, keşif, bilirkişi, tanık ve sair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.

Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; takip dosyası, taşıma sözleşmesi, faturalar, banka kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi, tanık ve yemin deliline dayandığı görülmüştür.

İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2015/12281 Esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ... Şti. vekilinin, borçlu ... aleyhine toplam 118.920,00 TL alacağın, ilamsız icra yoluyla tahsili talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 25/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 28/08/2015 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat ederek, borçlu olmadığının beyan ile borca itiraz ettiği, yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu görülmüştür.

İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2016/5278 Esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ... Şti. vekilinin, borçlu ... A.Ş. aleyhine toplam 113.852,00 TL alacağın, ilamsız icra yoluyla tahsili talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 02/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 05/09/2016 tarihinde icra müdürlüğüne müracaat ederek, borçlu olmadığını beyan ettiği görülmüştür.

Davacı vekili tarafından müvekkili şirkete ait defter ve kayıtlar sunulduğu takdirde uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dava dosyasının SMMM bilirkişi ..., teknik bilirkişi ... ile kaptan bilirkişi ...'e tevdii ile taşıma işleminin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre yerine getirilip getirilmediği, sözleşme hükümlerine göre hareket edilmemiş ise davacının zararının oluşup oluşmadığı, var ise oluşan zarar miktarı, iş bu zararın sözleşme kapsamında davalıdan talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise takip tarihi itibariyle davacının oluşan alacak miktarının tespiti hususunda bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 23/08/2017 tarihli raporda;

1.Davacı-alacaklı ... Şti.’nin 2015 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu; muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu; yevmiye defteri kayıtlarının kebir defteri ile uyumlu olduğu; ancak yevmiye defterinin 6102 sayılı T.T.K’ nun 64/3.maddesine istinaden yaptırılması gereken dönem sonu noter ibraz onayının yaptırılmamış olduğu, 2) Davalı-borçlu ...-... tarafından davacı-alacaklı ... Şti. adına 18.04.2015 tarih A-97094 no.lu 160.500 USD ve 07.05.2015 tarih A-97099 no.lu 90.000 USD tutarında iki adet fatura düzenlendiği, i. İşbu faturalardan 18.04.2015 tarih A-97094 no.lu 160.500 USD tutarındaki faturanın davacı-alacaklı şirketin 2015 yılı yasal defterlerinde 431.247,45 TL olarak kayıt altına alındığı, ii. İşbu faturalardan 07.05.2015 tarih 97099 no.lu 90.000 USD tutarındaki faturanın ise davacı-alacaklı şirket tarafından yasal defterlerinde kayıt altına alınmadığı, 3) Davacı-alacaklı şirket tarafından banka aracılığı ile davalı-borçlu şirket adına toplam 200.500 USD tutarında ödeme yapıldığı; işbu ödemelerin davacı-alacaklı şirketin 2015 yılı yasal defterlerinde 538.636,65 TL olarak kayıt altına alındığı, 4) Davacı-alacaklı şirket tarafından kur farkı işlemlerine istinaden davalı-borçlu şirketin cari hesabının 8.898,80 TL tutarında borçlandırıldığı, 5) Davacı-alacaklı şirketin yasal defterlerine göre, davalı-borçlu ...-...’ın 21.08.2015 icra takip tarihi itibari ile 40.000 USD karşılığı 116.288,00 TL tutarında borç bakiyesi verdiği tespit edilmiştir.

6.Yukarıdaki mali incelemeler neticesi, davacının navlun ücreti dahil toplam 200.500,00-USD davalıya ödeme yaptığı tespit edildiğinden, davacının (40.000USD – 2500USD=37.500USD) şeklinde hesaplanacak 37.500USD bakiyeyi davalıdan talep edebileceği;

7.Hukuki manada güverte taşıması, yükleme limanı değişikliği gibi hususlarla alakalı bir zararın ortaya konulamadığı; bu yüzden davacının sırf bu hususa dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.

