5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/6333 E. , 2010/7270 K.
"İçtihat Metni"
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.12.2009 gün ve 2009/136 Esas, 2009/188 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsunlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Cinsel istismar suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın mağdur ...'ye yönelik eylemi ile ilgili olarak; hakkında TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma şartları oluştuğu halde mahkemece tatbik edilmemesi, mağdur ...'a yönelik eylemi ile ilgili olarak ise YCGK.nun dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Yasanın 61. maddedeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6 ile tayin edilen ceza üzerinde değil, bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinde yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerektiği gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından ve TCK.nun 31/2. maddesinin son cümlesi nazara alınarak sonuca da etkili görülmediğinden, mağdur ...'ın duruşmadaki beyanında sanığın kendisine yönelik tek bir eyleminden bahsetmesine rağmen mağdurun hazırlık beyanlarına ne şekilde üstünlük tanındığının mahkemece karar yerinde tartışılmadan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ise yine TCK.nun 31/2. maddesinin son cümlesi gözetilerek sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığa verilen cezaların TCK.nun 31/2. maddesinin son cümlesi uyarınca 7 yıldan fazla olamayacağı ve aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca takdiri indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.