6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2009/25420 E. , 2013/2504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça konu elektrik hattı direklerinin katılan şirketin deposundan çalındığı, direklerin eylem sırasında kamu yararına veya hizmetine tahsis edilmiş olmadıklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1. madde ve fıkrasının (b) bendi yerine, (a) bendi ile uygulama yapılması sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
İddianamede ve Cumhuriyet Savcısının sanık ve savunmanının hazır bulundukları 24.11.2006 tarihli son oturumda bildirdiği esas hakkındaki görüşünde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasını talep ettiği, aynı oturumda görüşü alınan bilirkişi suça konu direklerin bir tanesinin değerinin 110 ila 120 Türk Lirası arasında olduğunu söylediği, sanık ve savunmanının bu görüşe karşı “Takdir mahkemenindir, aleyhimize olan hususları kabul etmiyoruz” şeklinde beyanda bulundukları ve esas hakkında savunmalarını yaptıkları, savunmalarında beraat hükmü kurulmasını istediklerinin anlaşılması karşısında; bu kapsamda yapılan savunmanın, içerik olarak sanık lehine olan tüm hukuki müesseselerin mahkemece dikkate alınmasını içerdiği; ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 226/2. madde ve fıkrasında belirtilen durumun ilk defa duruşmada ortaya çıkmadığı, iddianamede sanık tarafından çalınan eşyanın adedi ve özelliklerinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirtilmiş olduğu da belirlendiğinden, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Tekerrür hükmü uygulanırken, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7-8. madde ve fıkralarının hükümde gösterilmemesi, yerinde tamamlanması olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
2.5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, cezası ertelenen sanıkların, kendilerinin alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından maddenin 1 ve 2. fıkralarının uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hak yoksunluğunun diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Erkan ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün tekerrür ile ilgili bölümünden “1 yıl” kelimelerinin çıkartılması ve hükümden “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm de çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, erteli hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına; anılan maddenin 3. fıkrası gereğince, cezası ertelendiği için kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise maddenin 1 ve 2. fıkralarının uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.