Esas No
E. 2021/416
Karar No
K. 2024/478
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2021/416 K. 2024/478 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2021/416, K. 2024/478, T. 17.05.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2021/416
Karar No
2024/478
Karar Tarihi
17.05.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/416 Esas
KARAR NO: 2024/478
DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat
DAVA TARİHİ: 23/09/2009
BİRLEŞEN ----- SAYILI DOSYASI:
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 27/01/2010
KARAR TARİHİ: 17/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan iş bu dava ve birleşen davadaki Menfi Tespit ve İstirdat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREKÇE

Mahkememizin ---- sayılı dosyasında; ''Davalılardan -------- Ticari ilişki bulunduğunu; ----- tarihli sözleşme ile sözleşmede belirlenen malların 01/09/2009 tarihine kadar davalının temin ve teslimi taahhüt ettiğini; müvekkilinin ise bir kısmı kendisi tarafından keşide edilen bir kısmı ise müşteri çeki olan 8 adet ve toplamı 363.552,36 TL olan çeki davalı şirkete verdiği; davalı şirketin malları teslim edemediğini, bir süre şirket sahibi ----- müvekkilini oyaladığını, nihayet bir müddet sonra artık malları teslim edemeyeceğini, zira piyasadan mal temin edemediğini; çekleri ise davalı ----- kırdırdığını beyan ettiğini; çeklerin mal bedeli olarak verilmesi nedeniyle karşılıksız kaldıklarını; kendilerinin her an icra tehditi altında olduklarını,------- yönünden durumun '' alacağın temliki '' hükmünde bulunduğunu, bu nedenle bedelsizlik defini onlara karşıda ileriye sürebileceğini, ----- dosyasında çeklerin tahsili ve icraya konmaması için ihtiyati tedbir kararı aldıklarını; süresi içinde bu davayı açtıklarını belirterek ; dava konusu olan 8 adet çekten dolayı davalılara karşı borçlu olmadıklarının tesbitine, çeklerin hükümsüzlüğüne ve istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan----davaya cevap vermemiştir.Davalı ---- vekili, müvekkilinin ----yaptığını, davalı ------- sözleşmesi imzaladığını, çekleri bu şirketten aldıklarını, çekleri alırken çekin alacak nedeninin dayanağı olan mal alım satımına ilişkin sözleşme faturayıda alarak işlemi gerçekleştirdiklerini; bu yönüyle müvekkilinin --------- şirketlerinin kuruluş ve çalışma esaslarının belirlendiği mevzuata uygun olarak işlem yaptığını, çekleri ciro yoluyla kendisine veren davalı ------- alacağın konusuna dair mal ve hizmete ilişkin evrakın alındığını; alacağın kaynağını tespit eden ve genel ilişkiyi gösteren faturaya rağmen, çeki keşideciden dava şirketinden arandığını ve teyidin alındığını; müvekkilinin 3. Kişi konumunda olduğunu,

TTK 599 Madde gereğince davacının ilk cirantaya karşı sürebileceği defileri, iyi niyetli 3. Kişi konumunda bulunan müvekkiline ileriye süremeyeceği belirterek, müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Davalı ---------, yetki itirazında bulunarak müvekkilini ikametgahı mahkemesine yetkili olduğu; davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davada zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmadığını; kaldı ki müvekkilinin bir ------ firması olarak mevzuata uygun hareket ettiğini; davalı -------- ciro yoluyla aldığı çekle ilgili olarak; temlik alınan alacağı tespit eden faturalar ve bu faturaların karşılığı olan çekin temlik alındığını; temlik alınan alacağın faturaya veya mal/ hizmet satışından doğduğunu tevsik eden belgeye bağlanması koşuluna riayet ettiklerini bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi konumunda bulunduğunu; davacı ile davalı ---- arasındaki diğer ilişkilerinin müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Davalı ------ vekili, müvekkilinin 2 adet çekin davalı -----ciro yoluyla aldığını, haklı hamil konumunda olduklarını, mevzuata uygun olarak gerekli tüm faturaları görmek suretiyle çekleri edindiklerini; müvekkilinin iyi niyetli 3. Şahıs konumunda olduğunu, davacı tarafın ----- arasında olan defileri kendilerine karşı ileriye süremeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İş bu dava,

İİK 72. Madde gereği açılan, icra takibinden önceki menfi tespit davasıdır. Dava konusu olan 8 adet çekden;

Keşidecisinin-----geçmiş olup; davalı ---- çekten dolayı yöneltilmiştir.Keşidecesinin ------çek ise davalılardan ------adet çekten dolayı yöneltilmiştir. Söz konusu 8 adet çekin tamamı davacı şirket tarafından davalı ----sözleşme gereğince ve satın alınan mal karşılığında verildiği hususu ihtilafsızdır.

Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, davacı ve davalılar ile bu dosyada dava dışı, olup birleşen davada taraf bulunan ----- ticari defter ve kayıtları inceletilmiş, uzman bilirkişilerden bir rapor ve 2 adet ek rapor alınmış; tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. İncelenen ticari kayıtlardan, dosyaya sunulan --------- arasında ticari bir ilişkinin kurulduğu; davalı şirketin davacıya et mamulleri sattığı ve teslim ettiği taahhüt ettiği, teslimin sözleşmeden itibaren 1 ay içinde gerçekleşeceğinin düzenlendiği; davaya konu 8 adet çekin ise mal bedeli olarak sözleşme ile beraber davalıya verildiği; ancak davalı şirketin malları davacı tarafa teslim edemediği; çeklerin bu sebeple bedelsiz kaldığı kesin olarak tespit edilmiştir. Esasen bu konuda itirazda yoktur. Bu sebeple söz konusu 8 adet çekten dolayı davacının, davalı ---- borçlu olmadığı belirlenmiş olup davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davadaki asıl sorun, davacının söz konusu çeklerden dolayı akdi ilişkinin tarafı durumundaki davalı ------ borcunun bulunmaması halinde , söz konusu çeklerin ------- ilişkisi çerçevesinde ciro yoluyla devralmış olan davalı------şirketlerine karşı ''bedelsizlik'' definin ileriye süremeyeceği ve dolayısıyla ------- şirketlerine karşı menfi tespit talebinde bulunup bulunamayacağı hususunda toplanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki ------ şirketleri ile ilgili yapılan -------yılında yürürlüğe girmiş olup; ------ şirketlerine araştırma yükümlülüğünü azaltan yasanın 9/3. maddesi olayımızda uygulanamayacaktır. Zira ------ sözlemeleri biraz sonra açıklanacağı üzere 2009 tarihlidir, bu nedenle B.K Kanun'un 167/1 deki alacağın temliki hükümleri uygulanacaktır. Bu tür davalarda, bedelsizlik iddiasının ( veya borçlu şirkete karşı sürülebilecek şahsi defilerin ) ------- şirketlerine karşı ileriye sürülebilmesi için; ----------- şirketlerine kambiyo senetlerini ciro aldıkları şirketin, borçlu davalı olması; bir başka deyişle ------- şirketlerine aralarında ------- sözleşmesi yaptıkları şirketin borçlu şirket olması----- zorunludur. ------- sayılı hükmünde bu husus açıkça vurgulanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki ; davaya konu olan çeklerde ------- bedelli çeklerde keşideci dava dışı -----olup, çekler davacımız namına yazılmış, çekleri alan davacımız bu çekleri diğer çekler gibi ----vermiş ancak--- , söz konusu çekleri ---- şirketine vermemiş, dava dışı --- vermiş, ---- vermiş, ---- cirolayarak ---- vermiştir. Dolayısıyla, ----- arasında gerçekleşmiş olduğundan; davacımızın artık ------ ileriye süremeyecektir. Bunun tek istisnası, ------ yinede bu çekleri bedelsiz olduğunu bilerek ve kötü niyetli almış olmasıdır ki; bu hususta ispat edilememiştir. Bu nedenle söz konusu 2 çek için dava mahkememizce ---- yönünden ret edilmiştir. Ancak