Taraf vekillerinin itirazları ve birleştirilen dava dosyası yönünden inceleme ile her iki dava dosyasındaki iddia ve savunmalarda dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi hususunda dava dosyası bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 20/04/2018 tarihli ek raporda; davalı ... - ... tarafından davacı şirket adına 18/04/2015 tarih A-97094 nolu 160.500 USD ve 07/05/2015 tarih A-97099 nolu 90.000 USD tutarında iki adet fatura düzenlediği, işbu faturalardan 07/05/2015 tarih A-97099 nolu 90.000,00 USD'lik faturanın davacı şirketin kabulünde olmadığı, davacı şirket tarafından 97094 nolu faturaya istinaden 07/05/2015 tarihinde dava dışı ... firması aracılığı ile 40.000 USD ödeme yapıldığı, işbu ödemenin davalı ...'ın kabulünde olduğu, davacı şirket tarafından birleşen dava davalısı ... A.Ş. Adına 04/06/2016 tarihinde ...bank aracılığı ile 160.500,00 USD ve 29.500 USD olmak üzere toplam 190.000 USD ödeme yapıldığı, davacı şirketin yasal defterlerine göre davacı şirket ile birleşen dava davalısı ... arasında işbu ödemeler dışında herhangi bir ticari ilişkinin varlığını gösterir bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, davacı şirketin yasal defterlerine göre, davalı ... A.Ş.'ye yapılan işbu ödemelerden 160.500,00 USD'nin davalı ... hesabına virmanlandığı, bu durumda davalı ...'dan 40.000 USD alacağı bulunduğu, davacı şirketin yasal defterlerine göre, davalı ... A.Ş.'den 29.500,00 USD alacağı bulunduğu, yine birleşen dava dosyasındaki ...bank Konya Organize Sanayi Şubesi tarafından 18/08/2017 tarihli cevap yazısında, davacı şirket tarafından yapılan ... A.Ş. Adına yapılan 190.000 USD tutarındaki işbu ödemelerin ... firmasının ödemenin yapılmaması halinde malların başka bir limana indirilmesi tehdidi sebebi ile yapıldığının anlaşıldığının beyan edildiği, tüm bu sebepler doğrultusunda, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bir deniz taşıma sözleşmesi olduğunun ve daacı şirketin ... firmasına yapmış olduğu 190.000 USD ödemenin malların başka limana indirilmesi tehdidi altında yapıldığının kabul edilmesi durumunda, davacı şirket tarafından 160.500 USD tutarındaki faturaya istinaden 40.000 USD'lik kısmı davalı ...'a, 190.000 USD'lik kısmı davalı ... şirketine olmak üzere toplam 230.000 USD ödeme yapmış olduğu, bu veriler ışığında davacı şirketin işbu taşıma işine istinaden 69.500 USD tutarında fazla ödemesi bulunduğu şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.

Davalı ... vekilinin bildirdiği adreste, davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak, iddia ve savunmaları ve itirazları karşılar mahiyette ek rapor tanzimi hususunda dava dosyası bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 05/11/2019 tarihli ikinci ek raporda; Davalı ...-... tarafından davacı şirket adına 18.04.2015 tarih A-97094 no.lu 160.500 USD ve 07.05.2015 tarih A-97099 no.lu 90.000 USD tutarında 2 adet fatura düzenlendiği, İşbu faturalardan 07.05.2015 tarih A-97099 no.lu 90.000 USD’lik faturanın davacı şirketin kabulünde olmadığı, Davacı şirket tarafından 97094 no.lu faturaya istinaden 07.05.2015 tarihinde dava dışı ... firması aracılığı ile 40.000-USD ödeme yapıldığı, işbu ödemenin davalı ...’ın kabulünde olduğu, Davacı şirket tarafından birleşen dava davalısı ... A.Ş. adına 04.06.2016 tarihinde ... aracılığı ile 160.500-USD, 29.500-USD olmak üzere toplam 190.000-USD ödeme yapıldığı, Davacı şirketin yasal defterlerine göre davacı şirket ile birleşen dava davalısı ... arasında işbu ödemeler dışında herhangi bir ticari ilişkinin varlığını gösterir bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, Davacı şirketin yasal defterlerine göre, davalı ... A.Ş.’ne yapılan işbu ödemelerden 160.500-USD’nin davalı ... hesabına virmanlandığı, bu durumda davalı ...’dan 40.000-USD alacağı bulunduğu, Bu durumda davacı şirketin yasal defterlerine göre, davalı ...-... ’ın 21.08.2015 icra takip tarihi itibari ile 40.000 USD karşılığı 116.288,00 TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacı şirketin yasal defterlerine göre, davalı ... A.Ş.’nden 29.500-USD alacağı bulunduğu, Davalı ... yasal defterlerine göre, davacı ...Şti.’nin 210.500 USD karşılığı 566.607,45-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, Davalı ...’ın yasal defterlerinde davalı ... A.Ş: adına yapılmış bir ödeme kaydına rastlanmadığı, 20.04.2018 havale tarihli ek raporda ayrıntısı ile belirtildiği gibi birleşen dava dosyasındaki ...bank Konya Organize Sanayi Şubesi tarafından 18.8.2017 tarihli cevap yazısında “davacı şirket tarafından yapılan ... A.Ş. adına yapılan 190.000-USD tutarındaki işbu ödemelerin ... firmasının ödemenin yapılmaması halinde malların başka bir limana indirilmesi tehditi sebebi ile yapıldığının anlaşıldığı” beyan edildiği tespit edikmiş olup, Bu bilgiler ışığında Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın beyanları doğrultusunda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bir Deniz Taşıma Sözleşmesi olduğunun ve davacı şirketin ... firmasına yapmış olduğu 190.000-USD ödemenin malların başka limana indirilmesi tehditi altına yapıldığının kabul edilmesi durumunda, Davacı şirket tarafından 160.500-USD tutarındaki faturaya istinaden 40.000-USD’lik kısmı davalı ...’a, 190.000-USD’lik kısmı davalı ... A.Ş.’ne olmak üzere toplam 230.000-USD ödeme yapmış olduğu, bu veriler ışığında davacı şirketin işbu taşıma işine istinaden 69.500-USD tutarında fazla ödemesi bulunduğu, Bunun dışında dava dosyasına yeni sunulmuş bir bilgi ve belgenin mevcut olmaması sebebi ile gerek kök raporumuzda gerek birinci ek raporumuzda değişikliği gerektirecek herhangi bir hususa rastlanmadığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

DEĞERLENDİRME

Dava; deniz taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, her ne kadar asıl ve birleşen dava dosyalarında, asıl ve birleşen dosya davalıları tarafından aleyhlerine ayrı ayrı başlatılan icra takiplerinde takibe konu alacağı ve ferilerine itiraz edilmiş ise de,

Mahkememizce gerek davacı, gerekse de davalı ...'a ait ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu dosyaya sunulan bilirkişi heyeti rapor ve ek rapor içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, davacıya ait yükün Mersin Limanından, Bengladeş'e deniz yolu ile taşıma işi yapılmasına dair anlaşmaya varıldığı, ancak yükün Haydarpaşa Limanında yüklemesinin yapıldığı, birleşen dosya davalısı ... A.Ş.'nin taşıyan olduğu, davalı ...'ın ise simsar olduğu, taşıma ücretinin yükün güvertede taşınması sebebiyle 160.500,00 USD olarak revize edildiği, davacının işbu navlun bedeline istinaden simsar gibi davranan ...'a 40.000,00 USD, birleşen dosya davalısı şirkete ise 190.000,00 USD olmak üzere toplam 230.000,00 USD ödemede bulunduğu, davacının işbu nedenle dava konusu yükün deniz yoluyla taşınmasından dolayı, davalılara toplamda 69.500,00 USD fazladan ödemede bulunduğu, davacının taşıma sebebiyle birleşen dosya davalısı taşıyana ödemesi gereken bedelin 160.500,00 USD yerine, 190.000,00 USD ödemek suretiyle birleşen dosya davalısına 29.500,00 USD fazladan ödeme yaptığı, yine davacının navlun bedelinin taşıyan şirkete yükün başka limana indirileceği baskısı sonucu yapılan ödeme sebebiyle davalı ...'a 40.000,00 USD fazla ödemede bulunduğu, işbu nedenle davacı şirketin asıl dava dosyası aleyhine başlatılan İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2015/12281 Esas sayılı takip dosyasındaki takip tarihi itibariyle TCMB Döviz Satış Kuru karşılığı 118.920,00 TL asıl alacağa ilişkin takibinde haklı olduğu, asıl dosya davalısı ...'ın işbu miktar alacağa ilişkin itirazında haksız olduğu, yine birleşen dosya davalısı aleyhine İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2016/5278 Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibariyle 29.500,00 USD TCMB Döviz Satış Kuru karşılığı 83.965,85 TL asıl alacağa ilişkin talebinde haklı olduğu, işbu miktar alacağa ilişkin birleşen dosya davalısı ... A.Ş.'nin itirazında haksız olduğu...'' gerekçesi ile; Asıl dava dosyasında; Davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2015/12281 Esas sayılı takip dosyasına konu 118.920,00.TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren değişken oranlardaki avans faiz oranı uygulanması suretiyle takibin devamına, Kabul edilen alacağın %20'si miktarındaki 23.784,00.TL icra inkar tazminatının asıl dosya davalısından alınarak, davacıya verilmesine, Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/664 Esas sayılı dava dosyasında; Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı borçlu şirketin İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2016/5278 Esas sayılı takip dosyasına konu 83.965,85.TL asıl alacağa ilişkin itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişken oranlardaki avans faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacağın %20'si miktarındaki 16.793,17.TL icra inkar tazminatının birleşen dosya davalısından alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı birleşen dava davacı vekili ve asıl dava davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:

