Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/829
Karar No
K. 2024/147
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/829 Esas
KARAR NO: 2024/147
DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 26/08/2023
KARAR TARİHİ: 15/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkile maket üzerinden Esenyurt İlçesindeki .... isimli projesinden taşınmaz satışları gerçekleştirdiğini, 10 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen dava konusu proje halen inşaat halinde olduğunu, müvekkil bugüne kadar ne taşınmazını ne de parasını alamadığını, taşınmazını alamayacağını anlayan müvekkilin Tüketici Mahkemesinde ödediği paranın iadesi için dava açtığını, açılan bu davaların kazanıldığını fakat firmanın yine ödeme yapmadığını, bunun üzerine ilamlı icra takibi başlatılarak davalıya icra emirleri tebliğ olunduğunu, icra emrine rağmen borcun halen ödenmediğini, davalı-borçlu borcunu ödemek yerine mallarını muvazaalı devirlere konu ettiğini, bu şekilde mallarını kaçırdığını, proje üzerindeki ipotek ve hacizler incelendiğinde şirketin borca batık olduğu açıkça göründüğünü, davalı aleyhine ilamlı icra yapılmış olması, icra emrinin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi sebebi ile davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı yanca sunulacak delillere karşı ek delil ve karşı delil sunma hakları ile fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... delillerini tarafımıza tebliğ ettirmesi için kesin süre verilmesine, aksi halde delil sunmaktan vazgeçmiş sayılmasının kabul edilmesine, öncelikle müvekkili şirketin yalnızca 2021 yılı içinde 60 milyon Türk Lirası üzerinde .... projesi başta olmak üzere tüketicilere yani müvekkil şirketin müşterilerinden sözleşmeyi fesh eden kişilere ödeme yapmış ve yapmaya da devam etmekte olduğundan; Ekte sunulan; Kamuoyu Aydınlatma Platformu (KAP)’nda yapılan açıklama, Bağımsız Denetim Raporları Şirketin Ödemelerini Gösteren Tablolar ve Faaliyet Raporları, Gayrimenkul Değerleme Raporları, Ticaret Sicil Gazetesi, Projeler, Tapu Kayıtları ile birlikte Müvekkil şirketin defter ve kayıtlarında müvekkilin faaliyetlerine devam ettiğinin belirlenmesi ile müvekkilin aciz halinde olmadığının, malvarlığının borçlarından fazla bulunduğunun ve ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, her hâlükârda usule, yasaya ve açıkça hukuka aykırı şekilde açılan ve şartları oluşmamış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava ; İİK'nin 177.maddesine dayalı iflas istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;

İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak iflas koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nin 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kayıtlarının gönderildiği, sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, kapak hesabı, Tüketici Mahkemesi dosyası, davalının ödeme beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

İİK'nin 177.maddesinde; “Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. 1– Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3 – 308 inci maddedeki hal varsa; 4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılır. (Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; Davanın İİK. 177/4 maddesine göre ilama dayalı olarak doğrudan iflas talebi olduğu, davaya konu icra dosyaları yönünden borçlu davalı tarafından haricen ödeme yapılmış olup, taraflar arasında uzlaşma protokolü akdedildiği, uzlaşma protokolünün mahkememize ibraz edildiği ve ayrıca yargılama gideri taleplerinden davacıların feragat ettiklerine dair duruşmada beyanda bulunduğu bu nedenlerle davaya konu borcun davalı tarafça ödendiği dikkate alınarak davacıların iflas talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına aşağıdaki şekilde davanın konusuz kaldığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60- TL harçtan peşin alınan 269,80-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 157,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,

4.Davacı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Davacının yatırmış olduğu kullanılmayan gider avansı ile davacının 70.000,00-TL yatırmış olduğu iflas avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

İİK'nun 164. maddesi uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog