6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/5640 E. , 2013/19755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıklara mahkemece 02/10/2007 tarihli gerekçeli karar tebliğ edilip, haberdar olmadıkları savunmanın temyiz dilekçesi tebliğ edilmediğinden ve sanıklarca ibraz edilen temyiz dilekçelerinde de savunmanın temyizini kabul etmediklerine dair bir ibare bulunmadığından, sanıklar savunmanının temyiz isteği yönünden tebliğnamedeki red düşüncesi benimsenmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi, kurulan hükümde, sanıkların yakınanın daire kapısını zorladıkları gerekçesiyle cezalandırıldıklarının anlaşılması karşısında; uygulama maddesinin 765 sayılı Yasanın 493/1. maddesi yerine anılan yasanın 493/2. maddesi olarak gösterilmesi, maddi hata olarak kabul edilip, yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Tanık beyanlarına göre; eylemin ikiden fazla kişi tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığı halde, sanıklar hakkında TCK’nın 493/1-son maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık ...'ün adli sicil kaydında yazılı hırsızlık suçundan Kayseri 3.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 12.02.1999 gün ve 1998/107-278 sayılı mahkumiyet hükmüne konu cezasının 24.06.2002 tarihinde infaz edildiğinin anlaşılması karşısında; adı geçen sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 81/2. maddesi ile cezada arttırma yapılması ve anılan Yasanın 522. maddesinin son fıkrası gereğince, aynı cins suçtan mükerrir olduğundan, maddenin 1.fıkrasında öngörülen indirim hükümlerinden yararlanamayacağının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “sanıktan tahsiline” şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında “yargılama giderinin sanıklardan tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanıklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.