Birleşen dava davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ...- ... aracılığıyla birleşen dava davalı ... AŞ. ("...") arasında yapılan deniz taşıma sözleşmesi (navlun sözleşmesi) akdedildiğini, navlun bedelinin ek protokollerle 160.500.USD olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından taşınacak yüklerin zamanında Haydarpaşa Limanına getirilmesine rağmen yüklerin gemiye zamanında yüklenmediğini, birleşen dava davalı ...e ait gemi Haydarpaşa Limanından kendisinden kaynaklı sebeplerle geç ayrıldığını ve bu sebeple ortaya masraf çıktığını, Liman İşletmeciliğine karşı çıkan masrafların ödenmesinin müvekkilinden talep edildiğini, müvekkili şirketin ortaya çıkan masraflardan sorumlu olmamasına rağmen yüklerin bir an önce teslim edilebilmesi için 160.500.USD taşıma ücretinin dışında sonradan geri almak üzere 40.000.USD ve 29.500.USD olmak üzere toplam 69.500.USD davalılara fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıların fazladan ödenen 69.500.USD yönünden sebepsiz zenginleştiklerini, 40.000.USD'ın asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısından tahsili yönünden ayrı ayrı yaptıkları icra takibine vaki itiraz üzerine ayrı ayrı itirazın iptali davası açtıklarını, her iki davalının da imzası bulunan deniz taşıma sözleşmesine ve navlun sözleşmesine binaen fiili taşıyan ve taşıyan olan davalıların müteselsil sorumlu olduklarını, mahkeme tarafından davacının ... yetkilisi ...'a 40.000,00.USD, birleşen dosya davalısı şirkete 29.500,00.USD olmak üzere davalılara toplamda 69.500,00.USD fazladan ödemede bulunduğu belirtilmesine rağmen birleşen dava davalı ... yönünden yalnızca 29.500,00.USD'den sorumlu olduğuna kanaat getirilerek kısmen kabul - kısmen ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda da tarafların müteselsil sorumlu olduğunun değerlendirildiğini ileri sürerek birleşen dava davalı yönünden kısmen red kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Asıl dava davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından uyuşmazlığa konu belgelerin yasal süresi içinde sunulmadığından davanın usulden dava şartı eksikliğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, davalı müvekkilinin de kabul ettiği üzere taşıyan sıfatıyla A- 97094 nolu 160500 USD tutarındaki navlun bedeline istinaden ön ödeme olarak 40.000.USD ödemeyi müvekkili ...'a yaptığını, taşıma sözleşmesi koşullarında anlaşmaya varıldıktan yükün gemiye yüklenmesi işine başlandıktan sonra birleşen dava davalısı ... A.Ş. ile işe devam ettiğini, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/664 E.- 2017/915 K. sayılı dava dosyasında, ...bank Konya Organize Sanayi Şubesi tarafından dosyaya gelen 18/08/2017 tarihli cevap yazısında "... firmasının yükün başka limanda indirileceği yönünde tehdit oluşturulduğundan sebeple 190.000 USD tutarında ... firmasına ödeme yapıldığı..." belirtildiğini, yerel mahkemenin, ... A.Ş.'ye yapılan 190.000.USD tutarındaki ödemeyle toplam 69.500.USD fazla ödeme yapılmasına sebep tehdit unsurunun, davalı müvekkili ... olduğu ve yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, hatalı değerlendirme sonucunda fatura edilen navlun bedelinden mahsup edilmek üzere, müvekkili ...'a yapılan 40000.USD tutarındaki ödemenin esasen fazla olduğu ve ... tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız ve fazla yapıldığı kabul edilen 40000.USD'nın ve diğer 29500.USD tutarındaki ödemenin birleşen dava davalısı ... A.Ş. firmasına yapıldığı gözetilerek müvekkili ... aleyhinde ikame edilen davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca mahkemece davalı ...'ın aleyhine alacağın %20'si tutarında 23.784,00.TL icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davada, navlun faturası ve deniz taşıma sözleşmesine dayalı olarak fazla ödenen bedelin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır.

