7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ işini yaptığını, davalı şirketin, müvekkilden bir takım mobilya ürünleri sipariş etmesi üzerine ise taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacının, kendisine düşen edimi eksiksiz yerine getirerek sipariş edilen ürünleri davalıya teslim ettiğini, ürünlerin bedellerini faturalandırarak davalı borçludan talep etmiş olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında -----sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlunun ise söz konusu icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmiş ve takip durdurulduğunu, davalı şirket kendisine tebliğ edilen faturaya herhangi bir itirazda bulunmayıp, borç miktarını kabul ettiğini, Zira TTK 21/2 maddesinin; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü uyarınca davalının fatura içeriğini kabul ettiği hususunun kanun hükmü ile sabit olduğunu, kaldı ki davalı şirketin, davacıya borçlu olduğunun yargılama sırasında da anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, ---- takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu asıl alacağın % 20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile geçmişe dayalı ürün imalatı işleri için anlaşmalarının bulunduğu, fakat son siparişler ve daha dilekçesinde bahsi geçen ürünlerin davalı şirkete teslim edilmediği ve davacı tarafından düzenlenen faturaların da davalı şirkete tebliğ edilmediği, ürün teslim edilmemesine rağmen fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmeden icra takibi açılması ve huzurdaki davanın ikame edilmesinin kötü niyetli olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği, davacı tarafça haksız icra takibine geçilmesi nedeniyle davacının asıl alacağın %20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası Uyap çıktıları, ----kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle fatura alacağına dayalı icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatınahükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen------dosyasının incelenemesinde; faturaya dayalı 16.000,00 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;
Uyuşmazlığın, ----- sayılı dosyası dayanak fatura nedeni ile davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafça faturaya dayanak ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle;
Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ---------- ihtilafın yaşandığı 2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterleri incelendiğinde; ikinci sınıf işletme defterine tabi mükellef konumunda olduğu, ikinci sınıf işletme defterlerinin noter açılış/kapanış onay zorunluluklarının bulunmadığı, incelemede tarafıma ibraz edilen GİB onaylı işlemde defterinin Gelir İdaresine “gelir, gider” bildirimlerinin süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, takip konusu KDV DAHİL 16.000,00 TL tutarlı faturanın raporun 4.a.1. bölümünde incelendiği şekilde “gelir” olarak bildirildiği, işletme defterlerinde açık/cari hesap takibi yapılamadığı, bu sebeple davalıya ilişkin borç/alacak hesap bakiyesinin izlenemediği görülmüştür. Davalı --------ticari defterlerin incelemeye hazır edilmesi hususunda yapılan tebligatın uyap posta sorgulama ekranından iade olduğu, davalı tarafın 16/02/2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, defter ve belgelerinin ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının ------- takip dosyasındaki 16.000,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı ---- defteri kayıtlarında takip dayanağı faturanın “Gelir” olarak kayıtlı olduğu, işletme defterlerinde açık/cari hesap takibi yapılamadığı, bu sebeple davalıya ilişkin borç/alacak hesap bakiyesinin izlenemediği görülmüştür. Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında davalı şirketin davacı ----- 2022 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 13.559,32 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu BA bildiriminin takip dayanağı KDV DAHİL 16.000,00 TL tutarlı faturadan ibaret olduğu görülmüştür. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının ---- takip tarihli 16.000,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar ile ; Mahkememizin 17/02/2024 tarihli duruşmasının 6. Maddesi uyarınca, tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için 16/02/2024 günü saat 10:40 'a inceleme günü verildiği,
Davacı vekilinin 26/02/2024 tarihli talep dilekçesi ile; davalı tarafa duruşma tutanağının tebliğ edilmediğini, inceleme günü olarak belirlenen 16/02/2024 tarihinde davalının defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, yargılamanın sürüncemede bırakılmaması ve usul ekonomisi gereği duruşma günü beklenilmeksizin 17/01/2024 tarihli duruşma tutanağının davalıya tebliğine, bilirkişi incelemesi için yeni gün verilmesini talep ettiği görülmekle, Davalının 2022-2023 yılı ticari kayıtlarının incelenmesi için gün tayin edilmiş, ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyada alınan ek raporda özetle; Sayın Mahkemenin 04/03/2024 tarihli ara kararında TTK 83 ve 85 md uyarınca ve aynı zamanda HMK 222.md uyarınca davalının 2022-2023 yılı ticari kayıtları üzerinde uyuşmazlık konusu hususlarında inceleme yapılarak Ek rapor düzenlenmesi hususunda tarafıma vermiş olduğu görev kapsamında yapılan inceme ve değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 3.a.1. bölümünde davalı ------ tarihinde yapılan incelemede tarafıma ibraz etmiş olduğu 2022 yılına ilişkin ilişkin ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; Yevmiye,
