5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/3648 E. , 2010/2095 K.
"İçtihat Metni"
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine, atılı diğer suçtan beraetine dair, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.06.2005 gün ve 2005/30 Esas, 2005/106 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan alıkoyma suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, beraet hükmünün zamanaşımını kesen niteliğinin bulunmaması nazara alınarak sanığın sorgusunun yapıldığı 18.02.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığa yüklenen reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine temas edip 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda lehe yasanın belirlenmesi suretiyle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.