Asıl davada davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu yönünden; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında imzalanan denizde eşya taşıma sözleşmesi ve navlun faturasına istinaden asıl davada davalının TTK'nun 1138. maddesi gereğince akdi taşıyan sıfatının bulunmasına, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince 160.500.USD taşıma ücretinin dışında fazla ödenen 40.000.USD' nın iadesi yönünden taşıyan birleşen dava davalısı şirket ile birlikte asıl dava davalısı ...'ın da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına, fazla ödenen alacağın likit ve belirlenebilir olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, asıl davada davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Birleşen davada davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu yönünden; taraflar arasında imzalanan denizde eşya taşıma sözleşmesine istinaden taşıma ücreti 160.500.USD olmasına rağmen davacı tarafından asıl dava davalısı ...'a 18.04.2015 tarihli 160.500.USD bedelli faturaya istinaden 07.05.2015 tarihinde 40.000.USD ödemenin yanında birleşen dava davalısı şirkete 04.06.2015 tarihinde 160.500.USD ve 29.500.USD ödeme yapıldığı, davacı tarafından denizde eşya taşıma sözleşmesi ve navlun faturasına istinaden akdi ve fiili taşıyan asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısına 160.500.USD ödeme yapılması gerekirken dava fazla ödeme yapıldığı, davacı tarafından asıl dava davalısı ... aleyhine 18.04.2015 tarihli faturaya istinaden yapılan 40.000.USD fazla ödemenin iadesi yönünde 118.920.00.TL asıl alacağın tahsili için İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2015/12281 Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibinde bulunulduğu ayrıca davacı tarafından birleşen dava davalısı şirket aleyhine tahsilde tekerrür olmamak şartıyla ...-...'a yapılan 07.05.2015 tarihli 40.000.USD ödemenin iadesi yönünde 113.852.00.TL asıl alacağın tahsili için İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5278 Esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davacı tarafından icra takiplerine vaki itirazın iptali için asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı aleyhine iş bu davaların açıldığı, davacı tarafından 160.500.USD taşıma ücretinden fazla ödenen bedelin iadesinden TTK'nun 1191 maddesi gereğince denizde eşya taşıma sözleşmesi ve navlun faturasına istinaden akdi ve fiili taşıyan asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısının davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları dikkate alınarak davacı tarafından birleşen dava davalısı aleyhine tahsilde tekerrür olmamak şartıyla ...-...'a yapılan 07.05.2015 tarihli 40.000.USD ödemenin iadesi yönünde 113.852.00.TL asıl alacağın tahsili için İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5278 Esas sayılı takip dosyasında yapılan ilamsız icra takibine birleşen dava davalısı tarafından yapılan vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı yanlış gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir. Bu itibarla, birleşen dava davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıda gibi hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih ve 2015/1454 Esas 2020/247 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan asıl dava davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

B-Birleşen dava davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih ve 2015/1454 Esas 2020/247 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

C-KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "I-ASIL DAVADA;

1.Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜ ile davalı ...'ın İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12281 Esas sayılı takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,

2.Hükmolunan 118.920.00.TL asıl alacağın %20'si oranında (23.784.00.TL) icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 8.123,42.TL ilam harcından peşin olarak alınan 1.436,26.TL harcın tenzili ile bakiye 6.687,16.TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 27,70.TL başvuru harcı ve 1.436,26.TL karar harcı olmak üzere toplam 1.463,96.TL'nın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan toplam 2.796,90.TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar ittihazına mahal olmadığına,

7.Davacı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap ve takdir olunan 19.027,20.TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, II-BİRLEŞEN DAVADA;

1.Davacı tarafından davalı ... AŞ. aleyhine açılan davanın KABULÜ ile davalının İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5278 Esas sayılı takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,

2.Hükmolunan 113.852.00.TL asıl alacağın %20'si oranında (22.770.40.TL) icra inkar tazminatının davalı ... AŞ.'den alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 7.777,23.TL ilam harcından peşin olarak alınan 1.375,05.TL harcın tenzili ile bakiye 6.402,18.TL harcın davalı ... AŞ.'den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4.Davacı tarafından yatırılan 29,20.TL başvuru harcı ve 1.375,05.TL karar harcı olmak üzere toplam 1.404,25.TL'nın davalı ... AŞ.'den alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan toplam 130,40.TL yargılama giderinin davalı ... AŞ.'den alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar ittihazına mahal olmadığına,

7.Davacı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap ve takdir olunan 18.216,32.TL ücreti vekaletin davalı ... AŞ.'den alınarak davacıya verilmesine, III-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan gider/delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,'' şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, D-Birleşen dava davacısının istinaf kanun yolu başvurusu kabul edildiğinden birleşen davacı tarafından yatırılan istinaf karar peşin harcının birleşen dava davacısına iadesine, E-Asıl dava davalısı ...'dan istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 8.123,42.TL nispi ilam harcından peşin olarak alınan 1.672,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 6.451,42.TL harcın asıl dava davalısı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, F-Birleşen dava davacısı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar ittihazına mahal olmadığına, G-Asıl dava davalısı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, H-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İ-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali/iadesi ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog