6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin servis taşımacılığı işi ile uğraştığını, davalı ile yaptığı anlaşma neticesinde davalıya servis hizmeti sunduğunu, hizmetin karşılığı olarak 30/09/2021 tarihli ----no.lu 5.980,00 TL’lik fatura kestiğini, davalının işbu fatura bedelini ödememesi nedeniyle -----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. -----. İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 31/10/2022 tarihinde 5.980,00 TL asıl alacak 1.029,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.009,17 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 11/11/2022 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 16/11/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.İlgili Vergi Dairesinden tarafların BA-BS formları getirilerek dosyamız arasına alınmıştır.Taraf defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup ---- hazırlamış olduğu raporda özetle; davacının ikinci sınıf işletme defteri tutan mükellef olduğunu, ticari defter tutmadığını, davaya konu faturanın davacının işletme defterinde kayıtlı olmadığını, davalının defterlerini sunmadığını, faturanın alım olarak bildirilmediğini belirtmiştir.Dava, hukuki niteliği itibari-----.İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının takibe dayanak faturaya konu hizmeti davalıya verip vermediği, davalının faturadan kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığı bu noktada davalının----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dava konusu ettiği faturanın kayıtlarında olmadığı gibi davalı tarafça alım olarak bildirilmediği, davacının alacaklı olduğunu ispata ilişkin faturadan başkaca delil sunmadığı mevcut haliyle davasını ispatlayamadığı belirlenmiş olup mahkememizce davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı yemin deliline dayanmıştır.
Davalı şirket yetkilisi 13.02.2024 tarihli duruşmada; “şirket yetkilisi isem de benim oğlum şirketi idare etmekte idi, kendisi vefat etti, diğer oğlum şuanda şirketle ilgilenmektedir, ben borç olup olmadığını bilmiyorum, ---- isimli şahsı tanımıyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.HMK'nun 229/1 maddesi uyarınca yemin için davet edilen kimse tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz, yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Davacı yetkilisi yemin için tayin edilen duruşmaya iştirak etmekle birlikte yemin etmekten kaçınmış olmakla yemin konusu vakıayı ikrar etmiş sayılmıştır. Davacı davasını yemin delili ile ispatladı kabul edilmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile, ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun itirazının İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA,
2.Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcından 84,65 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 342,95 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.980,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 84,65 TL peşin harcı toplamı: 165,35 TL ile aşağıda dökümü yazılı 2.370,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8.Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu ---- (Sicil no:-----) Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.