6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/1946 E. , 2013/18713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.) Oluş ve dosya içeriğine göre, sanığın, yakınana ait eve kapısını zorlayıp açmak suretiyle girdiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun anahtarla ya da diğer bir aleti anahtar gibi kullanarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıt bulunmadığı ve eylemin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi,
3.) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1, 522 ve 59/2. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 62, 53; 116/1, 62, 53; 151/1, 62, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri uygulanması durumunda 5237 sayılı TCK'nın sanık yararına olduğu; uygulanmadığı takdirde lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4.) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.