1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/545
- Karar No
- 2020/545
- Karar Tarihi
- 21.04.2022
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/545 Esas - 2022/415
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 15/09/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket .../Distribütör'ü (.... Ltd. Şti. ) kanalı ile taraflar arasında 01/02/2017 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmenin 2.maddesinde işletici işyerinde şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi ve distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında yapıları işbu sözleşmenin 12 maddesinde, davalı işyerinin açılmasına veya işletilmesine katkıda bulunmak ve işyerindeki ticari faaliyetlerini artırmak amacı ile müvekkili şirket bayi/distribütör kanalı ile sözleşmeye bağlı olarak davalıya 6.800,00-TL katkı payı ödenmesi konusunda anlaşıldığını, iş bu katkı payı, bayi/distribütör vasıtası ile müvekkili şirket tarafından davalıya ödendiğini, davalı katkı payı ödenmesi yapıldıktan sonra, davalı sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ticari ahlaka uygun olmayan bir davranış sergilediğini ve Mart 2018 tarihi itibari ile tamamen müvekkili şirketten mal/ürün almadığını, iş bu tutumu ile de sözleşmenin 2.maddesini ihlal ettiğini, sözleşmenin 20. Maddesinde, davalı-işletici sözleşme süresi içerisinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması veya işbu sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi veya ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenlerle faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması halinde, kendisine ödenen katkı payının tamamını kendisine verildiği tarihten itibaren merkez bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte itiraz etmeksizin nakden veya defaten müvekkili şirkete ödemeyi kabul eder ibaresinin yer aldığını, işbu hükme göre davalının ürün alımı yapmaması nedeni ile müvekkil şirketin davalıya ödemiş olduğu 6.800,00-TL katkı payını ve 20. maddede öngörülen 6.800,00TL cezai şartı isteme hakkının doğduğunu beyan ederek davanın kabulü ile toplam 13.600,00 TL nin davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak; cevap dilekçesi sunulmamış, davalı duruşmalardaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA ve GEREKÇE:
Mahkememizce, Mersin İstiklal Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazıldığı, 03/03/2021 tarihli ... sayılı yazı ile V.U.K. nun 177.Mad.
1.fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde alım satımlara ilişkin 2017, 2018 yılları değerleri ile ...'un 2017 ve 2018 yılları değerlere ait dökümün gönderildiği, ... ( ... ) vergi kimlik numarasında mükellef ... 20/05/2003-15/03/2019 tarihleri arasında gerçek usulde faal mükellef olduğu, 2017 ve 2018 vergilendirme dönemlerinde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, V.U.K.
177.maddesinde belirtilen sınırı aşmadığı, 2017 yılı dönem içi satın alınan emtia tutarı 42.360,56 TL, dönem içi elde edilen hasılat 13.967,39 TL olduğu, 2018 yılı dönem içi satın alınan emtia tutarı 54.890,43 TL, dönem içi elde edilen hasılat 7.635,61 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Dava dosyasına ilişik 2020/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 1.320,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. Dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. Dava, bayi sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Mahkememizce Mersin İstiklal Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevabında, davalı ...'un 20/05/2003-15/03/2019 tarihleri arasında gerçek usulde faal mükellef olduğu, 2017 ve 2018 vergilendirme dönemlerinde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, V.U.K.
177.maddesinde belirtilen sınırı aşmadığı, 2017 yılı dönem içi satın alınan emtia tutarı 42.360,56 TL, dönem içi elde edilen hasılat 13.967,39 TL olduğu, 2018 yılı dönem içi satın alınan emtia tutarı 54.890,43 TL, dönem içi elde edilen hasılat 7.635,61 TL olduğu belirtmiş, yazı eklerinin incelenmesinde davalının alım-satımlarına ilişkin nakdi limitleri dikkate alındığında, faaliyetinin tacir niteliğinde olmadığı ve esnaf kabul edilmesi gerektiği görülmüştür. Buna göre davalının faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/04/2022 Katip ... Hakim ...