diğer 6 adet çekte, ------- sözleşmesi borçlu davalı ---davalı --- arasında gerçekleşmiş olup; ----- devredilen, her ikisi de ----- tarafından davacı şirkete verilmiş, davacı şirket tarafından -- şirketine ciro edilmiş,-----çekleri şirketinin sahibi olan ------- ciro etmiş; ---- alacak bildirim formu ile'---- etmiş ve vermiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere, -----sözleşmesi kurulmuş olup; ----borçlu davalının temsilcisi olduğundan akdi ilişkinin davalı ---- kurulmuş gibi sayılacağı; dolayısıyla davacının,---- sahip olduğu şahsi def'ileri ileri sürmesi mümkün görülmüştür. Davalı ---- devredilen , keşidecisini ------ bedelli çekle keşidecei ---- tarafından davacımıza ciro edilmiş, davacımız tarafından davalı ------- alacak bildirim formu'' ile bu ---- şirketine verilmiştir. Bu husus davalı ---- şirketinin kayıtları ile sabit olup, dolayısıyla ----- arasında ------- sözleşmesi kurulmuş bulunduğundan; davacının ---- şahsi dökümleri ileriye sürmesi mümkün görülmüştür. Davalı ------devredilen 5 çekten, yukarıda izah edilen ve davada reddedilen 2 çek dışında kalan keşidecesinin----- bedelli çeklerin davacımız şirket tarafından davalı----verildikten sonra; keşidecisinin davacımız olduğu her iki çek yönünden de davalı ----- kayıtlarında bir alacak bilgi formu görülmüyorsa da -----yazdığı ve kayıtlarda mevcut olan talimat kapsamına göre -----arasında bu iki çekin ----------- sözleşmesine konu olduğu anlaşıldığından; yine 59.663,36 TL çekinde --- tarafından ciro yoluyla ---- devredildiği sabit bulunduğundan; davalı borçlu -----arasında bir -------- sözleşmesinin kurulduğu dolayısıyla bu 3 çek yönünden davacımızın ----karşı olan şahsi def'ileri --- ileriye sürmesi mümkün görülmüştür. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede; 6361 sayılı yasanın 9/3 maddesinin, yasa yürürlüğe girmeden gerçekleşen bu olayda; söz konusu bu 6 çekten dolayı, ---- arasında ---- gerçekleşen davalı ------- şirketlerinin; o tarihteki mevzuat çerçevesinde bu çeklerin dayanağı olan faturaları, mal satım sözleşmelerini incelemesinin gerektiği; ----- tarihli ve 90 nolu ödünç para verme işleri haklarında ki KHK 'nin 3. Maddesinde --------temellük ederek....'' ifadesi ile teknik anlamda B.K.162 ve devamı maddeleri anlamında '' alacağın temliki'' işleminin kastedilmektedir. Dolayısıyla, bu hükme göre ------------- şirketlerini , ------ çerçevesinde müşterileri ile yaptıkları alacak değeri işlemlerinde B.K. 162 ve devamı maddeleri uygulanacak olup; ciro yoluyla çek veya bono devraldığı işlemlerde de B.K. 162 'den sonra gelen B.K. 167/1 değer olan '' şahsi def'ilerin, alacağı devralan yeni alacaklıya karşıda borçlu tarafından ileriye sürülebileceği ve buna dayanarak borcun yeni alacaklıya ( olayımızda factoring şirketine ) ödenmeyebileceği yönündeki kuralın davamızda uygulama alanı bulacağı;

TTK 559/1 de yer alan şahsi def'ileri çeki ciro yoluyla devralan hamillere karşı ileriye sürelemeyeceği kuralının ise UYGULANMAYACAĞI; yine ----------- Maddesinin 2 nolu fıkrasında --------- şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri tevsik edilmeyen alacakları satın alamazsa veya tahsilini üstlenemezler. Düzenlemesi karşısında ---------- şirketlerinin, alacağının temliki yoluyla aldıkları alacakları faturaya veya benzeri belgelerle tevsik ettirmeleri şart koşulmuştur. Bu sebeple dosyamızın davalıları olan---- şirketleri kendileri ile ilgili olan 6 çek yönünden, sadece ------- sözleşmesinin tarafı olan ---- tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturalarla yetinmeyip, davalı------teslim etmekle hükümlü olduğu için, davacımızın imzasını taşıyan ve mal aldığını tevsik eden irsaliyeli faturaları yada mal teslim tutanaklarını araması gerekeceği; bunların zaten bulunmadığı; bu nedenle davalı ---------- şirketlerinin 6 çekten kendilerinde olan çekler yönünden, ''BEDELSİZLİK'' def'ine muhatap olacakları ve çeklerinde bedelsiz olması nedeniyle bu çeklerden dolayı alacaklarının haklı olmadığı kanaatine varılmış; ---- açısından reddedilen 2 çek dışında kalan çekler yönünden davanın ------------- şirketleri yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İİK 72. Madde gereğince menfi tespit davaları esnasında, tahsil edilen çek olursa bu çekler yönünden dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinden; bunun için başkaca herhangi bir şey aranmasına gerek bulunmadığından; verilen menfi tespit hükmü çerçevesinde davalılardan -------- istirdatına karar verilmiş; ancak davacı vekili bildirimlerinde faiz istemediğinden ve faizin ayrı bir davaya konu olabileceğinden; tahsil edildiği tarihlerde itibaren faize hükmedilmemiş; İş bu kök davada; davalılardan -------; 8 çek yönünden de davanın kabulüne karar verildiği için yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hesaplanırken bu davalı bu bedellerin tamamından sorumlu tutulmuş; davalılar arasındaki ilişki ihtiyati dava ilişkisi olduğundan; her bir davalı ------- şirketi kendi yönünden davanın kabulüne karar verilen çek bedelleri kadar miktarla sınırlı olarak harç yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuş ve bu çerçevede asıl dava yönünden fikir oluşturulmuştur. Kök davada birleşen ----- sayılı dosyasında: davacı yukarıda döküm yapılan 4 adet çekte keşideci olan-----davada; çek bedellerinin, çeklerinin ödeme tarihlerinde bankada hazır olduğunu, kendisinin----arasındaki ticari ilişki sebebiyle bu çekleri ---- verdiğini; daha sonra ------- verdiğini, ancak malları alamadığını, onunda çekleri ------ şirketlerine kırdırdığını; bu nedenle çekler sebebiyle ------- şirketlerinin başvurması halinde dava sonuna kadar ödeme yapmaması konusunda kendilerinin uyarıldığını; fakat daha sonra çeklerin --------- şirketlerince icraya verildiğini kendilerini bu nedenle 112.634,04 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek; buna ----- mahkemeden aldığı ihtiyati tedbir kararının neden olduğunu, bu sebeple ------ tazmini gerektiğini belirterek 112.634,04 TL maddi tazminatla, icraya düşmesi ve çeklerin yazılması nedeniyle oluşan itibar kaygı sebebiyle de 10.000,00 TL manevi tazminat talep etmişse de ; dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, ---- tarafından çekler --------- şirketlerince takibe konulmadan evvel arandığı, olaydan haberdar olduğu; bu durumda alacaklının ------ yoksa ---------- şirketleri mi olduğu belli olmadığından bu hususu bildirmek suretiyle mahkemeden ''tevdi mahali'' kararı isteyebileceği, mahkememin göstereceği bankaya kendisinin keşide ettiği çek bedellerini faizli olarak depo edip kararı da ----- şirketlerine/ ilgili muhatap bankalara bildirmek suretiyle; kendisine karşı yapılacak tüm icra takiplerini engelleyebileceği, buna rağmen icra takibi yapılırsa da bir taleple iptal ettirebileceği değerlendirilmek suretiyle; kendi hatasından kaynaklanan bir hususta maddi ve manevi tazminat talebi yerinde görülmemiş, davanın reddine karar verilmiş.Birleşen ---- dosyasında ise :davacı ----- bedelli çekten dolayı borçlu olmadığını tespitini talep etmiştir. Ancak davacı bu çekin keşidecesi olup imza kendine aittir. Çeki ---- ticari ilişki içinde verip---- karşı bedelsizlik iddiası yoktur. Bu durumda '' kambiyo senetlerinde imzaların istiklali '' kuralı gereğince, çekten sorumludur. Bu sebeple, çekin lehtarı ile cirantaları arasındaki ilişkiden kaynaklı olarak menfi tespit talebinde yerinde görülmemiş, davanın reddine karar verilmiştir.Bu gerekçelerle ; İŞ BU DAVADA;

