Esas No
E. 2020/6298
Karar No
K. 2023/5618
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2020/6298 E.  ,  2023/5618 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/269 E., 2015/433 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29/12/2015 tarihli ve 2015/269 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 16.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06/10/2020 tarihli ve 2016/91683 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık müdafiinin temyiz sebebi, Netice bakımından sorumluluğu ve kusuru bulunmamasına rağmen eksik inceleme sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz sebebi, Olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Olay günü saat 21.30 sıralarında sanığın yönetimindeki ... plakalı otomobil ile İçeri Çumra yönünden Konya yönüne seyrederken İçeri Çumra sanayi girişi önüne geldiğinde sağ şeritten kontrolsüzce gayri resmi olarak açılmış refüj aralığı yönüne manevra yapan kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki trafikte tescilli olmayan motosikletin sol yan kısmına çarpması sonucu motosiklette bulunan ... ve ...'in yola savruldukları,..." belirtilmiştir.

2.Sanık sürücü aşamalarda, kaza öncesi hızının 90-100 km olduğunu, Konya istikametine doğru gitmekte olan farları yanmayan ve herhangi bir uyarıcı işareti olmayan motosikletin sağ şerit üzerinde önünde ilerlediğini, motosikleti 50 metre uzaktan fark ettiğini ve sellektör atmak suretiyle uyardıktan sonra motosikleti sollamak amacıyla sol şeride doğru geçtiği esnada motosikletin aniden sola doğru gelerek önüne geçtiğini ve aracının sağ ön kısmı ile motosiklete çarptığını, olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Katılanlar, olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olduklarını ve katılma talebinde bulunduklarını beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir.

4.Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gece, kaza mahallinin meskun mahal içerisinde, bölünmüş devlet karayolu olduğu, havanın açık, zeminin kuru olduğu ve aydınlatmanın bulunmadığı, sanığın kullanımındaki otomobile ait çarpma noktası öncesinde 13.4 metre fren izi ve çarpma noktasından aracın durduğu noktaya kadar 76 metre lastik izi bulunduğu ile sanık sürücünün 2918 sayılı Kanun Karayolları Trafik Kanunu'nun(2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesinde düzenlenen "Araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.

5.Soruşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 08/04/2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b maddesinde düzenlenen "hız sınırlarını %30'dan fazla aşmak" kuralını ihlal ettiğinin tali kusurlu bulunduğu, sürücüsü tespit edilemeyen motosiklette, alkollü vaziyette bulunan ... ve ...'in en sağ şeritten sola dönüş yapmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiklerinden asli kusurlu bulundukları, görüş ve kanaati bildirilmiştir.

6.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 26/11/2015 tarihli heyet raporunda, "Kimliği belirsiz motosiklet sürücüsü, yönetimindeki minibüs ile seyri sırasında, arkadan gelen taşıt trafiğini kontrol etmeden sol şeride manevra yapmış olmakla doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış olup, yakın mesafeden sol şerit üzerinde seyir halinde bulunan otomobilin önünü kapatmakla, bu aracın minibüsün sol ön yan kısmına çarpmasına sebebiyet verdiği olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışı nedeniyle KTK.84-f gereğince asli kusurludur. Otomobil sürücüsü ..., 90-100 Km/h hız ile seyrettiğine dair beyanı ile yol kaplaması üzerinde tespit edilmiş olan aracına ait fren izi mesafesi dikkate alındığında, yönetimindeki araç ile seyri sırasında aracının hızını yerleşim yeri hız limitlerine göre ayarlamamış olmakla, sağ şeritten kontrolsüzce sola manevra yapan motosikletliyi gördüğünde, çarpmamak için fren tatbik edip sola manevra yapmasına rağmen mahal şartları üzerindeki hızı nedeniyle önleyemediği olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tali kusurludur." şeklindeki tespitlere yer verilerek sonuç kısmında sanık sürücününü tali kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.

7.Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2015 tarihli ölü muayene tutanağında, kişilerin ölüm nedeninin trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa travmasına bağlı gelişen beyin kanaması neticesinde meydana geldiği belirtilmiştir.

8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE

Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile, meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 50km/saat olduğu bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, aydınlatma bulunmayan devlet karayolunda sağ şeridi takiben gece vakti seyri esnasında aynı şerit üzerinde önünde gitmekte olan motosikleti sellektör atmak suretiyle uyarması akabinde sollamak amaçlı sol şeride doğru manevra yaptığı esnada motosikletin aniden sol tarafa hareket etmesiyle sanığın aracının sağ ön kısmı ile motosiklete çarpması sonucu sanığın tali kusuru ile motosiklet üzerinde seyir halinde bulunan ... ve ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği olayda,

Sanığın aşamalardaki beyanlarında kaza öncesi 90-100km hız ile seyrettiğini beyan ettiği, kaza tespit tutanağında sanığın kullanımındaki otomobile ait çarpma noktası öncesinde 13.4 metre fren izi ve çarpma noktasından aracın durduğu noktaya kadar 76 metre lastik izi bulunduğunun belirtildiği ve soruşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 08/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kaza öncesi hızının 117km olduğuna dair teknik anlamda hız tespiti yapıldığı anlaşılmakla, A-Sanık müdafiinin, eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,

Olay ve olgular başlığı altında açıklanan oluşa uygun düşen bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın kusur durumunun net olarak belirlendiği anlaşılmakla, hükümde kusur durumuna ilişkin hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmakla hakkında mahkumiyet hükmü kurulması dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B-Katılan vekilinin, olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,

Sanığın seyir halinde olduğu meskun mahal içerisindeki yolda hız limitinin 50km olduğu ancak olay ve olgular kısmında yer verilen 08/04/2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda yer verilen teknik hız tespiti doğrultusunda mahal şartlarının iki katından fazla bir hızla seyreden sanığın, kendi becerisi ile önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine güvenerek hızını azaltmaksızın seyrine devam etmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün A ve B numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Konya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29/12/2015 tarihli ve 2015/269 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog