Esas No
E. 2021/7361
Karar No
K. 2024/267
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/7361 E.  ,  2024/267 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 01.11.2018
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davalı vekili, davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı 01.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 14/02/2017 - 16/02/2017 tarihleri arasında gözaltına alındığını, Bafra Sulh Ceza Hakimliğinin 16/02/2017 tarih ve 2017/51 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2018 tarih ve 2017/183 - 2018/394 E-K sayılı kararı ile üzerine atılı suçlardan beraat ettiğini, 03/10/2017 tarihinde tahliye olduğunu, aleyhinde vuku bulmuş iddialar doğrultusunda öğretmenlik mesleğinden ihraç edildiğini, haksız tutuklu kaldığı süre boyunca elde edebileceği kazançtan mahrum kaldığını, tutuklu kaldığı süre boyunca cezaevinde harcamalar yaptığını, isnat edilen suç ile ilgili olarak kendisini avukat ile temsil ettirdiğini, tahliye olduktan sonra aracını sattığını, bu nedenlerle maddi kaybının olduğunu, ceza evinde bulunduğu süreçte ailesinin üzüntü çektiğini, psikolojik çöküntü yaşadıklarını, rahatsızlıklar geçirdiklerini, ilaçlar kullanmak zorunda kaldıklarını, elem ve ızdırap çektiklerini, alacaklıların bu süreçte kapıya dayandıklarını ve ailesini rahatsız ettiklerini, bu sebeplerle 18.207,35 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 14.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2018/187 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/619 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlikten reddi ile davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri Davanın reddi gerektiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Maddi tazminata cezaevi giderlerinin, davacının tutuklanması sebebiyle uğradığı zararların dahil edilmesi gerektiğine,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

3.Hükmedilen tazminata faiz ödenmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 5271 sayılı CMK'nın 142/2 maddesi uyarınca mahkemenin yetkili ve görevli olduğu, davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2018 tarih ve 2017/183 - 2018/394 E-K sayılı ilamının kesinleşme şerhi, davacının gözaltında kaldığı tarihlere ilişkin Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğünün yazısı, tutuklu kaldığı tarihlere ilişkin Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün yazısı, davacının sosyal ekonomik durum araştırması, adli sicil ve nüfus kaydı ile hizmet döküm cetveli dosya arasına alınmıştır.

T. C. Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün 21/11/2018 tarihli cevabi yazısında;

Davacı tarafından açılmış bir tazminat davasının bulunmadığı, davacıya merkezde yapılmış bir ödemeye yahut gönderilmiş ödeneğe rastlanmadığı bildirilmiştir.

Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 12/11/2018 tarih ve 2018/36368 Sayılı yazısında, davacının 16/02/2017 tarihinde kuruma alındığı, Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarih ve 2017/183 sayılı tahliye müzekkeresi ile tahliye edildiğinin belirtildiği, Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2018 tarih ve 2017/183 Esas sayılı yazısı ekinde yer alan kesinleşme şerhleri ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçlarından beraat ettiği ve kararların 18/07/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, davacının görevden uzaklaştırma ve ihraç dönemlerine ilişkin tüm alacaklarının göreve iadesi üzerine görev yaptığı kurum tarafından ödendiği, bu nedenle gözaltında ve tutuklu kaldığı 232 günlük süreye ilişkin her hangi bir maddi kaybının olmadığı anlaşılmakla, koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının haksız tutuklanması nedeniyle 400.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; manevi tazminatın miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, davacının üzerine atılı suçun mahiyeti, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın gerçekleşme biçimi, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayaçak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekeceğinden, davacının olay nedeniyle haksız gözaltında ve tutuklu kalmasından dolayı duymuş olduğu manevi elem ve acı, olayın gerçekleşme tarzı ile haksız fiil tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz miktarı ile birlikte davacının elde edeceği parasal değer, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi ile davacının ekonomik durumu dikkate alınarak davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Maddi tazminatın kısmen kabulü ile 600,00 TL maddi, manevi tazminatın 19.000,00 TL'ye indirilmesi ve faize hükmedilmemesi sureti ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/183 Esas, 2018/394 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.02.2017 - 03.10.2017 tarihleri arasında 231 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 10.07.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek 600,00 TL maddi, 19.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi nedeniyle toplam tazminat miktarının 19.600,00 TL olduğu, 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B. 1.Maddi tazminata cezaevi giderlerinin, davacının tutuklanması sebebiyle uğradığı zararların dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacının talep etmiş olduğu cezaevi giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacının öğretmen olduğu, görevden uzaklaştırıldığı ve ihraç edildiği dönemde uğradığı zararların 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığı, kaldı ki davacının görevden uzaklaştırılması ve ihraç işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı ve davacının sonradan göreve iade edildiği anlaşıldığından bu hususa ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anayasa Mahkemesinin 2019/38627 başvuru numaralı, 21.09.2023 tarihli kararında açıklandığı üzere, başvurucunun ceza soruşturması sürecinde avukata ödediği ücretin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında tazminini isteme yolunda hukuk düzeninde savunulabilir bir temeli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anılan içtihadı birleştirme kararı, Anayasa Mahkemesi kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesi gerekirken soruşturma aşamasındaki vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında ödenmesine karar verilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

B. 2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.

B. 3.Hükmedilen tazminata faiz ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarlarına faiz talebinde bulunmadığı anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi gereği hükmedilen tazminatlara faiz uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/619 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünün (B.2.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/619 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.