DAVANIN DAVALI----- YÖNÜNDEN KABULÜ İLE; DAVAYA KONU OLAN;------ bedelli çekten dolayı----- açtığı davanın KABULÜ ile, bu iki çekten dolayı kapital faktoringe borçlu olmadığının tespitine, Davacının dava konusu olan ---- bedelli çekten dolayı davalı ---- açtığı davanın kabulü ile bu çekten ötürü bu davalıya borçlu olmadığının tespitine,Davacının akın faktoringe karşı açtığı davanın -----bedelli çekler yönünden davasının kabulü ile, bu çekler için akın faktoringe borçlu olmadığının tespitine; akın faktoring aleyhine dava konusu edilen ------- bedelli çekler aleyhine açılan davanın ise REDDİNE,

BİRLEŞEN ---- sayılı dosyasındaki ve BİRLEŞEN ----- sayılı dosyasındaki davaların ise REDDİNE,

Dava esnasında tahsil edilen ve yukarıda ki menfi tespit hükmü içinde yer alan çeklerden dolayı; ------ tahsiline davacıya verilmesine, -------arafından tahsil edildiğinden) alınarak davacıya verilmesine, ------ bedelli çek nedeniyle olmak üzere toplam ---- şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine''KARAR VERİLMİŞTİR.İş bu karar asıl davada davalı ----vekili, birleşen davaların davacısı ---- vekili tarafından istinaf edilmiş, asıl ve birleşen ----- sayılı dosyasında davalı ---- istinaf etmiş-------- hükmünde; ''Asıl dava hukuki netiliği itibariyle,

İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit ve çek istirdadı; -----sayılı davası İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit; birleşen ---- sayılı davası alacak, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince verilen ve yukarıda özetlenen karara karşı, asıl davada davalı ----vekili, birleşen davaların davacısı ----vekili tarafından istinaf, asıl ve birleşen ----- davalı ---- vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada davacı çeklerin bedelsizliği iddiasıyla menfi tespit ve çeklerin istirdatı, yani çeklerin kendisine iadesi talebinde bulunmuştur. Asıl dava açılmadan önce davacı tarafından ------- dosyası üzerinden, davaya konu çeklerin icra takibine konulmasının engellenmesine ve başlayan takip varsa durdurulmasına karar verilmiş, asıl davanın açılması üzerine mahkemenin ----- tarihli tensip tutanağının 7. maddesi ile ihtiyati tedbirin devamına karar verilmiş olup, tedbirin kaldırıldığına dair bir karara dosyada rastlanmadığı gibi takip dosyasında alacaklı tarafından yapılan bir tahsilata dair belge bulunmamaktadır. Yine birleşen------müteferrik kararıyla davaya konu çek yönünden İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiği, bu tedbirin kaldırıldığına dair bir ara karara dosya içinde rastlanmadığı gibi icra dosyasında da tahsilat ve takip alacaklısına ödeme yapıldığına dair bir belgeye rastlanmamıştır.İİK'nın 72/6. maddesi uyarınca bir menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşebilmesi için Kanun'da açıkça düzenlediği gibi "Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir" hükmü karşısında, bir menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşebilmesi için, takip borçlusu tarafından takip alacaklısına ödeme yapılmış olması, yani takip dosyasındaki paranın takip alacaklısına ödenmiş olması gerekir. Oysa somut olayda takip borçluları tarafından takip alacaklısına ödeme yapıldığına dair bir makbuz veya icra dosyasından ödeme yapıldığına dair bir tahsilat makbuzu bulunmamaktadır. Bu hukuki açıklamalara göre somut olayda; asıl davada ve birleşen------ sayılı davasında ihtiyati tedbir kararları alınmış olmasına rağmen davaların hangi surette istirdat davasına dönüştüğü konusunda mahkemenin gerekçeli kararında açıklık bulunmadığı gibi karar bu yönden denetime elverişli değildir.

Birleşen ----- dosyasında ise; davacı ------- tarihli protokole göre alacak ve tazminat talebinde bulunmuştur. Bu dosyanın davacısı, ana davaya ve birleşen diğer davaya konu edilen 60.500 TL'lik çek bedelini davalıya ödemiş, davalı ise bu çekin ileride başka bir kişi tarafından takibe konu edilmesi halinde davacının yapacağı tüm ödemeleri ve zararları tazmin edeceğini kabul etmiştir. Bu davanın karara bağlanabilmesi için asıl davanın ve birleşen ------sayılı dosyasında verilen hükmün kesinleşmesi gerekir. Bu kesinleşmeden sonra davalının protokole göre sorumluluğu değerlendirilip, talebe konu her bir alacak kalemi değerlendirilmek ve ispat edilip edilmediği ortaya konulmak suretiyle, talebinde haklı ise davacının isteyebileceği alacak miktarının hesaplanıp buna göre hüküm kurulması gerekir.

İlk derece mahkemesi bu konudaki delileri ve protokolün taraflar arasındaki bağlayıcılığını hiç değerlendirmeden karar vermiştir. Kıymetli evrakı almadan ödeme yapan borçlu, iyi niyetli ve meşru kıymetli evrak hamiline karşı bu ödemeye dayanamaz ise de; somut olayda olduğu gibi, cirantalar arasında protokol kapsamında yapılan ödemelerle ilgili olarak sözleşme serbestisi kapsamında yapılan protokolün taraflar arasında bağlayıcı olduğu da dikkate alınıp sonuca gidilmesi gerekir.

