6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/27392 E. , 2013/19861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre; duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE,
1.Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle, dosyanın itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
2.Sanık ... hakkında suç eşyasının kabul edilmesi suçundan kurulan beraat hükmünün yapılan incelemesinde;
09.04.2008 tarihinde tefhim edilen hükme karşı yasal süresi içinde 15.04.2008 tarihinde sanık ...'ın isminin yer almadığı süre tutum dilekçesi verilmesine karşın, yasal süreden sonra 29.05.2008 tarihli dilekçede sanığın ismine yer veren katılan vekilinin sanık ... hakkındaki temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
3.Sanıklar ... ve ... haklarında hırsızlık ile sanık ... hakkında hırsızlık ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılmasına rağmen karar verilmediği anlaşılmakla, zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasını bildirmesinden sonra bilirkişi atanarak yeni deliller toplandığı halde Cumhuriyet Savcısının yeniden esas hakkında mütalaası sorulmadan karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından; bilirkişi raporunda suça konu paralarla alındığı anlaşılan araçların yakınan tarafından duruşmada belirtilen değerlerin esas alınmasıyla hesaplandığı, yakınanın suç nedeniyle oluşan anapara zararının giderildiği sadece faizin bir kısmının giderilmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki ( 1) ve (2) numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Cezaların bağımsızlığını koruduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde içtima hükümlerine yer verilmediği halde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanun'un 99. maddesine yanlış anlam verilerek sanık ... hakkında iki ayrı suçtan hükmedilen cezaların içtima ettirilmesi,
2.Kasten işlemiş olduğu hırsızlık suçu için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerlerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektir- mediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanık ... hakkındaki içtima hükmü, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına ve yargılama giderlerine ” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu hırsızlık suçu için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerlerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına ve yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.