14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Taraflar arasında, davalı şirketin ... Oteli için 07.07.2020 tarihinde, ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri yapılmış olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ... rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesi ile otelin internet sitesine Online Rezervasyon Motoru sistemi kurmak ve otel bilgilerini girebilecekleri, rezervasyonları takip edebilecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline erişim imkanı sağlamak olduğu, bu şekilde davalıya ait otelin; hem kendi internet sitesi üzerinden, hem de davacının organizasyonunda bulunan diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla online rezervasyon almasının amaçlandığını, Online Rezervasyon Servisi İle İnternet Acenteleri (kanal) Listesi ile davalı şirketin hizmet verilen otellerinin bağlantılarının sağlanmakta olduğunu, bu sistem üzerinde rezervasyon yaparak nüfus ettikleri alanı genişletme ve daha fazla müşteriye ulaşma imkanı sunulduğunu, tüm rezervasyonların kontrol edileceği bir kontrol paneli oluşturacağını ve dünya çapında seyahat acenteleri, dağıtım kanalları ve web sitelerinden rezervasyon gönderilmesinin sağlanacağının belirtilmiş olduğunu, Rezervasyon sözleşmesi ile tüm rezervasyonların tek panelde yönetilmekte, ... Yönetiminde ise bu kez dünya genelinde tarafların kararlaştırdığı acentelerin otel ile bağlantılarının sağlanmakta olduğunu, davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedellerinin ödenmemiş olduğunu, davalı şirketin fatura bedellerini ödememesi nedeni ile 23.05.2022 tarihinde ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshinin ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken kalemlerin davalı şirkete bildirilmiş olduğunu, sözleşmenin erken feshi nedeni ile ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen vadelere göre akdi faiz ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin ihtarnameye verdiği cevapta, ihtarnameye olumsuz ve inkar yönünde cevap vermiş olduğunu, davacı şirketin göndermiş olduğu fesih ihtarı ile taraflar arasındaki sözleşmelerin sona ermiş olduğunu, davalı şirketin ihtarname sonrasında da ödeme yapmaması nedeni ile davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2022/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı ile icra takibinin durduğunu, sözleşmeye uygun olarak önce proforma faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, itiraz edilmediği için de bir hafta sonra faturaların düzenlenerek muhasebe programı üzerinden davalı şirkete gönderilmiş olduğunu, davacının verdiği hizmete karşılık olarak 642,18 Euro fatura bedeli alacağı olduğunu, Sözleşmesinin 2/c maddesinde, "Hizmetler, aylık olarak hizmetin ait olduğu ayın son günü faturalandırılır. Otel, hizmetlerine ait olduğu ayı takip eden ayın 7. Günü ilgili faturayı ödemekle yükümlüdür. Bu fatura ödeme günü taraflar arasında kesin vade hükmünde olup, vade tarihinde ödenmeyen borçlar ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş kabul edilir. Zamanında ödenmeyen faturalara aylık %5 gecikme faizi uygulanır" faturaların ödeme şeklinin açıkça düzenlenmiş olduğunu, sözleşme süresi bir yıl olduğundan 300 Euro cezai şart bedellerinin ödemesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde ödenmesi gereken borç miktarlarının açıkça yazılmış olduğunu ve davalı şirketin borç miktarını bilmekte ve alacağın belli olduğunu, tarafların tacir olması nedeni ile yasa gereğince dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, tarafların katılımı ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı için ... İcra müdürlüğü dosyası için 2022/ ... nolu, 19.10.2023 tarihinde anlaşmama son tutanağının düzenlendiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenler ile ... İcra müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini vekâleten talep ve dava etmiştir.
Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 642,18 Euro asıl alacak, 300,00 Euro cezai şart bedeli ve 308,66 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.250,84 Euro ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 24/07/2022 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, borçlunun 23/07/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 07/02/2024 tarihli 17 sayfadan ibaret raporunda özetle;
Davacı tarafın, davalıdan faturaya dayalı bakiye alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile .... İcra dairesinin 2022/... E. dosya numarası ile 13.07.2022 tarihinde 692,18 EUR asıl alacak, 300,00 EUR cezai şart bedeli ve 308,66 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.250,84 EUR üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, sistemin davacı tarafından kullanıma elverişli şekilde tasarlandığı, davacının otel için de davalı tarafa sistemin kullanılması için gerekli bilgileri sağladığı, davacı sorumluluğunda olan davalının kullanımı için gerekli yazılım ve programı gerçekleştirdiği, davalının sözleşmedeki otel rezervasyon programının kullanımına hazır hale getirdiği e-mail ve memnuniyet maili ile anlaşıldığı, davacı tarafından yapılan işlemlerden davalı tarafın memnun olduğu e -mail yazışmalardan anlaşıldığı, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, konu hakkında takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterine göre; davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve davacı tarafından icra ve dava konusu yapılan faturaların davacı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu icra takip tarihi itibariyle dava konusu fatura tutarından dolayı davalından 842,18 EUR ( 8.985,06.-TL -TL alacağı olduğu tespit edildiği, dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davalının; .... İcra Dairesinin 2022/... E. dosya numarası ile aleyhine yapılan icra takibi dolaysıyla, icra takip dosyasına yaptığı itirazın 1.246,51 EUR tutarının ispata muhtaç olduğu, değerlendirildiği, tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkememizin takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalının İcra Dairesinin yetkisine itirazı yönünden; İtirazın iptali davasının öncelikle görülme şartı; yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun yapılıp süresinde itiraz ile durmuş bir icra takibinin bulunmasıdır. İcra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildikten sonra itirazın iptali davası açılması halinde, mahkemece öncelikle (mahkemenin görev ve yetkisinden önce) icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı incelenmeli, icra müdürlüğü yetkisiz ise dava, dava şartı yokluğundan HMK 114/2.maddesi uyarınca usulden reddine karar vererek işten el çekmesi gerekir. İtirazın iptaline bakan mahkemenin icra dairesini yetkili daireye göndermek gibi bir karar vermesi mümkün değildir. 2004 sayılı İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla icra müdürlüğünün yetkisi bakımından HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereğince İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kabul edilmiştir.Sözleşmenin tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan,
HMK'nun 17.maddesi uyarınca sözleşmedeki bu yetki şartı geçerlidir. Buna göre icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, ancak yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının faturaya konu malı teslim ettiği veya hizmeti verdiğini kanıtlaması gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davacının rezervasyon sistemini davalının bilgisayarlarına kurduğu, sözleşmede belirtilen hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin tespit edildiği, davacının hizmeti verdiği davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesi gereği faiz alacağının hesaplandığı, buna göre davacının 642,18 Euro fatura alacağı (asıl alacak), 300,00 Euro cezai şart, 304,33 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.246,51 Euro alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
1.Davanın Kısmen Kabulü ile davalı şirketin .... İcra Dairesinin 2022/... sayılı takip dosyasındaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 642,18 Euro fatura alacağı (asıl alacak), 300,00 Euro cezai şart, 304,33 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.246,51 Euro üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa aylık % 5 faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,
2.1.246,51 Euro'nun takibin açılış tarihine göre (Merkez Bankasının efektif satış kuru olan 17,5614 TL) 21.890,46 TL'nin % 20'si olan 4.378,09 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar ve ilam harcı 1.495,33-TL nin peşin alınan 265,31-TL den düşümü ile kalan 1.230,02-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 445,21-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul edilen miktar oranlanarak 10,80 TL'nin davacıdan, 3.109,20 TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6.Davacı tarafından yapılan 5.050,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 5.032,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 76,04-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)