İlk derece mahkemesi protokolü ve protokolün taraflar için doğurduğu sonuçları hiç tartışmadan hüküm vermiştir. İlk derce mahkemesince öncelikle, Birleşen----- dosya tefrik edilmeli ve sonrasında yukarıdaki açıklamalar ışığında sonuca gidilmelidir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen dosyalara ilişkin verdiği hüküm denetlenebilir nitelikte olmadığı gibi varılan sonucun dosya içeriği ile de uyumlu olmadığı, davanın çözümünde etkili delillerin yeterince değerlendirilmediğianlaşıldığından,

HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, esasa dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına'' KARAR VERİLMİŞ, Kaldırma kararından sonra dosya mahkememizin---- kaydedilmiş, Kaldırma kararı çerçevesinde önce birleşen ---- dosyası dosyamızdan tefrik edilmiş, mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmiş ve bu dosyadan verilip kesinleşecek kararın sonucunun beklenmesine başlanmış, Tefrik kararının verildiği bozmadan sonraki ilk duruşmada ---- vekillerine kök dosyada ve birleşen ----- dosyasında davanın İstirdat davasına nasıl dönüştüğüne dair ve tedbir kararlarına rağmen bir ödeme yapılmışsa nasıl ve ne zaman yapıldığı sorulmuş; taraf vekilleri yazılı beyanda bulunmak üzere süre talep etmişler; ----tarihinde verdiği dilekçesinde ---- dava konusu olan ----- bedelli çekin çek bedelinin haricen daha önce çekin lehtarı olan diğer davacı ------haricen ödediklerini, ancak davalılardan ----- anlaşmazlık nedeni ile alınan ihtiyati tedbir kararı kapsamında, müvekkili şirketin çek karşılığını bankada hazır etmiş olmasına rağmen verilen teklif kararı çek bedeli için, çeki son elinde bulunduran ------- başlatılan icra takibine uğradıklarını, hacizleri kaldırmak için takip borcu, harç ve masraflarıyla birlikte faiz miktarının tamamını teminat olarak icra dairesine yatırmak zorunda kaldıklarını bildirmiş, icra dosyasına teminat olarak yatırılan paranın müvekkili şirkete iadesini talep etmiş, ---- dilekçesinde:Keşidecisi ----- tarafından muhatap bankadan tahsil edilmiştir. Bu çek bakımından ---- keşide tarihinden itibaren ticari avans faizi ve %40 oranında kötü niyet tazminatı ile birlikte bu davalıdan istirdatını talep ediyoruz.Keşidecisi ----- Tarafından icra dosyasına bloke edilmiş ancak davamız ile birleşen -----verilen tedbir kararı sebebi ile alacaklıya ödenmemiş, bu çeke ilişkin ödeme halen icra dosyasında blokeli olarak beklemektedir. Dolayısı ile bu çek bakımında borçlu olmadığımızın tespitini ve blokede bekleyen paranın keşideciye iadesini talep ediyoruz.

Keşidecisi ----- Sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmiş ve davalı tarafından tahsil edilmiştir. Tarafımızca bu çek sebebi ile icra dairesine ----- yatırılmış olup bu miktarın davalıdan ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ve %40 oranında kötüniyet tazminatı ile birlikte istirdatını talep ediyoruz. Bu çek yönünden dava dilekçemizdeki değer 24.500,00 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen istirdat talebimiz icra dosyasının ferilerini de kapsadığından dava değeri 8.452,00 TL daha arttırılmış ve harcı da ikmal edilmiştir.

