6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/3486 E. , 2013/1824 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçunu yakınanın evine girmek suretiyle işleyen sanık hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Savcılığı tarafından konut dokunulmazlığını bozma suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, olay tarihinde güneşin 06.56 ’de doğduğu ve kolluk tutanaklarında olayın 05:20 sıralarında gerçekleştirildiği saptandığı halde 5237 sayılı Yasanın 143. maddesi ile uygulama yapılmaması ve sanığın yaşı küçük olması sebebi ile yargılaması ayrı yürütülen suç arkadaşı Mehmet ile evin içindeyken olay yerine gelen kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, sanığın savunmalarında Mehmet dışında bir kişinin daha olduğunu ve bu şahsın elinde siyah bir çantayla kaçtığını beyan ettiği, çalınanlardan televizyon ile uydu alıcısının sanık ve suç arkadaşının girdikleri pencerenin karşısındaki apartmanın duvarında bulunduğu, ancak evden alınan dizüstü bilgisayarın hiçbir aşamada ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında, eylemin tamamlandığı düşünülmeden 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesi ile indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın,
TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın,
TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.