Esas No
E. 2009/14011
Karar No
K. 2010/1869
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2009/14011 E.  ,  2010/1869 K.

"İçtihat Metni"

Zimmet ve hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçlarından sanık ...'nün yapılan yargılaması sonunda; zimmet suçundan beraetine ve hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan ise mahkümiyetine dair, ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2007 gün ve 2002/701 Esas, 2007/178 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Bilirkişi raporlarına, savunmaya, tanık anlatımlarına ve dosya içeriğine göre kanuni adresi ... olan müdahil S.S. ... Konut ... Kooperatifinin ... ilçesi ... Mahallesinde ... sitesini yaptırıp konutları üyelerine teslim etmesine rağmen tapu sorunları nedeniyle tasfiye edilmediği, tüzel kişiliğini koruduğu ve sitenin yönetimiyle ilgili faaliyetlerini sürdürdüğü, kooperatifin fiilen bulunduğu yer ile merkezi olan ... arasında uzaklıktan dolayı siteyle ilgili harcamaların yapılması, personelin maaşlarının ödenmesi, giderlere katılım payı adı altında üyelerden aidatlar ile elektik ve su bedellerinin makbuz karşılığı tahsili ve her ay gelir gider tablosunun hazırlanması gibi işleri yapmak üzere sanığın müdür olarak görevlendirildiği ve 01.07.2001 ile 23.10.2002 tarihleri arasında bu görevini sürdürdüğü, 2002 yılı Ekim ayında tahsil ettiği aidat, su ve elektrik paralarını teslim etmeyerek kaçtığı ve yapılmış gösterilen bir kısım harcamaların da gerçek olmadığı ya da fazla gösterilmek suretiyle mal edindiği ileri sürülerek hakkında ... bu davanın açıldığının anlaşılması karşısında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 58. maddesi dikkate alınarak kooperatifin ana sözleşmesi ile sanığın görevlendirilmesine ilişkin kooperatifin genel kurul veya yönetim kurullarınca verilmiş kararların getirtilmesi, keza sanığın savunmasında özetle zimmet kastının bulunmadığını, usulsüz olarak işine son verilmesi nedeniyle kendisinin daha fazla alacağı olduğu için üzerinde kalan yaklaşık 1.5 milyarı kooperatif yönetimine teslim etmediğini ve alacağını temin maksadıyla dava açtığını bildirdiği, gelir ve giderleri karşılaştıran bilirkişilerin netice itibariyle 2.500.618.929 lira açık belirledikleri, ancak raporlarında savunmada yer verilen bu hususun değerlendirilmediği ve dosyadaki fotokopisine nazaran bununla ilgili ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2003/631 Esas sayılı davanın da sonuçlanmadığının anlaşılmasına nazaran, savunmada belirtilen hususların araştırılması ve gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, çalıştığı dönemdeki gelir ve giderlerin mukayesesi ve ayrılışı sırasında alacağı var ise bunlarında belirlenip düşülmesi suretiyle üzerinde kooperatif parası kalıp kalmadığının, suç kastının ve niteliğinin saptanması gerekirken noksan araştırmayla ve sübutu halinde tek suçu oluşturabilecek eylemlerinden dolayı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan mahkümiyetine zimmet suçundan ise ayrıca beraetine karar verilerek çelişkili hüküm kurulması,

Kabule göre de; 5237 sayılı TCK.da hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun konusu değerin fahiş olmasını 765 sayılı Kanunun 522. maddesindeki gibi artırım nedeni sayan bir düzenleme bulunmadığı da dikkate alınarak 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.