Keşidecisi -------- tarafından muhatap bankadan tahsil edilmiştir. Bu çek bakımından 59.668,36 TL'nin keşide tarihinden itibaren ticari avans faizi ve %40 oranında kötü niyet tazminatı ile birlikte bu davalıdan istirdatını talep ediyoruz.Keşidecisi ----------bedelli çekler ise tahsil edilmemiş olup bunlar bakımından davalılara borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep etmekteyiz'''Şeklinde taleplerinin nasıl istirdada dönüştüğünü açıklamıştır.----- Mahkemesinin kaldırma kararında mahkememizce hiç irdelenmemiş olduğu belirtilen ----tarihli Protokol; ----düzenlendiği,---- keşidecisi olduğu ve ana dosya ile birleşen ---- Mahkemesinin dosyasında dava konusu olan ----- taahhütte çekin 3.şahıslara karşı ödemekte kendisinin sorumlu olduğunu, bu çekten dolayı----- şekilde zarar görür ya da ödeme yapmak zorunda kalırsa bu zararı gidereceğini, ödemeyi de karşılayacağını bildirdiği belirlenmiş; mahkememizce aşağıda oluşturulan hükümde bu çek için ------ çek için bloke edilen para, her ne kadar ----- edilmişse de; bloke edilen bu bedelin davacımız ---- ödenmesine karar verilmiş, zira dosyamızla birleşen ----- davacımız olan --- tarihli protokole dayanarak , bu protokoldeki taahhüde rağmen çekin bedelini icra dairesine bloke etmek zorunda kaldığından dolayı maddi ve manevi tazminat davası açtığı; dosyamızdaki birleşen ------davada, bu çek yönünden yapılan takibe bloke edilen paranın kendisine ödenmesini talep etmek yerine ----- davayı açıp hem maddi hem manevi zararını talep etmekle artık tercihini bu yönde kullandığı kabul edilmiş; maddi ve manevi zararların bloke ettiği paradan daha yüksek olması nedeniyle bloke edilen miktarın çekin ve ---- verilmiş olduğu nazara alınarak, blokeli bedelin----- ödenmesine karar verilmiştir.Bunun dışında, mahkememizin -------- tarafından kaldırılan ve iş bu kararda da yukarıda '' '' içinde tekrarlanan kararındaki gerekçelerinin yeniden tekrarından kaçınılarak; davaya konu olan 8 adet çekten dolayı davacımız ---- borçlu olmadığı; zira çeklerin karşılığı olan etlerin teslim edilemediğinin ihtilafsız olduğu, Çeklerin bilahare ------ ciro yoluyla devredildiği; bu nedenle ----karşı bedelsizlik iddiasının ileriye sürülüp sürülemeyeceğinin önem arz ettiği; -------kredi sağlayan, bunu yaparken de, müşterilerinin 3.şahıslardan olan alacaklarını temlik alan kuruluşlar olduğu; bu alacakları temlik aldıklarından dolayı borçlunun, temlik eden alacaklıya ileriye sürebileceği her tür def'i ve itirazı temlik alan Faktoring Şirketlerine karşı da ileriye sürebileceği; bu çerçevede ------ doğrudan ciro yoluyla aldığı çeklerde bedelsizlik iddiasının ------ hüküm arz edeceği, davacımızın mahkememizce varılan ''çeklerin bedelsizliğine ilişkin'' sonuca karşı; Dava konusu olan ----nitelikteki çeklerden olduğu, müflis ---- tarafından ---- verildiği,Dava konusu olan ---- tarafından --- verildiği,

Nazara alınarak bu çeklerden dolayı davacının bu faktoring şirketlerine borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Ancak, -------şahıslara ciro edildikten sonra, bir başka deyişle davalı müflis------- Şirketleri arasına 3.şahıslar girmişse artık faktoring şirketlerinin müflis ------ olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından; davacı tarafça her ne kadar araya giren 3.şahıslar ile faktoring şirketleri arasında muavaza olduğu iddia ediliyorsa da bu hususta ispat edilemediğinden bu tür çekler yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiş olup, bu çekler ----- bedelli çeklerdir. Bu çekler yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.Bu dava esnasında tahsil edilen, menfi tespit hükmünde yer almakla birlikte istirdada dönüşen çekler yönünden ise; aynı gerekçeyle ------ itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ------- tahsiline davacıya verilmesine,----- sayılı dosyasına bloke edilen bedelin davacımıza verilmesine, Keşidecisinin ----- bedelli çek için icra dairesine yapılmak zorunda kalınan------ itibaren işleyecek ticari avans faizi ile---- tahsiline, davacıya verilmesine karar verilmiş; İstirdadına karar verilen çekler yönünden davalı ---- şirketinden de bu bedellerin müteselsilen tahsiline ilişkin fazlaya dair talebin, istirdada ancak tahsil edene karşı hükmedilebileceği sebebi ile reddine hükmedilmiş olup;Davacı her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talep ediyor ise de icra takiplerinin faktoring şirketleri tarafından başlatıldığı; -----arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle başlatılan icra takiplerinin kötü niyetli olduğu söylenemeyeceğinden mahkememizce kötü niyetli takip tazminatı talebine hükmedilmemiş,Birleşen ---- dosyasında da aynı gerekçelerle ve bu davaya konu ----- doğrudan ----- edildiği ve alacağın temliği hükümlerine tabi olduğundan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu çek için ----dosyasına bloke edilen bedelin davacımıza verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

