6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/2875 E. , 2024/918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2014 tarihli ve 2014/155561 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca; suça sürüklenen çocuk ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2014 tarihli ve 2014/165365 soruşturma numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2014/360 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası,168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 12 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesi'nin 03.03.2020 tarihli ve 2019/1199 Esas, 2020/650 Karar sayılı kararı sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin istinaf istemi üzerine"
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17/10/2019 tarihli ve 2019/6-195 Esas 2019/613 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11/12/2018 tarih 2018/3221 esas 2018/7773 karar sayılı ilamı ile benzer içtihatlarında da açıklandığı üzere;Yüklenen suçun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından, hükmün açıklandığı 30/01/2019 tarihli son oturumda; Suça sürüklenen çocuk ... savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 sayılı kararı ışığında; Suça sürüklenen çocuk ... ile sanıklar ... ve ...'in mağdur ...'den yağmalamak suretiyle aldıkları cep telefonunu, sattıkları ...'nın adresini göstermeleri ve telefonu karakola göndermesi sonucu, görevlilerin telefonu mağdura bu şekilde iade ettiğinin anlaşılması karşısında; yağmalanan malın üçüncü kişiye satılması halinde, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için failin, bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun zararını tazmin etmesi yanında satın alan iyi niyetli ise, satın alanın zararını da gidermesi; kötü niyetli ise, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiğinden; Suça sürüklenen çocuk ve sanıklardan telefonu satın alan iyiniyetli 3. kişi ...'nın beyanında zararının giderildiğine ilişkin bir açıklamasının bulunmadığı dikkate alındığında, öncelikle suça sürüklenen çocuk ve sanıkların olaydan sonra suça konu cep telefonunu sattıkları ...'nın zararını giderip gidermedikleri belirlendikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de;
3.5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinin 3. fıkrasının uygulanması sırasında indirim oranı 1/3 olarak belirlenmişse de; anılan maddede etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleşmesi halinde cezanın yarısına, kovuşturmadan sonra olması halinde ise üçte birine kadarının indirileceğinin belirtilmesi nedeniyle, soruşturmadaki geri verme için 1/2 ile 1/3 arasında bir oran belirlenmesi ve indirimin 1/3 oranından fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c, 31/3, 168/1-3.maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. Maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranında indirim sonucu 4 yıl 26 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yanlış hesaplama sonucu 3 yıl 12 ay 26 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
5.Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan dolayı TCK'nın 149/1-a-c, 168/1-3.maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. Maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranında indirim sonucu 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yanlış hesaplama sonucu 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
6.Suça sürüklenen çocuk ve sanıkların üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında olmadığı halde, uzlaştırmacı için tayin olunan uzlaştırmacı giderinin ve suça sürüklenen çocuk için aldırılan sosyal inceleme raporu ücreti ile mağdur için atanan pedagog ücretinin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bu giderin suça sürüklenen çocuk ve sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/86 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına CMK 283 Maddesi uyarınca önceki hükümdeki ceza miktarında kazanılmış hak bulunduğundan NETİCETEN 5 YIL 13 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMASINA, suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,CMK 283 Maddesi uyarınca önceki hükümdeki ceza miktarında kazanılmış hak bulunduğundan SSÇ'nin NETİCETEN 3 YIL 12 AY 26 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesi'nin 14.02.2022 tarihli ve 2021/3005 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında kurulan hükümlerde 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezaların suça sürüklenen çocuk için 3 yıl 12 ay 26 gün ve sanıklar için 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak suça sürüklenen çocuk için 3 yıl 12 ay 26 gün ve sanık için 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı, suça sürüklenen çocuk ile sanık müdafilerinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık 5271 sayılı Yasa'nın 303 maddesinin 1.fıkrası gereğince düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasının 1. Bendinin 5. Parağrafının tamamen çıkartılarak yerine "CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle suça sürüklenen çocukların cezasının 3 yıl 12 ay 26 gün hapis cezası üzerinden infazına", hüküm fıkrasının 2. Bendinin 4. Parağrafının tamamen çıkartılarak yerine "CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanıkların cezasının ayrı ayrı 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK 5271 sayılı CMK'nın 280. madesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanık hakkında mahkûmiyete yeter nitelikte delil bulunmadığına,
2.Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
B. Suça sürüklenen çocuk ...'ın Temyiz Sebepleri
1.Somut olayda silah kullanılmadığına,
2.Atılı suçun oluşmadığına,
C. Suça sürüklenen çocuk ...
Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Kararın haksız olması nedeniyle temyiz ettiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tarihinde mağdurun, arkadaşı olan C.D. ile birlikte Atatürk Bulvarı üzerinde yürürken yanlarına sanık ve suça sürüklenen çocuk ...'ın geldiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdura ve arkadaşına telefon olup olmadığını birini araması gerektiğini söyleyerek mağdurdan telefonunu aldığı, telefonla konuşarak yürümeye başladığı sırada sanığın suça sürüklenen çocuk ...'ın peşinden gitmeye başladığı, mağdur ve arkadaşının, telefonun kaçırıldığını anlayarak sanık ve suça sürüklenen çocuk ...'ı takip etmeye başladığı, suça sürüklenen çocuk ...'ın konuşması bitince telefonunu mağdurun geri istemesi üzerine sanık ...'ın "telefon artık benim oldu" dediği, mağdurun ısrar etmesi üzerine sanık ...'ın bu sefer üzerinden ele geçmeyen dikiş tutmaz diye bilinen bıçağı çıkartarak mağdur ve arkadaşına göstermek suretiyle "git lan buradan işine bak." diye çıkıştığı, mağdur ve arkadaşının korkması üzerine takibi kestiği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ...'ın olay yerinden hızla uzaklaştıkları ve mağdura ait LG marka cep telefonunu üçü birlikte götürerek tanık N.Y.'nin işletmiş olduğu cep telefonu dükkanında tanığa sattıkları, mağdur ve babası şikâyetçinin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekiplerinin mağduruda refakatlerine alarak sanık ve suça süreklenen çocuğa yakaladıkları, beyanları doğrultusunda telefonun satılan yerden alınarak mağdura teslim edildiği anlaşılmıştır.
2.Mağdur ve tanık C.D. Olayın hemen ardından alınan ifadelerinde, oluş ve diğer delillerle uyumlu, birbiriyle çelişmeyen beyanlarda bulnumuşlardır.
3.Kolluğun 03.10.2014 tarihli "Canlı Teşhis Tutanağında" sanık ve suça sürüklenen çocuk mağdur tarafından kesin ve net şekilde teşhis edilmiştir.
4.Tanık N.Y. beyanında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun ticari taksi ile telefoncu dükkanına geldiklerini ve sanık dışarıda beklediğini, suça sürüklenen çocuğun da telefonu kendisine getirip sattığını ifade etmiştir.
5.Sanık aşamalarda suça sürüklenen çocuğun telefonu mağdurdan aldıktan sonra ortadan kaybolduğunu atılı suçu işlemediğini savunmuştur.
6.Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, telefonu mağdurdan aldığını kabul etmekte ancak telefonu sanığa verdiğini daha sonra ne olduğunu bilmediğini savunmuştur.
7.Sanık ve suça sürüklenen çocuk telefonu satın alan tanık N.Y'nin zararını gidermediklerini beyan etmişlerdir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak, suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında kurulan hükümde CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezaların suça sürüklenen çocuk için 3 yıl 12 ay 26 gün ve sanıklar için 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak suça sürüklenen çocuk için 3 yıl 12 ay 26 gün ve sanıklar için 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı kabul edilerek hüküm fıkrasının 1. Bendinin 5. Parağrafının tamamen çıkartılarak yerine "CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle suça sürüklenen çocuğun cezasının 3 yıl 12 ay 26 gün hapis cezası üzerinden infazına" hüküm fıkrasının 2. Bendinin 4. Parağrafının tamamen çıkartılarak yerine "CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanıkların cezasının ayrı ayrı 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün düzeltilerek 5271 Sayılı CMK'nın 280. madesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun beyanı, suça sürüklenen çocuk ve sanık savunmaları, canlı teşhis tutanakları, olay ve yakalama tutanağı, tanık beyanları karşısında, suça sürüklenen çocuk ile sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağmalanan malın üçüncü kişiye satılması halinde, 5237 sayılı Yasa'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için failin, bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun zararını tazmin etmesi yanında satın alan iyi niyetli ise, satın alanın zararını da gidermesi gerektiği, suça sürüklenen çocuk ve sanığın olaydan sonra suça konu cep telefonunu sattıkları tanık N.Y.'nin zararını gidermedikleri anlaşıldığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması yönündeki kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin Düzeltilerek İstinaf İsteminin Esastan Reddine Yönelik Gerekçesi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında kurulan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezaların suça sürüklenen çocuk için 3 yıl 12 ay 26 gün ve sanık için 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, bu cezalar üzerinden infaz olunacağına karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) nolu bendinde açıklanan nedenle sanık müdafii ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2021/3005 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasından hükmün düzeltilmesine ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.