Esas No
E. 2024/28
Karar No
K. 2024/209
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/28 K. 2024/209 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/28, K. 2024/209, T. 20.03.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/28
Karar No
2024/209
Karar Tarihi
20.03.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/28
KARAR NO: 2024/209
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/01/2024
KARAR TARİHİ: 20/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin %49 pay sahibi olan davacının murisi ...'nin 21/08/2022 tarihinde vefat ettiğini ve geride mirasçıları olarak çocukları ... ve ...'nin kaldıklarını, davalı şirketin davaya konu 28/11/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kuruldan önceki son toplantısını 03/03/2015 tarihinde gerçekleştirdiğini, genel kurulların 6102 Sayılı TTK 409.maddesinde öngörülen yasal düzenlemeye rağmen süresinde gerçekleştirilmediğini, davacı murisinin vefatından sonra mirasçılara hiçbir bildirimde bulunulmaksızın bir yılı aşkın müddet sonunda ...

20.ATM ... esas, ...karar sayılı dosyası ile müracaat eden davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve %51 oranındaki pay sahipleri tarafından organ eksikliğinin ikmalini teminen genel kurul düzenlenmesi hususunda yetki ve izin alınarak davacıya davette bulunulduğunu, mahkeme kararı ile davalı şirketi temsilen ...'ye yalnız ve sadece toplantıyı tertip hususunda yetki ve izin verildiğini fakat kendisinin şirkete kayyım olarak atanması talebinin kesin olarak reddedildiğini, 28/11/2023 tarihli genel kurul toplantısının 3.maddesi ile şirketi temsil ve ilzam konusunda münferit imza yetkisi ve oy çokluğu ile ...'nin seçildiğini, 3.maddeye ilişkin ihtirazi kayıt mahiyetindeki itirazlarının toplantı tutanağına derc edildiğini, azlık konumundaki mirasçıların müşterek temsil başta olmak üzere mukabil taleplerinin reddedildiğini, ...'nin davalı şirketi esasen 2012 yılından bu yana aynı şekilde yönettiğini, temsil ve ilzam yetkilerini haiz olduğu tüm bu süreçte aldığı kararları istişareye açmadığını, diğer ortakların görüşüne başvurmadığını, şirket adına banka ve finans kuruluşlarına milyonlarca lira borçlanarak şirketin mali yapısını bozarak şirketi borca batık hale getirdiğini, şirketin sahibi bulunduğu fevkalede kıymette gayrimenkulleri atıl durumda bırakarak önemli miktarda gelir kaybı yaşanmasına sebebiyet verdiğini, şirketin kötü yönetildiğini, mahkeme tarafından talep reddedilmesine karşın ad geçen şahsın toplantı tutanağını kayyım sıfatı ile imzaladığını, bu nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile 28/11/2023 tarihli genel kurul toplantısına alınan gündemin 3.maddesine ilişkin kararın icrasının geri bırakılmasına, davalı şirketin halen devam edegelen usul ve yasaya aykırı işlemlerinin önlenebilmesini teminen davalı şirkete tarafsız bir kayyum atanmasına, yargılama neticesinde ise 28/11/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündemin 3.maddesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş ancak süresi içerisinde davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmıştır.

Mahkememiz tensip ara kararı ile davacı vekiline muhtıra gönderilerek dava dilekçsinde belirilen iptal sebeplerinin soyut ifadelere dayandığı anlaşılmakla HMK 194, 119/1-e ve 119/2.maddesine göre 1 haftalık kesin süre içinde şirket yönetimine seçilen ...'nin hangi tarihli hangi işlemlerinin şirketi kötü yönetme mahiyetinde olduğu, dürüst işlem ilkesine aykırı olduğu, hangi tarihte hangi konularda kendisinden bilgi ya da hesap istendiği ancak verilmediği hususlarının hangi delillerle ispatlanacağı, hangi tarihle karar ya da işlemlerin istişareye açılması gerektiği ve bu yönde taleplerinin olup olmadığı, talebin varlığının hangi delille ispatlanacağı, hangi banka veya finans kuruluşu nezdinde hangi tarih ve miktarda borçlandırıcı işlemler yaparak şirketi zarara uğrattığı, hangi taşnmazlarda ne gibi işlemler yapması gerekirken yapmayarak şirketi zarara uğrattığı hususlarının somut olarak ifade edilmesi, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiştir.

