6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine haksız ve mesnetsiz bir şekilde Bergama İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 7 Örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin uets hesabında yaşanan teknik bir problemden dolayı icra takibinden geç haberdar olunmuş ve yasal süresi içerisinde işbu takibe itiraz edilemediğini, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine ikame edilen takibin, ödeme emrinin, takip talebinin ve takibin dayanağı belgeler incelendiğinde davalının alacaklı olduğu ve muhattabı olduğu kişinin Bergama Belediyespor Kulübü Derneği olduğu tespit edildiğinden, haksız ve mesnetsiz icra takibi dolayısıyla müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti açısından işbu menfi tespit davasını açtıklarını, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine ikame edilen Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi açıkça usule aykırı olduğu gibi söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, davalı tarafça müvekkili aleyhine ikame edilen icra takibinde, farklı tarihlerde, farklı tutarlarda Bergama Belediyespor Kulübü ve Bergama ... A.Ş. adına kesilmiş 33 adet fatura takibi ve ... Faaliyet A.Ş.'ye ait cari hesap üzerinden dayanak olarak gösterildiğini, takip dayanağı ve davalının sözde alacağının kaynağı işbu faturalar davalı tarafından Bergama Belediyespor Kulübü ve Bergama Sportif Faaliyetleri A.Ş. adına düzenlenmişse de haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ilamsız icra takibine konu edilerek ya tutarsa mantığıyla hareket edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde de müvekkili şirket ile aralarında herhangi bir ticari faaliyet olmadığı açık ve net bir şekilde belirleneceğini, davalı ile müvekkili şirket arasında bugüne dek hiçbir ticari faaliyet gerçekleşmemiş olup davalı salt kendisinin Bergama Belediyespor Kulübü ve ... Faaliyetleri A.Ş. adına düzenlediği faturalara dayanarak müvekkili şirketten alacağı olduğunu ispat edebilmesi mümkün olmadığını, bu sebeplerle de davalı, müvekkili şirket ile arasında yapılan herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığında dair yazılı bir belge sunamayacağını, neticeten davalı taraf bir başka firmaya kesmiş olduğu faturalara dayanarak müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia etmesi sebebiyle bu durumu somut yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve müvekkili şirketin herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için teminatsız olarak aksi kanaate olunması halinde müvekkili şirketin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebebi ile yargılama sonuçlanıncaya dek uygun görülecek bir miktarla Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin müvekkili şirket açısından tedbiren durdurulmasına, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Bergama İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı icra takibinin müvekkili şirket açısından iptaline, davalının iyi niyetten yoksun bir şekilde müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatmış olması nedeniyle davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT
Dava, Bergama İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; "Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile, "Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. 6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmüş, Mevzuat bu hususta tetkik edildiğinde; Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun, MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ... dipnotu itibari ile "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." 8 no lu dipnot son değişikliğe temas etmiştir.
Menfi tespit ve istirdat davalarında da 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile iş bu dava türlerinini de zorunlu arabulucuya başvuru şartına bağlandığı, dolayısıyla bir dönem yargıtay ın salt menfi tespit için arabulucuk zorunlu değildir şeklindeki görüşününü de açık kanuni düzenleme ile artık tatbik sahasının kalmayacağı anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 24.311,61 TL'den mahsubu ile kalan 23.884,01 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
4.Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 24/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)