17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/208 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2022
NUMARASI: 2021/220 Esas, 2022/353 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; konfeksiyon ürünleri talebinde meydana gelen düşüş ve dünya genelindeki ekonomik sıkıntı nedeni ile davacı şirketin nakit problemlerin meydana geldiğini, şirketin bu güne kadar edindiği deneyim ve piyasadaki itibarı ile sektöründe önemli bir yeri olduğunu, bu nedenlerle davacıların faaliyetlerine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için geçici mühlet kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacılar ... ve ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, ... San.
Tic. A.Ş.'nin ise konkordato projesinin alacaklılar tarafından kanunun aradığı nisapta kabul edilmediği, oysa konkordato talebinin kabulüne karar verilebilmesi için projenin alacaklılar tarafından kanunun aradığı nisapta kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla gereği nisabın sağlanamaması sebebiyle konkordato tasdik talebinin reddine, konkordatonun reddi halinde iflasa tabi şirketin borca batık olması halinde ayrıca iflasına karar verilmesi gerektiği somut olayda dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarına göre davacı şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar istinaf nedenleri olarak; Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsiz olan Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararın bu sebeple kaldırılması gerektiğini, iş bu istinafa konu somut uyuşmazlık bakımından dava tarihinde henüz asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından, davanın doğru yerde dava tarihi itibariyle görevli olan asliye hukuk mahkemelerinde açıldığını, dava tarihi itibariyle görevli mahkemelerin elindeki dosyaları göndermeksizin esastan karara bağlamasının T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde düzenlenen kanuni hakim ilkesinin doğal bir sonucu olduğunu, bunun yanında her ne kadar müvekkili şirketin borca batık olduğundan bahisle iflas kararı verilmişse de hükme esas alınan rapora karşı yapmış oldukları itirazların gözetilmediğini hüküm kurmaya elverişli olmayan raporların usul ve yasaya aykırı şekilde karara dayanak edildiğini, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir. Gönderme kararı öncesi Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/254 Esas sayılı dosyasında; 13/11/2019 tarihli tensip zaptı ile Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicil no ... sunda kayıtlı davacı ... Anonim Şirketi ve davacılar ... ile ... için 13/11/2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 12/02/2020 tarihli duruşma ile geçici mühlet kararının 12/02/2020 tarihi itibari ile 2 ay uzatılmasına karar verildiği, 18/06/2020 tarihli duruşmasında 18/06/2020 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, 17/06/2021 tarihli ara karar ile 18/06/2021 tarihinden itibaren kesin mühletin 6 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği ve dosyanın devir kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve Mahkemenin 2021/220 esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Gönderme kararı üzerine Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesince; davacılar ... ve ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, ... San.
Tic. A.Ş.'nin ise konkordato projesinin alacaklılar tarafından kanunun aradığı nisapta kabul edilmediği, oysa konkordato talebinin kabulüne karar verilebilmesi için projenin alacaklılar tarafından kanunun aradığı nisapta kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla gereği nisabın sağlanamaması sebebiyle konkordato tasdik talebinin reddine, konkordatonun reddi halinde iflasa tabi şirketin borca batık olması halinde ayrıca iflasına karar verilmesi gerektiği somut olayda dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarına göre davacı şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiş , davacılar hükmü istinaf etmiştir. Dava, Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesinde 13/11/2019 tarihinde açılmış, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi Tekirdağ ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Yargıtay 5. HD'nin bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 2022 Esas, 2022/2686 Karar sayılı kararında; "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanuni hakim güvencesi” başlığını taşıyan 37’nci maddesi; “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” hükmünü öngörmektedir. Bilimsel çevrelerde ve uygulamada, kanuni hakim güvencesi, uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkemenin o uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olması olarak kabul edilmektedir. 1982 tarihli Anayasa’yı kabul eden Danışma Meclisi’nin Anayasa Komisyonu’nun gerekçesinde “…bu suretle davanın olaydan sonra çıkarılacak bir kanunla yaratılan bir mahkeme önüne getirilmesi yasaklanmakta, yani kişiye yahut olaya göre kişiyi yahut olayı göz önünde tutarak mahkeme kurma imkanı ortadan kaldırılmaktadır. Bu ise tarafsız yargı merciinin ilk gereğidir.” denilmektedir. Dikkat edilecek olursa Anayasa’daki bu düzenleme hukuk ya da ceza davaları yönünden herhangi bir ayrım gözetmemiş ve uyuşmazlığın doğduğu tarihte bu uyuşmazlığı çözecek olan mahkemenin belli olması durumunda yargılama yapacak veya yargılamaya devam edecek mahkemeyi gösteren yasal bir düzenleme yapılmadığı takdirde davanın, mutlaka bu mahkeme tarafından çözüme kavuşturulması öngörülmüştür. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. O halde yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.04.2019 tarihli ve 2017/11-10 E., 2019/401 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır." ifadelerine yer verilmiştir. Somut olayda, dava tarihi 13/11/2019 olup, davanın 01/09/2021 tarihinden önce açıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevreleri belirlenmiştir. Kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. O halde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. Yine Yargıtay 11. HD'nin 2022/1574 Esas, 2022/2411 Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında, yeni uzman mahkemenin kurulmasıyla birlikte işin, başka bir deyişle derdest dava dosyalarının devrine veya görevsizlik kararıyla gönderileceğine ilişkin özel hüküm bulunmaması halinde, dava tarihi itibariyle görevli mahkemelerin elindeki dosyaları göndermeksizin esastan karara bağlaması T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde düzenlenen kanuni hakim ilkesinin doğal bir sonucu olduğu ifade edilmiştir. Anayasa'nın 37.maddesinde yer alan kanuni hakim güvencesi ile HMK'nın 1.maddesinde yer alan kamu düzenine ilişkin görev hususu dikkate alındığında, eldeki davanın Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Buna göre davada Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) görevli olmasına rağmen görevli olmayan mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru olmadığından, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 353/1.a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına ve mahkemenin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacılar tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/220 Esas, 2022/353 Karar ve 05/04/2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, a)6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ÇORLU 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) GÖNDERİLMESİNE,b)İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, c) 6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, d)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,e)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 269,85'şer TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75'şer TL harcın ayrı ayrı davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024