5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/8844 E. , 2012/11904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Suç tarihinde ... Ziraat Odası Başkan Yardımcısı olan sanığın, Bağ-Kur nezdindeki işlemlerinin tamamlanması bakımından oda kaydının devam ettiğine dair kendisinden belge isteyen şikayetçi ...'ten bu belgeyi verme karşılığında öncelikle kendisinin kullandığı cep telefonunun fatura borcu olan 130 TL'yi ödemesini istediği, ardından yanında o kadar para bulunmadığını söyleyen şikayetçiyle 100 TL ödenmesi karşılığında anlaştıkları, paranın mesai saati sonunda verilmesinin kararlaştırıldığı, oradan ayrılan ancak durumdan rahatsızlık duyan şikayetçinin Cumhuriyet Savcılığına müracaatıyla kolluk tarafından şikayetçiye seri numaraları alınmış 55 TL verilerek tertibat alındığı, şikayetçinin yanına gittiği sanığa yanında bu kadar para olduğunu, başka parasının bulunmadığını söylemesi üzerine sanığın kalanını ertesi gün getirmesi koşuluyla bu paranın 50 TL'sini şikayetçiden aldığı, 5 TL'sini ise yol parası diyerek şikayetçiye bıraktığı, şikayetçinin düzenlenen belgeyi de alarak dışarı çıktığı, bu esnada dışarıda konuşlanan kolluğun içeri girerek usulüne uygun olarak yaptıkları üst aramasında sanığın pantolonunun cebinden şikayetçiden aldığı seri numaraları tespit edilmiş 50 TL'nin ele geçirildiği biçiminde gerçekleşen eylemin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. madde ve fıkrası kapsamında "görevi kötüye kullanma” suçu niteliğinde olduğu, hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla TCK'nın 257/3. maddesinde yapılan değişiklik ve 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 252'nci maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında bu eylemin TCK’nın 252. maddesi kapsamında rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, buna göre her iki kanun hükümleri karşılaştırılarak TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.