5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2007/12868 E. , 2011/24966 K.
"İçtihat Metni"
Zimmet suçundan sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2007 gün ve 2005/386 Esas, 2007/178 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Satış hasılatını zamanında yatırmamış olduğundan, sanığın bayilik ruhsatının 16.10.1998 tarihinde iptal edildiği, katılan idare adına tahsil ettiği 1643 lirayı katılan idare hesaplarına geçirmediğinden, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesine "emniyeti suistimal" suçundan sanık hakkında kamu davasının açıldığı, açılan bu davaya Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilerek, 16.02.2006 tarih, 2005/259 Esas ve 2006/69 Karar sayılı ilamla mahkümiyet kararı verildiği, yine sanığın sayısal loto makinasını teslim etmediğinden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesine hakkında kamu davası açılmış olup 2005/224 Esas sayılı dosyada derdest olarak görüldüğü; buna göre, Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/224 Esas sayılı dosyası ile Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/259 Esas sayılı dosyasının getirtilerek, işbu dava ile diğer davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunup bulunmadığının, sanık hakkında mükerrer dava açılıp açılmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tespit edilmesi ile sanığın savunması da gözetilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı biçimde hükme varılması,
Kabule göre de;
Sanığın bayilik ruhsatının 16.10.1998 tarihinde iptal edilmiş olması ve sanıkla katılan kurum arasında yapılan 20.08.1998 tarihli bayilik sözleşmesinin 3. maddesinin 2. fıkrasına göre bayilik sözleşmesinin feshedilmesinden sonraki bir hafta içinde sanığın suça konu terminali katılan idareye teslim etmesi gerekirken bunu yapmamış olması karşısında, suç tarihinin 24.10.1998 olarak kabul edilmesi gerekirken, kararda suç tarihinin "2001"şeklinde yazılmış olması, Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.