16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta tarafından Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş'nin ilgili bulunduğu işyerinin, davalı yanın ilgili bulunduğu atık su kanalının tıkanması sonucu geri tepen sular nedeni ile hasara uğradığını, müvekkili şirketin, eksper marifeti ile hasar tespiti yaptırdığını ve sigorta tazminatı ödediğini, ekspertiz raporuna göre, davalının ilgili bulunduğu atık su kanalının tıkanması sonucu işyerinin hasara uğramasına neden olduğunu, davalı kuruma ait tesislerin kullanıma uygun bulundurma bakım, onarımını yapma, üçüncü şahıslara zarar verilmemesi için her türlü önlemi alma konusunda sorumluluklarını yerine getirmediğini, ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını , davalı yanca itiraz edilmesi ile işbu davanın açılmasının hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulünü , takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tazminat davasının, zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren süresi içerisinde açılmadığını, huzurdaki davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, adli yargı / idari yargı yolu uyuşmazlığı söz konusu olduğundan tam yargı davası niteliği olan davalarda, yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğundan davanın reddi gerektiğini, ileri sürülen delillerin müvekkiline bilgi verilmeksizin tek taraflı olarak düzenlendiğini, davacı sigorta şirketinin hasar nedeni ile ödeme yaptığı sigortalısının beyanı ile tek taraflı rapor düzenlediğini, müvekkili idarenin olayda kusurlu olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin fiilleri arasında yukarıda açıklanan illiyet bağının kurulması da mümkün olmadığını, bina ve dairelerinde geri tepme klapesi bulunup bulunmadığı, herhangi bir su baskınında tahliye yapılabilmesi için sistem kurulup kurulmadığı, dava konusu yerin taban kotu ile su kotunun ve bina bağlantılarının usulüne uygun olup olmadığı, bina atık su bağlantısının doğru ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, olayda bahsi geçen su deposunun kimin sorumluluğunda olduğunun tespit edilerek, husumetin bu kişiye yönetilmesi gerektiğini, davacı tarafın kendisine rücu muhatabı yaratmak adına davasını haksız bir şekilde müvekkili idareye yönelttiğini, icra takibine konu hasar ödemesi ve bu meyanda kusur tespiti ile hasar rakamı yargılamayı gerektirdiğinden , davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın usule aykırılık itirazları, görevsizlik husumet yokluğu, zamanaşımı nedeni ile reddini, davacının davasının esastan ve tümü ile reddini, davacı taraf aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere %50 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini arz ve dava etmiştir. TAHKİKAT,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine faizler dahil toplam 3.290,23-TL alacağın faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalı şirketin sunduğu itiraz dilekçesi ile itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazı ileri sürülmüş ise de ; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) rücu isteminde zamanaşımını düzenleyen 73. maddesinin; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' düzenlemesinin geçerli olduğu görülmüştür. Anılı kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava dışı sigortalıya ödeme tarihinin 17.05.2021 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan işbu davanın açıldığı, kaldı ki davadan önce 2021 yılında başlatılan takiple zamanaşımının kesilerek yeniden işlemeye başladığı anlaşılmakla; davalı yanın yerinde görülmeyen zamanaşımı savunmasına itibar edilmeyerek yargılamaya devam edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Yukarıdaki belge ve bilgiler ışığında heyetimizce aşağıdaki görüş ve kanaatlere ulaşılmıştır.
1.Davaya konu su hasarının meydana gelmesinde; ... Caddesi No: ... adresinde bulunan dava konusu taşınmaza ait mülk sahiplerinin %50 oranında kusurlu bulunduğu, b-Taşınmaza ... Caddesinden bakıldığında, taşınmazın sol bitişiğinde kalan, 19 kapı numaralı "..." tabelalı BİNAYA AİT MÜLK SAHİPLERİNİN %50 oranında kusurlu bulunduğu,
2.Davalı ...'nin kusurunun bulunmadığı,
3.Meydana gelen hasar bedeli tutarı 3.165,20-TL'sinin; ... Caddesi No: ... adresinde bulunan dava konusu taşınmaza ait mülk sahiplerinin %50 kusuru nedeni ile 3.165,20-TL X 0,50=1.582,60-tl'sinden, b-Taşınmaza ... Caddesinden bakıldığında, taşınmazın sol bitişiğinde kalan, 19 kapı numaralı "..." tabelalı BİNAYA AİT MÜLK SAHİPLERİNİN %50 kusuru nedeniyle 3.165,20-TLx 0,50=1.582,60-TL'sından sorumlu bulundukları,
4.Davacının , poliçe teminatı kapsamında bulunan zararı sigortalısına ödediği,
5.Davalının zararın meydana gelişinde kusur ve sorumluluğu bulunmadığı ve davacının 1472.madde kapsamında zarardan sorumluluğu bulunmayan davalıya karşı rücuen tazminat talep ve dava hakkı bulunmayacağı, Kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça sigortalı olan dava dışı şirketin ilgili bulunduğu işyerinin, davalı yanın sorumlu bulunduğu atık su kanalının tıkanması sonucu geri tepen sular nedeni ile hasara uğradığı, davacı sigorta tarafında eksper marifeti ile hasar tespiti yaptırıldığı ve sigorta tazminatı ödediği iddia edilerek, davalıdan rücuen tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davanın ikame edildiği, dava konusu yerin, ... Müdürlüğünün 03.07.2023 tarihli müzekkere cevabında görüldüğü üzere iskanlı olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda mahallinde yapılan incelemede yağış olmayan inceleme gününde komşu binanın bodrum katında su birikintisinin olduğunun, kanalizasyon sisteminde taşma olmadığı halde 19 numaralı komşu binanın bodrum katında su birikintileri olduğunun, dava konusu taşınmaza bitişik bu binadan sızan sular nedeniyle davaya konu binanın bodrum izolasyonunun inşaat tekniğine uygun bir şekilde yapılmadığının anlaşıldığının, bu nedenle meydana gelen su hasarının oluşumunda dava konusu taşınmazın mülk sahiplerinin %50 oranında kusurlu bulunduğunun, komşu binanın bodrum kat zemininde su birikintileri bulunduğunun, ...’ye ait kanalizasyon hattında yükselen sular nedeniyle devamlı olmak suretiyle binanın içerisine kanalizasyon sularının sızdığının ve halen devam ettiğinin, 19 no.lu binanın parsel bacasına bağlantısında kanalizasyon sularının geri tepmemesi için tesisata geri tepme yani cek valf sisteminin konulması ve bu sistemin zaman zaman ilgili bina maliklerince bakım ve onarımının yapılması halinde suların geriye bodrum kata sızmasının mümkün olmayacağının ve dava konusu su hasarının oluşmayacağının, İdarece onaylanan projede atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirlerin ilgilisince alınması gerektiğinin zorunlu tutulmasına rağmen uygulamada dikkate alınmamasından kaynaklı zarar ve ziyandan yapı sahiplerinin sorumlu olduğunun belirlendiği, böylece olayda davaya konu taşınmaz ile komşu taşınmaz maliklerinin hasardan sorumlu olduğu, eksper raporunda ... kanalının tıkanarak pis su baskını meydana geldiği ve davalının kanal temizleme çalışması yaptığının belirtildiği, bu durumda ...'nin kusurlu olması halinde bilirkişilerce yapılan incelemede kanalların önceden temizlenmiş ve açılmış olması nedeniyle devam eden bir su birikintisinin bulunmaması gerektiği, oysa raporda sızıntının devam ettiğinin belirtildiği, davalı tarafça yapılan ve eksper raporunda geçen temizlik/kanal açılması işlemlerine rağmen söz konusu su sızıntısının devam ettiği , böylece davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, kanallarda bir tıkanıklık bulunmadığı, geri çekme ve valf sistemlerinin konularak bakımlarının ilgililerce yapılması gerektiği, anlaşılmakla davanın reddine dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
Şartları oluşmaya kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2.Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 3.165,20-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341.maddesi gereğince miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)