Defter-i Kebir, Envanter defterlerinin açılış/kapanış noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu görülmüştür. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacının------ sayılı takip dosyasındaki 16.000,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin kök raporda yapılan mali incelemede; davacı --- işletme defteri kayıtlarında takip dayanağı faturanın “Gelir” olarak kayıtlı olduğu, işletme defterlerinde açık/cari hesap takibi yapılamadığı, bu sebeple davalıya ilişkin borç/alacak hesap bakiyesinin izlenemediği görülmüş, İş bu ek raporun 3.b.1. bölümünde yapılan incelemede ise davalı ---- ilişkin incelenen ticari defter kayıtlarında, davacı ---- ait açık hesap kaydının bulunmadığı, takip konusu---- faturaya ilişkin herhangi bir fatura giriş ya da ödeme kaydına rastlanmamıştır. Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ve kök raporda detaylı olarak incelenen BA bildirim formlarında davalı şirketin davacı --- 2022 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 13.559,32 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu BA bildiriminin takip dayanağı KDV DAHİL 16.000,00 TL tutarlı faturadan ibaret olduğu görülmüştür. Faiz Talebi Yönünden; Davacı/alacaklının takip öncesi faiz talebine ilişkin itirazları işbu ek raporda tekrar irdelendiğinde; Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurmak istemesi halinde 12/05/2023 takip tarihine kadar 1.075,51 TL tutarında faiz hesaplandığı, ancak taleple bağlılık kuralı gereği 1.055,23 TL olarak dikkate alınabileceği, takip sonrası için de 3095 s.k 2/2 m. kapsamında yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. TOPLAM FAİZ (TL) 1.075,51Talep Talep 1.055,23 ,Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının---- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının davacıdan mobilya sipariş ettiği, sipariş edilen ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile davacı iddialarını inkarla faturaya konu malın kendilerine teslim edilmediği savunmasını yaptığı görülmüştür.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi raporunda; --- işletme defteri kayıtlarında takip dayanağı faturanın “Gelir” olarak kayıtlı olduğu, işletme defterlerinde açık/cari hesap takibi yapılamadığı, bu sebeple davalıya ilişkin borç/alacak hesap bakiyesinin izlenemediği görülmüş, İş bu ek raporun 3.b.1. bölümünde yapılan incelemede ise davalı ---- ilişkin incelenen ticari defter kayıtlarında, davacı ------- kaydının bulunmadığı, takip konusu---- ilişkin herhangi bir fatura giriş ya da ödeme kaydına rastlanmamıştır. Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ve kök raporda detaylı olarak incelenen BA bildirim formlarında davalı şirketin davacı ----adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 13.559,32 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu BA bildiriminin takip dayanağı KDV DAHİL 16.000,00 TL tutarlı faturadan ibaret olduğu görülmüştür..." Belirtmek gerekir ki her ne kadar davalı tarafın defterinde davaya konu fatura işlenmemiş ise de davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine davacı şirketten 2022 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV hariç 13.559,32 TL tutarında alım gerçekleştirdiğine ilişkin bildirimde bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı her ne kadar faturaya konu malın kendilerine teslim edilmediği savunmasını yapmış ise de davalının davaya konu faturayı vergi dairesine alım olarak bildirdiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere alım olarak vergi dairesine bildirmeyeceği gerekçeleri ile davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte, takipten önce temerrüde düşürülmediği, borcun vadeye bağlanmadığı dikkate alınarak davacının işlemiş faizi talep edemeyeceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile, davalının------ dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 16.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra takipte belirtilen cins/oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemi,
2.Asıl alacak olan 16.000 TL 'nin %20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.092,96 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 269,85TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 823,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.926,96 TL'sinin davalıdan tahsili, 193,03 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6.Davacı tarafça yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 698,00 TL tebligat gideri olmak üzere 4.198,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 3.938,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekili ve davalı şirket yetkilisinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 15/05/2024