Davacı vekili 26/01/2023 tarihli dilekçesi ile, şirketin Mart 2015-Kasım 2023 dönemine ilişkin genel kurullarının icra edilmediğini, şirketin ... tarafından adeta tek yanlı ve kapalı devre yönetildiği, ... muhtelif görüşmeler yoluyla akrabalık ilişkisi dahilinde şirketin mali, idari, hukuki yapısı ile mevcut durumu hakkına bilgi ve belge talep edildiğini fakat yerine getirilmediğini, bu hususta şirketin mali müşavirini tanık olarak dinletebileceklerini, tüm bu hususların şirketin resmi kayıtları ile sabit olduğunu, şirketin bankalar ve finans kurumları ile akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ve diğer borçlandırıcı işlemlerin davalı şirket uhdesinde olduğunu, davalı şirket adına kayıtlı olup tespit edebildikleri ... ilçesindeki taşınmazların atıl durumda bırakılarak üçüncü kişilerin fiili işgaline terk edildiğini, bu hususta talimat yazılarak keşif yapılmasını talep ettiklerini, gayrimenkuller üzerinde muhtelif gerçek ve hükmi şahsiyetlere ait çok sayıda takyidatın bulunduğunu öğrendiklerini ve haricen yaptıkları araştırmada davalı şirkete ait taşınmazlar üzerinde banka ve finans kuruluşları tarafından çok sayıda haciz ve rehin işlemi tatbik edildiğini öğrendiklerini, şirketin tarafı blunduğu icra dosya numaralarına ulaştıklarını, harici inceleme ve araştırmalar neticesinde kısıtlı sürede tespit ve emin edilebilen sadece bu bilgi ve belgelerin dahi davalı şirketin kötü yönetildiği ve banka - finans kurumlarına yüklü miktarda borçlandırıldığını teyit ve tevsik ettiğini, araştırmada davalı şirketin tarafı olduğu bir kısım dosya numaralarına da isabet edildiğini, ayrıca davalı şirketin vergi dairesine de muhtelif borçlarının bulunduğunu, ...'nin davacının murisi ile birlikte yarı oranda hissedarı bulunduğu ... adresinde kain bulunan taşınmazın ... tarafından davacının miras hakkını hiçe sayar şekilde üçüncü şahsa kiraya verilerek işbu kiralama işleminden de ciddi anlamda gelir elde ettiğini, bahse konu kiralama işleminin de davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'nin tıpkı davaya konu işlemlerde olduğu gibi davacının mirasçılık haklarını ihlale yönelik olarak tek yanlı ve kötü niyetli işlemlerine açık bir örnek olduğunu beyan etmiştir.

Davacının iddiaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Davacı tarafça, 28/11/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında gündemin 3 numaralı maddesi ile alınan yönetici atanmasına ilişkin kararın iptali talep edilmiştir.

TTKnun 445.maddesinde " 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." denilmekte olup,

TTKnun 446/1.maddesinde ise toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişiler iptal davası açabilecek kişiler olarak düzenlenmiştir.

Davacı taraf, dava dilekçesinde ve 26.01.2023 tarihli açıklama dilekçesinde, davalı şirketin 28.11.2023 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3 numaralı kararı ile ...'nin şirket yöneticisi olarak seçilmesine itiraz ederek işbu iptal davasını açmıştır.

Davacı tarafın iptal gerekçesi olarak ileri sürdüğü sebeplerin tamamı, bu yöneticinin daha evvel şirket zararına hareket ettiği iddiasını içeren eylem ve işlemlere ilişkindir. Yani davacı taraf, Hikmet Deneyici'nin yönetim kurulu üyesi seçilmemesi gereken kimselerden olduğunu ileri sürerek, şahsına karşı itirazlarda bulunmuştur.

Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 359. maddesinde yönetim kurulu üyesi seçilebilecek kimselerin vasıfları tahdidi olarak sayılmıştır. Buna göre yönetim kurulu üyesi tek kişi olarak seçilebilir, ortak olmayan kişi de yönetim kurulu üyesi seçilebilir, yönetim kurulu üyesinin tam ehliyetli olması gerekir, üyeliği sona erdiren sebeplerin kendisinde olmaması gerekir. Üyeliği sona erdiren sebepler ise üyenin iflası, ehliyetinin kısıtlanması, üyelik için ana sözleşmede yazılı şartları kaybetmesi halleridir.

Görüldüğü üzere, kanunda yazılı bu hallerin hiçbirine davacı dava dilekçesinde dayanmamış, önceki kötü yönetim ve şirketi zarara uğratma hallerine dayanmıştır. Bu haller kanunda sayılı haller değildir. Öte yandan, eski TTK'nın 315/II. maddesinde ağır hapis cezasıyla cezalandırılma, sahtekarlık, emniyeti suistimal, hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından mahkum olan kimselerin yönetim kurulu üyesi seçilemeyeceği düzenlenmiş olmasına rağmen yeni TTK'da bu düzenlemeye yer verilmeyerek, bu suçlardan mahkum olan kimselerin dahi yönetim kuruluna seçilebileceği kabul edilmiştir.

Kanundaki bu kasıtlı düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, bir takım eylem, işlem ve ihmalleri ile şirketi zarara uğratsa bile, yönetim kuruluna seçilebilmek, anonim şirket ortağına tanınan doğal bir haktır. O sebeple davacının dava dilekçesindeki iptal gerekçeleri ile bağlı kalındığında, ...'nin yönetim kuruluna seçilmesine dair genel kurul kararında hukuka ve dürüstlük kaidelerine aykırı bir yan görülmemiştir. Anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davasının REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığı anlaşılmakla hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İşbu evrak, 5070 Sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog