2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/11349 E. , 2023/10001 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1.Sanığın, şikâyetçinin çağ ocağında masanın üzerine bırakmış olduğu bilgisayarını gündüz vakti çalması şeklinde gerçekleşen olayda, dosya içerisindeki Görgü Tespit Tutanağı’na göre 22.10.2014 günü saat 08.23'te elinde çanta ile ayrıldığı, çay ocağı denilen cami altındaki yerin yola açılan geniş bir bölüm olduğu, üstünün ve her iki yanının kapalı olduğunun tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında, bahse konu yer caminin altında iki tarafı kapalı iki tarafı yola açılan ve yola açılan kısımlarında kapı olmayan bir yer olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla; bilgisayarın çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususunda oluşan şüphenin giderilmesi bakımından, katılandan sorularak ve gerekirse olay yerinde keşif de yapılarak, bilgisayarın çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre bina eklentisi niteliğinde bir yer olduğunun tespiti hâlinde sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, aksi takdirde 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinden uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve eylemin aynı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğunun anlaşılması durumunda 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile yeniden düzenlenen uzlaşma hükümleri gereğince 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanık hakkında, adlî sicil kaydında yer alan Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/12 Esas, 2011/14 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde yazılı dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, aynı Kanun'un 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğundan bu kapsamda UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan ilâm ile ilgili Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ek kararı ile uzlaşmanın sağlandığından bahisle sanık hakkında düşme kararı verildiği, dolayısıyla bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı ve adlî sicil kaydındaki diğer ilâmların tekerrüre esas alınamayacağı görülmekle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca bozma sonrası kazanılmış hakkın gözetilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.