Esas No
E. 2022/379
Karar No
K. 2024/275
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/379 E.  ,  2024/275 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 18.04.2019
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 16.01.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 18.04.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla 12.07.2017 tarihinde gözaltına alındığını ardından 14.07.2017 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/136 sayılı kararı ile tutuklandığını, davacının ...

3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/144 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamasının ardından 22.03.2018 tarihinde tahliye edildiğini, 28.01.2019 tarihinde aynı dosyadan beraat kararı verildiğini ve 05.02.2019 tarihinde kesinleştiğini, davacının haksız yere 8 ay 10 gün boyunca gözaltı ve tutukluluk süreci yaşadığını haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 12.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 30.04.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı,mükerrer dava açılıp açılmadığı,gözaltında geçen sürenin başka bir hükümlülükten mahsup yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiştir.Ayrıca,davacının iddia ve taleplerinin söz konusu yasa kapsamı dışında kaldığı,davacının kendi kusuru eylemlerine katlanması gerektiği,maddi zarara ilişkin deliller ibraz edilmediği için maddi tazminat istemin reddi gerektiği,manevi tazminat yönünden de,davacının üzerine atılı suçun niteliği olayın cerayan şekli,gözaltında kaldığı süre ve sair unsurlar bir arada değerlendirildiğinde haksız zenginleşmeye yol açacak şekilde hak ve nesafet kuralları dışında talepte bulunduğu belirtilerek davanın reddi, talep etmiştir.

3.Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/115 Esas, 2020/11 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2020/2091 Esas, 2020/4513 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat eksik olduğundan bozulmasını ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davacı vekilinin temyiz istemi;

Müvekkilinin haksız gözaltı ve tutuklu kaldığını, ceza evi masraflarının maddi tazminat kapsamında verilmesi gerektiğini maddi tazminatın eksik olduğunu, psikolojisinin bozulduğunu bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davanın reddi gerektiğini, davacının kusurunun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının tazminata esas ...

3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/144 Esas – 2019/58 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.07.2017 - 22.03.2018 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 05.02.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı bakımından CMK md. 141/1-e'de düzenlenen halin söz konusu olduğu, bu itibarla usule uygun dava kapsamında 12.243,66 TL maddi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 12.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacının sosyal ve ekonomik durumuda nazara alınarak taktiren 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 12.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın eksik olduğundan 20.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 4.836,45 gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ...

3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/144 Esas – 2019/58 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.07.2017 - 22.03.2018 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 05.02.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;

1.Davacının ceza evi masraflarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;

Tazminat talebinin esasını oluşturan dosyada gözaltında kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun bir manevi tazminat verilmesi gerekirken eksik bir manevi tazminat tayin edildiğinden davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2020/2091 Esas, 2020/4513 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.