6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/12928 E. , 2013/10375 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a maddesi yerine, yazım hatası sonucu 141/1-a olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş; 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın,
TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, ./. -2-
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın,
TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kasten yaralama ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
a)Kasten yaralama suçu açısından; Yakınanın olaydan hemen sonra kolluktaki anlatımı ile 25.02.2005 günlü oturumdaki ifadesinde; köpek havlaması üzerine park halindeki araçlarının kilitlerini tornavida ile üç kişinin kurcaladığını gördüğünü, birinin etrafa bakındığını, kendisini görünce etrafa bakınan kişinin kaçtığını, diğer ikisini yakalamaya yöneldiğini, arkasından diğer arkadaş ve komşularının çıktığını, birini yakaladıklarını, bu sırada sanığın arkadaşını kurtarmak için bıçak çektiğini, kendisini bıçaklamak için üzerine yürüdüğünü, diğerlerinin yardımıyla sanığı yakaladıklarını, ilk yakaladıklarının elinde tornavida olduğunu belirtmesi karşısında; sübutu halinde sanığın eyleminin dolaylı yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Kamu malına zarar verme suçu açısından; Sanığın, suç arkadaşları ile suça konu caminin muhkem nitelikteki ahşap kapısını kırıp duvarını delerek cami derneği ile caminin içine açılan kapının bulunduğu alandaki kulübe şeklindeki cami derneğinin demir kapısının camını da kırmak suretiyle içeri girip hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 153.maddesinde öngörülen ibadethanelere zarar verme suçunu oluşturduğu halde, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...