İŞ BU DAVADA;

DAVANIN DAVALILARDAN------ YÖNÜNDEN KABULÜ İLE;

DAVAYA KONU OLAN;

-----bedelli Davacı ---- keşidecesi olduğu ------ borçlu olmadığının TESPİTİNE,

Davacının dava konusu olan------ açtığı davanın KABULÜ ile, bu iki çekten dolayı kapital faktoringe borçlu olmadığının tespitine, Davacının dava konusu olan ----- açtığı davanın kabulü ile bu çekten ötürü bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının ---- bedelli çekler yönünden davasının kabulü ile, bu çekler için ---- borçlu olmadığının tespitine; akın faktoring aleyhine dava konusu edilen -------- bedelli çekler yönünden açılan davanın ise REDDİNE,

Bu dava esnasında tahsil edilen, menfi tespit hükmünde yer almakla birlikte istirdada dönüşen çekler yönünden; ------ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte------ tahsiline davacıya verilmesine, ----- sayılı dosyasına bloke edilen bedelin davacımıza verilmesine, Keşidecisinin ---- olan ----- itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ---- tahsiline, davacıya verilmesine, İstirdadına karar verilen çekler yönünden davalı ---- de bu bedellerin müteselsilen tahsiline ilişkin fazlaya dair talebin, istirdada ancak tahsil edene karşı hükmedilebileceği sebebi ile reddine, Davacının kötü niyetli takip tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, Birleşen ------ sayılı dosyasına menfi tespit yönünden kabulü ile; Davacı----- borçlu olmadığının tespitine,

İş bu davada; menfi tespit yönünden çeklerin tamamı yönünden kurulan ------- hüküm sebebiyle 363.552,36 TL toplam çek bedeli üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 24.834,26 TL harçtan, peşin olarak davacı tarafından ödenen harcın mahsubu ile eksik 20.068,40 TL harcın; davadaki ihtiyari dava arkadaşlığı ve kabul/ret durumu nazara alınmak suretiyle; 20.068,40 TL'nin tamamından davalı müflis ------ şirketleri ile birlikte müteselsilen; 4.641,45 TL 'sinden sadece davalı -----sadece davalı ----- sadece davalı --- sorumlu tutularak tahsiline ve hazineye irat kaydına;

Birleşen ----- dosyasında peşin olarak alınan 898,45 TL karar harcının alınması gereken 4.132,75 TL harçtan mahsubu ile eksik 3.234,30 TL ilam harcının bu dosyanın davalısı olan müflis ---- müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,İş bu davada: Tamamı davacı tarafından karşılanan 4.782,00 TL başvuru harcının tamamı ile; kabul ve ret oranlarına göre 22 davetiye gideri 137.00 TL 'nin, yazışma gideri 28.00 TL'nin ve bilirkişi ücretleri olan 1.900,00 TL'nin kabul ve ret oranları gereğince 1.494,05 TLlik kısmının toplamı; 6.276,05 TL YARGILAMA GİDERİNİN davadaki ihtiyari dava arkadaşlığı ve kabul/ret durumu nazara alınmak suretiyle; 6.276,05 TL'nin tamamından davalı müflis------ şirketleri ile birlikte müteselsilen; 1.454,77 TL 'sinden sadece davalı ----- sadece davalı ---- sadece davalı ---- tutularak tahsiline, iş bu dosyanın davacısı --- verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının bu davacıya iadesine, Birleşen ------ dosyasında ise tamamı davacı tarafça karşılanan 915.60,00 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcıyla 3 tebligat gider 15,00 TL toplamı 915.75,00 TL yargılama giderinin u dosyanın davalıları Müflis------verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye kalacak gider avansının bu davacıya iadesine, Karar tarihindeki A.A.Ü.T. Gereğince; İş bu davada, 56.532,85 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan -----diğer faktoring şirketleri ile müteselsilen sorumlu olarak; davalı------ --- sorumlu tutulmak suretiyle tahsili ile davacı ----- verilmesine; iş bu davada reddedilen kısım yönünden ise 25.866,94 TL nispi vekalet ücretinin --- davacı -----alınarak davalı ----verilmesine, Birleşen -------- sayılı dosyasında ise, karar tarihi itibarıyle hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar Müflis------ alınarak davacı ---- verilmesine,

Dair karar, iş bu dosyanın ve birleşen --------dosyasında davacı vekillerinin ve davalılardan da ---- vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak ve oy birliğiyle verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 17/05/2024

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog