6. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/29493
- Karar No
- 2013/4285
- Karar Tarihi
- 11.03.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Ceza Dairesi 2012/29493 E. , 2013/4285 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Şişli 11. Asliye Ceza Mahkemesi) HÜKÜMLÜ : ...
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2012 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde; Hükümlü ... hakkında kurulan Şişli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2004 gün ve 2003/829 Esas 2004/1018 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, anılan sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2005 tarihli yazısı ile, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’na göre lehe yasanın yeniden saptanması zorunluluğundan geri gönderildiği, haklarında hüküm kesinleşmiş olan ...'un tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın yakınanın otomobilinin sol ön kapı kilidini aletle zorlayarak açtığının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullandığına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d. fıkra ve bendi ile uygulama yapılması,
2.Suçu doğrudan birlikte işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 35. maddesinin uygulanması sırasında, farklı indirim oranları belirlenerek çelişki yaratılması,
3.Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.