Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/310
Karar No
K. 2024/246
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/310 Esas
KARAR NO: 2024/246
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2020
KARAR TARİHİ: 04/04/2024

------ maddesine göre ----adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I. DAVA:

Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalıdan olan fatura alacağı nedeniyle -------icra dosyası üzerinden ilamsız icra yolu ile takip başlatıldığını, borçlu şirkete ödeme emrinin 20.07.2020 tarihinde de tebliğ olduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili firma ile davalı arasında iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili -------- teknik servis hizmeti veren bir firma olarak davalıya sahada kontrol sistemlerine yönelik teknik servis hizmeti sunduğunu, cari hesap ekstresinde borçlu bulunan davalının davaya konu icra takibine konulan faturanın ödemesini yapmadığını, davacı müvekkili tarafından yapılmayan ya da eksik ifa edilen hiçbir mal veya hizmet satışı bulunmamakla birlikte davalının kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, takibe konu ------- nolu faturaya da davalı yanca TTK gereği yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve davaya konu takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takip konusu borcun davalıdan tahsiline, müvekkili şirkete karşı borçlu olduğu halde, haksız yere icra takibine itiraz eden davalı firma aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.

Davacı vekili, davacının davalıya teknik servis hizmeti verdiğini, davalının mail ile de sözleşmeyi onayladığını, takibe konu faturadan kaynaklı davacının alacaklı olduğunu belirterek takibe itirazın iptali ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının teknik hizmetten kaynaklı 15.10.2019 tarihli faturadan kaynaklı 472 Euro alacaklı olup olmadığı, bu alacağa dair yapılan takibe davalıca yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususundadır.Davacının, davalıya teknik hizmet servisi verdiğini ve bedelinin ödenmediğini ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.

TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. -------- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. -------Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalıca ticari defterleri hakkında zayii davası açıldığını belirtmiş, bu kapsamda bu hususta açılan ----- dosyası defaeten istenmiş, cevap gelmemesi üzerine dosya inceleme talebinde bulunulmuş ve bu kapsamda sistem üzerinden yapılan incelemede iş bu davanın sübut bulmadığından reddine karar verildiği tespit edilmiş olmakla, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir.

HMK 222/3. maddesine göre davalının ticari defterlerini sunulmaması halinde davacının ticari defterleri lehine delil olarak sayılacağından, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve alacağın varlığına kanaat getirerek davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.

İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile,

1.------ takibine yapılan itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmek üzere takibin 472 EURO üzerinden devamına, İptaline karar verilen 472 Euro asıl alacağın ( takip tarihi tarihi itibariyle 1 EURO = 7.78 TL olduğundan) 3.672,16 TL nin %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcından 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.068,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yatırılan 108,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan 800,00 TL bilirkişi ücreti ve 75,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 875,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

8.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, Davacı Vekilinin yüzüne karşı miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.