Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/20
Karar No
K. 2024/293
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/20 Esas
KARAR NO: 2024/293
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/01/2024
KARAR TARİHİ: 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklı tarafından ...

11.İcra Dairesi ...sayılı icra dosyası dosya borçluları ..., ...Şti., ...Şirketi ve ...Şirketi aleyhine 13.03.2023 tarihli ödeme icra emri ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe girildiğini, borçluların müvekkili şirket nezdinde olan alacak ve malları üzerinde 01.09.2023 tarihinde ...

11.İcra Müdürlüğü tarafından haciz konulduğunu, buna ilişkin olarak, İcra Müdürlüğü tarafından Müvekkil Şirket'e usulsüz olarak tebliğ edilen 89/1, 89/2 haciz ihbarnamelerine müvekkili şirketin cevap vermemiş olduğundan bahisle 16.11.2023 tarihinde 89/3 hazırlanarak gönderildiğini, işbu tebligatın müvekkil şirket tarafından 23.11.2023 tarihinde tebliğ alındığını, dosyada vekil olarak kayıtları olması nedeniyle alacaklı vekilinin talebi üzerine ...

11.Müdürlüğü tarafından 89/3 Haciz ihbarnamesinin tekrardan tebliğe çıkarıldığını, işbu tebligatın taraflarınca13.12.2023 tarihinde tebliğ alındığını, ancak müvekkil şirketin dosya borçluların cari hesapları bulunmamakta olup borç alacak bakiye ilişkisinin mevcut olmadığını, mevcut borç olmadığından anılan dosya borçlularının müvekkil şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağının da bulunmadığını, icra takibinin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra dairesinin, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek, haciz tutanağı düzenlediğini ve bu haczi borçluların hak ve alacaklarının bulunabileceği üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi göndermek suretiyle bildirdiğini, müvekkili şirket ile dosya borçluları arasında hiçbir şekilde hak/alacak ilişkisi mevcut olmadığından müvekkil şirkete tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinin haksız olduğunu belirterek dava konusu icra takibine konu borç nedeniyle dosya borçlularının hak ve alacaklarına haciz tesis edildiğini ve bu kapsamda müvekkil şirkete 89/3 Haciz İhbarnamesi tebliğ edilmiş olduğundan işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğu belirterek davalıların müvekkil şirket nezdinde bir alacağı bulunmadığından yargılama süresi içerisinde icra takibinin durdurularak müvekkil şirketin İİK madde 89/4 uyarınca borcu ödemeye zorlanılmamasını, ...

11.İcra Dairesi ... Sayılı dosyasından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip kapsamında müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İ.İ.K.’nın 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

HMK 'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar ile 142. maddesinde düzenlenen zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın İ.İ.K.’nın 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, 6102 Sayılı TTK'nun 5/1. maddesinde “aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli” dir hükmünü havi olduğu, 6102. Sayılı TTK nun 4. Maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4.maddenin a,b,c,d, e,f bentlerinde sayılı davaların ticari dava olduğu belirtilmekle; 6102 sayılı TTK 4. maddesi ile emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı BAM Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadından anlaşıldığı üzere İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı ve görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davanın mahiyeti itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı bu bağlamda HMK 2. Maddesinin (2). bendine göre "Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmü uyarınca huzurdaki dava dosyasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu sonucuna ulaşılmakla iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen görev dava şartının sübut bulmadığı tespit edilmiştir.

HMK'nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus,

HMK'nun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1.Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/05/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog