11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/2556 E. , 2023/6496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ :19.01.2023
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün ve 19/01/2023 tarihli ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın yüzüne karşı okunan kararda, kanun yolu bildiriminde "yüze karşı verilenler yönünden tebliğinden itibaren.." denilmek suretiyle sanık yanıltıldığından, öğrenme üzerine sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanığın temyiz isteğinin reddine ilişkin Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli ve 2010/301 Esas, 2012/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiş ve karar 03.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Sanığın, Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarih ve 2014/197 Esas, 2014/495 karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 11.11.2013 tarihinde işlediği, kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 11.12.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3.Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında: Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
4.Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2019/10435 Esas, 2022/3124 Karar sayılı kararı ile hükmün "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma üzerine Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
6.Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/121 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, "süre yönünden reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; ek kararın bozularak sanık hakkında yetersiz delille kurulan hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suç tarihinin muayene yapan kişi bakımından muayene tarihi olması gerektiği ve 2 muayene işleminin sahte olması karşısında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin dikkate alınmaması gerekçesiyle sanık aleyhine hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın yol kontrolünde durdurulduğunda ibraz ettiği araç ruhsatının muayene bölümündeki 2. ve 3. sıradaki muayenelerin sahte olduğunun tespit edildiği, suça konu araç ruhsatına sahte muayene işlemi yaptırarak kullanması şeklinde gerçekleşen eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu iddia ve kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmasında; araç tescil belgelerini ve 3000 TL'yi tanımadığı birine verdiğini, belgeler geldiğinde muayenesinin yapılmış olduğunu gördüğünü, sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3.27.10.2010 tarihli kriminal raporda; suça konu ruhsatın araç muayenesi bölümünde 2. ve 3. sıradaki TÜVTÜRK hologramlarının sahte olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu belirtilmiştir.
4.Mahkemece suça konu ruhsat duruşmaya getirtilerek yapılan sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
5.Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; sanığın muayene işlemlerini tanımadığı bir kişiye yaptırdığını beyan etmesi ve araç ruhsatında yapılan muayene sahteciliğinin sanık yönünden aynı anda ele geçmesi hususları gözetildiğinde, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; iddia, savunma, ekspertiz raporu, mahkeme gözlemi, ilgili cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak; Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen TÜVTÜRK A.Ş.'nin sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz verilen katılma kararının vekalet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; TÜVTÜRK A.Ş. lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 24/05/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararla verilen vekalet ücreti mahsup edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTHK uyarınca takdir edilen 4.880,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma ÖDENMESİNE," ilişkin paragrafın hükmün fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.