12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/1272 E. , 2023/5718 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu (Kapatılan) 75. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Anadolu (Kapatılan) 75. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/16825 Esas, 2019/5654 Karar sayılı kararı ile "...TCK'nın 123. maddesinde, "sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kanun hükmünde seçimlik ceza öngörülmemesine rağmen sanık hakkında doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/241 Esas, 2020/457 Karar sayılı kararı ile genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiği, yanlış HTS kaydı alındığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın daha önce ticari ilişkisi bulunması nedeniyle tanışıklığı bulunan ve suç tarihinden önceki eylemi nedeniyle aralarında husumet bulunan katılana mesaj, mektup ve resim göndermek suretiyle rahatsız etmesine konu eylemi nedeniyle sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyete karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu anlaşılmakla, bozma sonrası genel hükümlere göre yapılan yargılamada bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığın arama dökümlerinin getirtilmesini istediği gsm numarasına ait arama kayıtlarının dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/241 Esas, 2020/457 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.