3. Hukuk Dairesi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/906
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2020/125 Esas, 2022/155 Karar
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve yaralanmaya bağlı olarak da %37 malul kaldığını, müvekkilinin yolcu olduğunu, bu olayda bir kusuru bulunmadığını, kaza anında söz konusu aracın ... sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, fakat şu aşamada poliçenin sorumluluğunun ... sigorta şirketi tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat edildiğini, arabuluculuk için toplantı yapıldığını, ancak taleplerinin yerine getirilmediğini, maddi tazminatın şu an için belirsiz olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin yaralanması sebebiyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile tahsiline (sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak), ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirtilen tutar olan toplam 28.856,28 TL dava değerini ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartının olduğunu, davacı tarafın kaza nedeniyle müvekkili kuruma başvuru yapmadığını, başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu .. İhtisas Dairesi'nden Özürlü Sağlık Raporu alınması gerektiğini, maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, hesaplanacak tazminat üzerinden hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının avans faiz işletilmesi talebinin haksız olduğunu, yasal faiz talep edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davaya konu talebin hak düşürücü süresi dolduğundan davacının reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince, " ... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre tespiti yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davanın kabulü ile; 28.856,28 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " Davanın kabulü ile; 28.856,28 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren işletilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ticari faiz talep edildiğini, yasal faize hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile ilgili sosyal araştırma yapılarak gerçek gelir tespit edilerek karar verilmesi gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce müvekkili kuruma yapılmış geçerli bir başvuru bulunmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumun tespiti adına ATK'dan rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplamalarda PMF 1931 yönteminin kullanılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimine gidilmesinin hatalı olduğunu, SGK tarafından davacıya yapılmış bir ödeme olup olmadığının tespit edilmeden tazminat mahsup edilmesinin hatalı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, 19/09/2011 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek maddi tazminata hükmedilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini istediği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının 28.856,28 TL geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatı hesaplandığının bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından ve dava konusu kazaya karışan aracın trafik tescilde hususi araç olarak kayıtlı olması nedeniyle avans faizine hükmedilmemesinde, davadan önce davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü ispat edilmediğinden davadan itibaren faize hükmedilmesinde, davacının asgari ücret üzerinde bir ücret aldığı iddia edilip bu hususta delil sunularak ispat edilememiş olması nedeniyle gelirin asgari ücret düzeyinde kabul edilmesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına göre hükmedilen tüm miktara dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde, maluliyet raporunun Atatürk Üni. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınmasında, Yargıtay yerleşik kabulüne göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasında ve SGK tarafından davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığının bildirilmiş olmasına göre ve hatır taşıması ispat edilememiş bulunmasına göre mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2.Başvuru sırasında alınması gerekli 1.971,17-TL harçtan peşin alınan 485,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.485,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.